Kolesterol İlaçlarının Faydaları Abartılıyor Mu?

Araştırmalar gösteriyor ki; yüksek risk altındaki kalp hastaları dışında statinlerin diğer hastalar üzerindeki faydaları abartılıyor!

Türkiye’de ve Amerika’da günlerdir tartışılan bu konu aslında tüm dünya sağlığını ilgilendirmekte. Dünya üzerinde birçok hasta kolesterol düşürücü etki gösterdiği iddia edilen statinleri kullanmakta. Oysa yapılan çalışmalar statin grubu ilaçların, bu ilacı kullanan kişilerin çok az bir kısmında fayda sağladığını göstermekte. Yapılan araştırmalar, canlı örnekler ve ortaya çıkan tablo oldukça çarpıcı. Özellikte orta yaş ve üzeri Türk halkı tarafından oldukça fazla kullanılan statinlere ait bu çalışmadan tüm halkımızı bilimsel veriler ile derlediğimiz makalemiz ile bilgilendirmek istedik.

Statinlerden Kazanılan Büyük Paralar

Dünya’nın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de her yıl milyonlarca kişiye statin grubu ilaçlar reçete edilmekte. Bu ilaçlarla 2010 yılında yaklaşık 400 milyon dolarlık bir satış sağlandığı tahmin ediliyor. Bu paranın büyük bölümü ise en çok kullanılan statin olan Lipitor’un üreticisine gitti.

Statinler Herkese İyi Geliyor mu?

Bu konuyu BusinessWeek’te yer alan, ABD’deki gerçek bir kişi ve hikaye ile özetleyelim. Sıradan bir kişi olan Martin’in kolesterol seviyesi sürekli yükselmekteydi. Göğüs ağrısı çektiği için doktoru, kolesterolü düşürücü bir madde olan statin içeren bir ilaç yazdı.

Statinler Martin için çalışması gerektiği gibi çalıştı ve kolesterol seviyesini %20 oranında düşürdü. Martin de buna dayanarak daha uzun bir hayat yaşayacağını düşündü. Oysaki olay burada karışıyor. Martin’in doktoru James M. Wright sıradan bir aile hekimi değildi. O aynı zamanda British Colombia Üniversitesi’nde profesör ve ilaçlarla alakalı çalışmalar yürüten bir araştırmacıydı. Martin statinlere başladığında doktoru da tam bu ilaçlar üzerinde çalışıyordu ve buldukları hiç iç açıcı değildi.

Dr. Wright yaptığı çalışmalarda ilacın erken ölümlere sebebiyet veren kalp hastalıklarında hayat kurtarıcı olabildiğini gördü. Ama kalp hastası olmayan hastalarının çoğunluğuna baktığında aslında kötü kolesterol denilen kolesterol türüne bir etkisi yoktu. Kolesterolleri ne kadar düşse de kadınlarda hiçbir yaşta, erkeklerde ise 65 yaşın üstündeki hastalarda herhangi bir yararı olmadığını fark etti. Bununla birlikte bazı klinik deneylerde, statin alan orta yaştaki erkeklerde kalp krizi oranının az miktarda düştüğünü gördü. Ama bu erkeklerde bile kötü kolesterol seviyelerinde büyük düşüşler olmasına rağmen gerek hastanede yatış gerektiren hastalıklarda gerekse ölüm oranlarında bir düşüş olmadı. Wright bu konuyu “ Çoğu insan kendine hiçbir yararı olmayan, hatta zararı olan ilaçları bilinçsizce kullanıyor” şeklinde özetliyor.

1 Kişinin Fayda Görebilmesi İçin 99 Kişi Boşuna İlaç Kullanıyor

ABD’de yayınlanan bir reklama göre Lipitor adlı ürünleri kalp krizi riskini %36 oranında düşürmektedir. Fakat altta çok daha küçük puntolarla yazılmış açıklamayı okuduğunuzda ürünün denekleriyle alakalı ayrıntıyı görebiliyorsunuz. Açıklamaya göre deney şu şekilde gerçekleşmiş:

Hastaların bir kısmına Lipitor, diğer kısmına şeker haplarından (plasebo haplardan) verildi. Şeker hapı kullananların %3’ü, Lipitor kullananlarınsa sadece %2’si kalp krizi geçirdi. Bunun sonucu olarak firma, Lipitor’un işe yarayan bir ilaç olduğunu belirtmeye çalışıyor. Fakat işi matematiğe dökersek, bu deneyde 3 yıl 4 ay içinde her 100 kişiden Lipitor kullanan 2 kişi, şeker hapı alan 3 kişi kalp krizi geçirmiş oluyor. Sizce aradaki farkın kredisi ilaca mı verilmelidir? Kalp krizi riski azalan 1 kişi kenara ayrıldığında geri kalan 99 kişi 3 yılı aşkın bir süre ilacı kullanmakta, üstelik ölçülebilir bir fayda elde etmemelerine rağmen.

Şimdi bunu bir başka ilaç olan antibiyotik terapisi ile karşılaştıralım. Ülsere neden olan H. Pylori bakterisini yok etmek için kullanılan antibiyotik terapisinin başarı oranı 1.1. Yani bu ilaç 11 kişiye verildiğinde 10’u iyileşiyor. Oysaki yukarıdaki örnekte bahsedilen statinler için bu oran 100. Yani ilacı kullanan 100 hastadan 1’inde beklenen sonuç elde ediliyor.

Eğer yeni klinik çalışmalar yapılır ve sunulursa onların da sonuçlarını yayınlayacağız.

Doktorlar, Hastalarına İlaçların Başarı Oranlarından Dürüstçe Bahsediyor mu?

Başarı oranının yüksek olması çoğu hastanın kullandığı ilaçtan beklediği bir tepkidir. Oysaki Wright gibi doktorlar kalp hastalığı olmayan kişilerin yıllarca statin kullanmaları halinde sadece her 100 kişiden 1’inde fayda sağladığını anlatırsalar; hastaların bir çoğu bu öyküde geçen Martin gibi ilacı almaktan vazgeçebilir.

Statin Grubu İlaç Almak Büyük Sorumluluk

Firmalar yapılan deneyde 100 kişiden sadece 1 kişi üzerinde işe yaradığının iddia edilmesi üzerine, ilacın deneydeki insanların tamamının kalp krizi riskini önleme olasılığının olduğunu öne sürse de Güneybatı Teksas Üniversitesi doktoru Scott Grundy’e göre bu hapları almak büyük bir sorumluluk. Çünkü statinler genellikle hayat boyu kullanılan ilaçlardır. Hastalar; doktorları tarafından aksi belirtilmedikçe, statin alımını hayatları boyunca sürdürürler. Grundy’e göre bu ilaçları 30 yıl ve üstünde kullanan her 100 kişiden 9-15’i ilaç almayanlara göre daha az kalp krizi geçirmekte. Yani bu da demek oluyor ki yaklaşık olarak ilaç alan her 10 kişiden yaklaşık 1’inde ilaç etkili oluyor.

İlaç Firmalarının İddialara Cevapları

Yazılı cevaplarında ‘’İlaçların kalp hastaları dışındaki kişilerde ölüm veya ciddi hastalıkları azaltmadığı’’ iddiasına cevap vermediler. Bunun yerine cevaplarında statinlerin ‘’koroner damar kökenli ölüm riskini azalttığını’’ tekrarladı ve Wright’ın analizinin, dikkate değer herhangi bir bilim dergisinde yayınlanmadığını söylediler.

İlacın Zararsız ve Ucuz Olması Yeterli mi?

Eğer bir ilacın zararsız ve ucuz olduğunu kesinlikle bilebilsek, bu ilacın kullanımının hızlıca yayılması an meselesi olur – başarı oranı düşük olsa bile. Ama statin kullanıcılarının %10 ila %15’i ilacın yan etkilerine – kas ağrısı; düşünme, öğrenme, hafıza ile ilişkili zihinsel aktivitelerde bozulma; cinsel fonksiyon bozukluğu gibi - maruz kaldığını bildirdi. Statinlerin bu kadar yaygın kullanılmasıyla, harcanan gider de yıllık milyarlarca dolara malolmakta – çünkü ilaç fiyatlarıyla beraber kolesterol testleri, diğer testler ve doktor ziyaretlerine harcanan para da giderlere dâhil.

Eğer Statinler Kolesterol Düşürmüyorsa Kalp Hastası Olan Hastalarda Nasıl İşe Yarıyor?

Cambridge Kalp Hastalıkları Hastanesi’nden Dr. James Liao, bu sorunun cevabını 10 yıldan fazla zamandır araştırıyor. Vardığı sonuç şu: Statinlerin farklı biyolojik etkileri de var.

Liao bazı biyokimyasal olaylar üzerindeki çalışmaları sonucunda statinlerin Rho-kinaz adlı bir enzimin miktarını azalttığını görmüştür - bu enzimin azalması damar yolu deformasyonlarını azaltır. Liao, farelerde Rho-kinaz adlı enzimin tamamını yok ettiğinde ise farelerin kalp krizi geçirmediklerini görüyor. Statinlerin asıl yararının kolesterolü düşürmek değil damar yolu deformasyonlarını engellemek olduğunu savunuyor.

Bu çalışmalar statinlerin; kalp rahatsızlıkları olan hastalarda, sadece yüksek kolesterol seviyeleri olan hastalara göre neden daha etkili olduğunu açıklamış oluyor . Sigara içen ya da tansiyonu yüksek insanlarda Rho-kinaz enziminin seviyesi yükseliyor ve statinler bu seviyeyi normale indirgiyor.

Son Durum

Her ne kadar yapılan yeni analizler LDL kolesterolü düşürücü ilaç üreten firmaları kızdıracak olsa da, statinlerin daha etkili kullanılabileceği bir noktaya dikkat çekiyor. İlginçtir ki, iki taraf da bu konuda hemfikir. Kalp hastalıkları için ilk adım sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitedir. Bunu yaptığınızda risk büyük ölçüde düşecektir ve aldığınız ilaç sayısı çok daha az olacaktır diyor Oakland Araştıma Enstitüsü Ateroskleroz Araştırmaları Direktörü Dr. Ronald M. Krauss.

Hayward tarafından yapılan son analizler ise; statinlerin, hastaların LDL kolesterol seviyeleri yerinekalp hastalığı risklerine göre reçete edilmesinin daha iyi olacağını göstermektedir. Kalp krizi riski ne kadar yüksekse ilaçlar o kadar işe yarıyor. “ Eğer iki hastanın kalp krizi riski aynıysa statinlerden alacağı yarar da aynı olacaktır - LDL kolesterol seviyeleri farklı olsa bile önemli değildir.

Dr. Rodney A. Hayward, Michigan Üniversitesi Tıp Fakültesi Profesörü

Gelecekte Durum Netleşecek

Yakın zamanda bu yaklaşımlar daha da netlik kazanacak. İnsan genlerini sıralamayı başaran ilk araştırma grubu olan Celera Group (CRA), hangi ilaçlardan hangi hastaların yararlanabileceğini tahminen gösteren bir genetik varyasyon buldu. Bu sayede insanlar ilerleyen yıllarda kendileri için en uygun ilacı kullanma şansına sahip olacaklar.

İlaçlarınızı dikkatli ve bilinçli kullanarak çok daha sağlıklı olup aynı zamanda bütçenize de katkıda bulunabilirsiniz.

Ecz. Z. Kübra Özden

İlgili Makaleler:

Grip ve Soğuk Algınlığı İlaçları Kullananlar Dikkat!

Bilinenin Aksine C ve E Vitaminleri Hamilelikteki Yüksek Tansiyon Riskini Azaltmıyor

BID, CR, FORTE, MR Kısaltmaları Hangi Anlama Geliyor?

Antibiyotikler: Yanlış Kullanımı Sizi ve Çevrenizdekileri Riske Sokar!

Eczanelerde Fazladan mı Para Ödüyoruz?

Zayıflama Haplarının Plasebo Haplardan Daha Etkili Olmadığı İspatlandı!

İlaç Kullanmadan Önce Doktorunuza veya Eczacınıza Vermeniz Gereken 10 Önemli Bilgi

İLAÇLARINIZ HAKKINDA BİLMENİZ GEREKEN EN ÖNEMLİ 10 DETAY