Annelerin Korkusu Antibiyotik

Ecz. Hafize Aslan kullanıcısının resmi

Basında ve televizyonda sağlıkla ilgili yazı ve programlarda insanlar bilinçli ilaç kullanımına yönlendirilmeye çalışılırken pek çok hata da yapılıyor.

 

Bu hatalardan en büyüğü ilaç konuşulurken orada bir eczacının bulunmaması oluyor. İlaç konusunda ülkemizde en uzun ve ağır eğitimi almış olan eczacıların, ilaçlar hakkındaki fikri alınmadan hastalara ilaç tavsiye edilebiliyor ya da ilaçlardan sakınmaları söylenebiliyor.

 

Televizyon programlarını seyreden insanların hepsi aynı eğitim düzeyine sahip değildir. Anlatılanları gerçekten istenildiği gibi anlayamadıkları için ilaç almaktan korkan bir kitle yaratılıyor.

 

Oysa bir eczacı o programlarda olabilseydi halkın düzeyine inerek; ilacı, yan etkilerini ve ne zaman kullanılıp ne zaman bırakılması gerektiğini anlatabilirdi.

 

Hasta eczaneye giriyor. Nefes alış şeklinden bile gerçekten hasta olduğu belli oluyor ama onu ne doktora gitmeye ikna edebiliyoruz ne de gereken ilacı almaya. Çünkü hasta doktorun kendisine antibiyotik yazacağını ve kendisinin de bunu almak istemediğini söylüyor ve boğaz pastili ya da öksürük şurubu almak istiyor.

 

Nefes darlığını ya da soğuk algınlığını geçirecek bir pastil ya da öksürük şurubu yoktur sayın hastalar.

 

Çünkü genellikle viral olarak başlayan grip ikincil bir bakteriyel enfeksiyona da dönüşebiliyor. Yani antibiyotiksiz tedavi olamayacağınız durumlar da olabiliyor.

 

Özellikle beni üzen olaylardan birisi de annelerimizin çocuklarına özen gösterdiklerini düşünerek aslında onlara zarar veriyor olmaları.

 

Düşünün bir kere, ilaçlar ve özellikle antibiyotikler hakkında, yine nereden edinmişse önyargılar edinmiş bir anne, bebeği son derece hasta olduğu halde hala basit ateş düşürücü ve öksürük giderici şurupları doktora götürmeden alıp içiriyor çocuğuna.

 

Böylece güya çocuğunu antibiyotikten koruduğunu sanıyor.

 

Kendisi hırıl hırıl nefes alsa, öksürse, vücudu ağrıdan kırılsa, acaba böylemi yapardı yoksa bir an önce derdine çare mi arardı. Tabiiki hemen ilaçlarını alırdı.

 

Çocukları hasta perişan, antibiyotik alması gerekliliği çok açık, ama annenin sözü şu oluyor; ’’Ay ben antibiyotik taraftarı değilim.’’

 

Neye göre kime göre hangi eğitimle bu fikri ediniyor bu anne ve çocuğuna bunu yapmaya hakkı var mı?

 

Bir kere şunu iyice anlayalım. Önemsenmeyen geçiştirilmeye çalışılan ya da ihmal edilen her hastalık ilerler ve daha ağır bir tedavi gerektirir.

 

Evet, gidip her vücut ağrısında antibiyotik alın demiyorum. Zaten doktora gitmeden antibiyotik alınması da sakıncalıdır. Ama antibiyotik gereken durumları da kendi kendinize geçiştirmeye çalışmanız, antibiyotiğe karşı değil sağlığınıza karşı yaptığınız bir savaştır unutmayın.

 

Sevgili anneler, size derdini anlatamayan çocuklarınızı tahminlerinizle iyileştirmeye çalışmayın. Öksürük şurupları sadece mukus tabakasını yumuşatır tedavi etmez. Boğaz pastilleri de öyle. Gargaralar antiseptiktir antibiyotik değildir. Ağrıyı ateşi baskılamak tedavi etmek demek değildir.

 

Ben antibiyotik kullanmam diye inat edip doktora gitmemezlik yapmayın. Çocuğunuz konuşabilseydi, ya da anlayabilseydi ona yaptığınızı, sağlığını önyargılarınızla tehlikeye attığınızı, size eminimki sitem ederdi.

 

Gerektiği durumlarda, gereken doğru antibiyotik yine gereken dozda kullanılmalıdır.

 

Hiçbir bitkisel madde ya da aktardan aldığınız çay antibiyotik değildir. Doğala dönüşü abartmayalım lütfen.

 

Eczaneye gelip boğazınızın yandığını, yutkunma zorluğunuzu, öksürüğünüzü söyleyip öksürük şurubu ve pastil alıp gidiyorsunuz. Üç beş gün sonra ağır hasta nefes alamaz vaziyette elinizde en ağır antibiyotikli reçeteyle dönüyorsunuz. Oysa o hafif boğaz yanmanızı geçiştirmeseydiniz belki daha basit ilaçlarla geçecekti enfeksiyonunuz.

 

Kısacası oradan buradan duyduğunuz, okuyup dinleyip yanlış ya da yetersiz anladığınız bilgilerle hareket etmek yerine doktorunuza ve eczacınıza başvurunuz.

 

Gerekiyorsa da doktorunuzun verdiği antibiyotiği inat etmeden kullanınız.

 

Sağlık danışmanlarınız varken, önyargılarınızla ne siz ne de çevreniz sağlığından olsun.