Eşdeğer İlaç Korkusu
Eczanemi açtığım günden bu güne kadar en çok karşılaştığım sorunlardan birisi hastaların eşdeğer ilaca karşı gösterdikleri dirençtir.
Pek çok nöbetimde olduğu gibi yine bir Pazar nöbetinde gecenin 3.00 ünde hasta bebeğin babası eczaneye telaşla girdi ve bana reçetesini uzattı. Reçetede bir antibiyotik ve bir ateş düşürücü şurup vardı. Ateş düşürücü şurup pek çoğunuzun bilebileceği parasetamol içerikli ve en az 10 firma tarafından üretilen bir çocuk şurubuydu.
Yani hepsi aynı etken maddeyi aynı miktarda içeren ve Sağlık Bakanlığı’nın da eşdeğer kabul edip izin verdiği bir sürü isim altında üretilmiş şuruplar bunlar. Aralarından hangisinin verileceğinin önemi yok.
Gecenin 3.00 ü. Yoğun bir nöbetten sonra reçetede yazılan marka değil de bir diğeri, eşdeğeri elimizde kalmış. Ama tabii her zamanki tablo yine gerçekleşti. Baba hemen elini telefona attı ve anneyi aradı. İlaçlar ve eşdeğerlik konusunda önyargılı bir anne vardı telefonun diğer ucunda. Kendisi Sağlık Bakanlığı’na ve eczacılara güvenmiyordu.
Sonra yine alıştığımız tablo tekrarladı ve baba bu kez de doktoru aradı.
Çok ilginçtir ki doktorda ilacın değişmemesi konusunda ısrar etti. Parasetamol içerikli basit bir ateş düşürücü ilaç için baba bir diğer nöbetçi eczaneyi aramak üzere tekrar yola çıktı.
Bu ilaç kanser, kalp, tansiyon, şeker, vs. ilacı bile değilki bir tatmin duygusu ya da plasebo etkisi ya da denenmişlik olsun. Bu sadece basit bir ateş düşürücü şuruptur. En az on tane isim altında üretilen bir şurup için zavallı baba oradan oraya koşturacaktı.
Çünkü anne eşdeğer konusunda eczacıya güvenmiyordu. Doktor parasetamol şuruplar arasındaki eşdeğerliği hangi kıstaslara göre belirlemişti bilemiyoruz!!
Sayın okurlarım.. Lütfen artık eşdeğer ilaç konusunda bilinçlenelim. Sağlık Bakanlığı bir ilacı eşdeğer kabul edebilmek için çok yönlü inceliyor.
Öncelikle ilaç konusunda en uzun eğitimi görmüş olan, ilaçlara yıllarını veren eczacılarınıza ilaçlarınızı danışınız, güveniniz. Sizlerle biz bir aile gibiyiz ve ailemize zarar gelecek bir şeyi nasıl kullandırmazsak size de vermeyiz. Bizler de sağlık çalışanlarıyız.
Herkesin sağlığı için hep birlikte el ele nice güzel günlerimiz olsun..

























eşdeğer-benzer- yada emsal ilaçlar
hafize hanımın yadıklarını okudum ama eksik, yada eczacıların vatandaşa karşı ön yargısıvar.
vatandaşı o duruma getiren de siz tıp okuyanlar, Dr. Ecz. gibi
bende zaman zaman yaşıyorum aynı sorunu, reçetemde yazılan ecz. olsa bile öncelikle benzeri verilmek isteniyor. özellikle aynı ilaç dersem " ama beyendi içerik, etken madde....... " diye başlayıp ikna etmeye yönelik ifade. hayır denirse o zaman reçetede yazan veriliyor.
Bence, benzer ilacı ecz. dayatması degilde hastanın kendisi istemeli. Eczacı reçetedeki ilaç yok sa kendisinde olmadığını söylemeli. müşteri kaçmasın mantığıyla bilgi bile verilmeden torbaya bener ilaçlar doldurulmamalı.
kolay gelsin.
Emin KÜÇÜK (Kamu Çalışanıyım)
eşdeğer ilaç kavramı
Emin bey öncelikle şunu belirtmeliyim ki sağlık sektöründe üretim ve diğer aşamalarda ikinci kalite veya benzer diye bir kavram yoktur.Sizin benzer diye bahsettiğiniz A ve B ilacını ele alalım.Örneğin A ilacı yeni ruhsatlandırılan ve alanında yeni patentli bir ilaç olsun.Bu ilaç lisansör firmanın patentiyle firmanın ilaç tasarlanması sırasında yapmış olduğu harcamaları karşılamak amacıyla belli bir süre pazarda alanında tek satışa sunulur.Bu süre sonunda diğer firmalar B ilacını yoğun klinik araştırmalar ve deneysel süreçlerle hazırlayarak eşdeğer (ki bu aynı etken maddeyi aynı veya eşdeğer yardımcı maddelerle aynı miktarda bulunduran üretim şartları birebir olan demektir.) ilacı piyasaya sunma hakkına sahip olurlar.Özetle sizin benzer diye ifade ettiğiniz ilaçlardaki tek fark TİCARİ İSİM VE FARKLI AMBALAJ TASARIMINA SAHİP AYNI ÜRÜNLERDİR.
ECZ.SERDAR AKÇA
EŞDEĞER İLAÇ
Sayın Eczacımız,
Eşdeğer ilaç konusunda kesinlikle haklısınız,birbirlerinden farkı yok, ancak sizde takdir edersiniz ki ilaç sektöründen evine ekmek götüren bir çok mümessil var. Reçeteye kendi markanızı yazdırmak hiçte kolay değil bu yüzden recetesi gelen ürünü verebilmek hem hastalarla olan ilişkinizde sıkıntı yaratmayacak hem de emek veren kişi alın terinin karşılığını almış olacak.Düşüncelerinize saygılarımla...
Yeni cevap gönder