Kozmetik Ürünlerdeki Tehlikeli Gerçekler

Güzellik ürünleri zararsız kozmetikler mi yoksa tatlı zehirler mi?

Fondöten kullandığınızda, rimel kullandığınızda veya saçlarınızı düzleştirdiğinizde, içinde türlü kimyasal maddeler bulunan birçok ürün kullanmış oluyorsunuz.

Peki bu kozmetik ürünlerin içerdiği maddelerin güvenli olup olmadığını nerden biliyorsunuz?

Yoksa zararı umrumda değil güzel görünmek benim için her şeyden önemli mi diyorsunuz?

İlaçpedia, hem güzel görünmenizi sağlayacak hem de sağlığınızı korumanıza destek olacak alternatif çözümleri sizler için derledi:

Sorun 1: Keratin içeren düzleştiriciler

Piyasada satılan keratin içerikli düzleştirici saç bakım ürünlerinin etiketlerinde sıklıkla formaldehit içermedikleri yazar. Oysaki yapılan araştırmalarda bu ürünlerden alınan numunelerin yarısından fazlasının yüksek oranda formaldehit içerdiği saptandı.

Formaldehit ise uzun süre maruz kalınması halinde kansere neden olabilen bir madde.

Her ne kadar birkaç ayda bir saçınızı düzleştirmenizin sorun teşkil etmesi beklenmese de bu uygulamayı sık sık tekrarlamanız ciddi anlamda sakınca teşkil edebilir.

Çözüm 1: Saç düzleştiriciler

Saç düzleştiriciler, statik elektriklenmeyle bozulan saçlarınızı düzleştirmenizde size yardımcı olabilir. Tabii bu uygulamanın kalıcılığı, saçınızın bir sonraki yıkamasına kadar olacağı için günlük hayatta bu yolu tercih etmek ilk etapta size çok cazip gelmeyebilir. Ancak kuaförünüzden saçınızı evde düzleştirmenizde size yardımcı olması için birkaç teknik göstermesini istemeniz işinizi kolaylaştırabilir.

Sorun 2: Kalıcı saç boyaları

Birçok araştırma yapılmasına rağmen saç boyalarının kansere neden olup olmadığı hala çelişkili bir konu. Bazı çalışmalara göre, özellikle koyu renk kalıcı saç boyaları kullanan kadınlarda lenfoma veya lösemi (kan kanseri) görülme olasılığı artıyor. Ama diğer çalışmalara göre de, bu boyalar kanser riskini yükseltmiyor.

Araştırma sonuçları çelişkili olsa dahi yapılan bazı araştırmalarda saptanan kanser görülme olasılığındaki artış gözardı edilemez. En azından araştırmacılar bu konuda kesin bir görüş bildirene kadar tedbirli olmakta fayda var. Ne de olsa kanser çağımızın hastalığı ve kimin ne zaman, neden ötürü bu hastalığa yakalandığı hala belirsizliğini korumakta.

Çözüm 2: Bitkisel saç boyaları

Bitkisel saç boyaları – kına veya benzeri bitki kökenli boyalar– saçınızın rengini zararlı kimyasallar olmadan değiştirebilir. Tabii bitkisel boyaların bazı kusurları da var. Bu boyalar, kalıcı saç boyalarına göre daha çabuk solabiliyor veya istenen renk tutmayabiliyor. Eğer bitkisel boyaların bu risklerini göze alamam derseniz, röfle attırmayı deneyebilirsiniz.

Saç boyasını saç derinize değmeyecek şekilde uygulatırsanız; boya, saç deriniz tarafından emilmez ve kimyasallardan zarar görmemiş olursunuz.

Sorun 3: Renkli göz tutkusu ve kontakt lensler

Numarasız renkli lensler ile görünüşünüzü değiştiriyor olabilirsiniz fakat reçetesiz satılan lenslerden uzak durun. Kısa süreli takacak olsanız dahi kontakt lenslerinizi güvenilir yerlerden satın alıp hijyen koşullarına dikkat ederek kullanmanız gerekir. Bu konuya özellikle dikkat edin çünkü dikkatsiz kullanım, göz enfeksiyonlarını ve yaralanmaları beraberinde getirir.

Çözüm 3: Reçeteli renkli lensler

Eğer göz renginizi değiştirmek istiyorsanız bir göz doktoruna danışarak sizin için doğru lensi alıp kullanabilirsiniz. Doktorunuz size reçete yazıp, lensinizi nasıl kullanmanız gerektiğini gösterebilir. Gözleriniz bozuk olmasa dahi muayeneden geçmeniz gerekir.

Sadece reçeteli lens satan ve güvendiğiniz bir yerden aldığınız lenslerinizi doktorunuzun talimatları doğrultusunda takarsanız göz hastalıklarına karşı iyi bir önlem almış olursunuz.

Sorun 4: Kirpik Serumu

Uzun ve güzel kirpiklere sahip olmak için kullanılan bazı kirpik serumları kalıcı yan etkilere yol açmakta. Kirpiklerinizi daha güzel bir hale getirmek için kullandığınız serumlar göz kapaklarınızdaki derinin rengini karartabilir veya gözünüze renk veren iris adlı tabakayı kahverengiye çevirebilir.

Çözüm 4: Takma kirpikler

Takma kirpikler, serum kullanmadan uzun ve güzel kirpiklere sahip olmanızı sağlar. Tabii ki takma kirpiklerin de bazı riskleri var –kirpikleri yapıştırmak için kullandığınız yapıştırıcı, göz kapaklarınızı tahriş edebilir veya alerjik bir reaksiyona sebep olabilir. Uygulama sırasında dikkatli olmayı unutmayın!

Sorun 5: Rimel

Güzelliğine önem veren birçok kadın için rimel, göz makyajının vazgeçilmezidir. Dolgun kirpiklere ve çarpıcı bakışlara sahip olmak için kullanılan rimeller aslında sanıldığı kadar masum değil. Rimel seçimi, dikkatle yapılmaması halinde körlüğe dahi sebep olabilmekte.

Çözüm 5: Güvenilir marka tercihi 

Markasını bilmediğiniz, kalitesinden şüphe ettiğiniz rimelleri almayınız. Güvenilirliğinden emin olmadıkça kirpiklere daha dolgun görünüm veren boyalardan uzak durun. Bu boyalar körlüğe kadar bir çok göz rahatsızlığına sebep olabilir.

Sorun 6: Hidrokinon içerikli ürünler

Hidrokinon, cilt rengini açıcı bir maddedir ve ruhsatlı ilaçlarda bulunur. Dermatologlar hidrokinonu özellikle yaşlılıkla ortaya çıkan siyah lekeler, çiller için tavsiye etmekte. Fakat aşırı kullanımı cilt renginin aşırı açılmasına neden olabilmekte.

Her ne kadar insanlarda hidrokinon kullanımı ile kanser arasındaki ilişki belirsizliğini korusa da araştırmacılar hayvan deneylerinde hidrokinon kullanımı ile kanser arasında bağ bulunduğunu ortaya koydular.

Uzmanlar günümüzde hala hidrokinonun sağlığa zararlı olup olmadığı hakkında deneyler yapmaktalar.

Çözüm 6: Uzman yardımı

Hidrokinon içerikli ilaçları sağlık uzmanınıza danışmadan kullanmayınız. Bu ürünler herkesin kullanımı için uygun değildir. Ayrıca kullanım şekli ve süresi kişiye göre farklılık gösterebilir. Eğer cildinizde leke varsa herhangi bir ürün kullanmadan önce dermatoloğunuz ile görüşünüz.

Sorun 7: Solaryum

Solaryum hakkında olumlu ne duyarsanız duyun uzmanların dediği şey şu: sık sık solaryum kullanımı, deri kanserinin en ölümcül formu olan melanomayı tetiklemekte. Ayrıca UVA emilimi yüzünden ortaya çıkabilecek kırışıklıklar ve kahverengi lekeler de cabası.

Yanık ten göze güzel görünüyor olsa da, aslında zarar görmüş bir tendir.

Çözüm 7: Bronzlaştırıcı ürünler

Solaryum yerine geçici bir yanık ten görünümü veren bronzlaştırıcı ürünleri tercih edebilirsiniz. Yalnız bronzlaştırıcı ürün seçerken sprey formdaki bronzlaştırıcıları tercih etmemeniz yerinde olur. Çünkü uygulama esnasında sprey bronzlaştırıcıların içinde bulunan kimyasal maddeleri soluyabilir veya gözünüze kaçırabilirsiniz.

Eğer cildinize bronzlaştırıcı ürün uyguladıysanız, güneşe çıkmadan önce güneş kremi kullanmayı unutmayın – bronzlaştırıcılar sizi güneşten korumaz!

Sorun 8: Manikür

Manikür sırasında kullanılan ürünler, birçok kimyasal madde –aseton, formaldehit, ftalat, vb.- içerir ve bu maddelerin buharı, deriyi, gözleri ve burnu tahriş edebilir. Ayrıca eğer manikür sırasında kullanılan malzemeler yeterince iyi sterilize edilmediyse ellerinizde veya ayaklarınızda mantar oluşma riskiniz ya da enfeksiyon hastalık kapma riskiniz artabilir.

Çözüm 8: Riskleri azaltın

Manikür ve pedikürünüzü temizliğinden ve kaliteli ürünler kullandığından emin olduğunuz yerlerde yaptırın.

Bacaklarınızı, pedikür yaptırmadan kısa bir süre önce traş etmeyin ve eğer tırnak derinizde kesik veya çizik varsa manikür veya pedikür yaptırmayın.

Sorun 9: Ftalat

Ftalatlat, ürünleri daha yumuşak bir hale getirmek için kullanılan kimyasallardır. Sanayinin pek çok alanında kullanılan ftalatlar, kozmetik ürünlerden tırnak cilası, şampuan ve sabunlarda bulunur.

Yapılan çalışmalara göre hamilelik sırasında bu maddeye maruz kalmak, erkek bebeğin gelişiminde sorunlara – düşük hormon seviyeleri ve küçük erkeklik organları gibi- yol açabilmekte.

Çözüm 9: Ftalat içermeyen ürünler

Eğer ftalatlar konusunda endişeliyseniz, içinde bu maddeyi içermeyen ürünlerden satın alabilirisiniz. Ftalatlar; yemek paketlenmesi, duş perdeleri, oyuncaklar, yer döşemeleri gibi birçok alanda kullanılan önemli hammaddeleridir. Belki her alanda ftalat içermeyen ürün bulamayabilirsiniz fakat kozmetik ürünlerde ftalat içermeyen ürünleri tercih etmeniz ftalat maruziyetinizi düşürmeniz açısından önemlidir.

Alacağınız ürünün ftalat –dibütilftalat, dimetiftalat, dietilftalat, vb.- içerip içermediğini görmek için içindekiler bölümüne bakabilirsiniz.

Makyaj malzemelerinin tarihi geçer mi?

Kozmetik ürünlerdeki koruyucular zamanla etkilerini yitirirler ve bakteri üremesine izin verirler. Uzmanlar tarafından hazırlanan aşağıdaki tablo bu konuda size rehberlik edebilir:

- Fondöten: 1 yıl

- Pudra, allık: 2 yıl

- Ruj: 1 yıl

- Maskara: 3-4 ay

Bunların dışında kalan birçok kozmetik ürünün ambalajının üzerinde kapağı açıldıktan sonra ne kadar süre içerisinde tüketilmesi gerektiği belirtilmektedir. Kullandığınız ürünlerin tüketim sürelerine dikkat etmeniz ilerleyen zamanlarda istenmedik durumlar yaşamamanız için önemlidir.

Kullandığınız üründe renk, koku, kıvam, görünüm değişikliği gözlemlerseniz; o ürünü kullanmayı bırakın ve çöpe atın. Gördüğünüz bu değişiklikler kullandığınız ürünün kimyasal reaksiyon geçirip bozulduğunun bir göstergesidir.

Mineral makyaj malzemeleri daha mı iyi?

Mineral makyaj malzemeleri, normal kozmetik ürünlere göre daha az kimyasal madde içerir. Yine de içinde birçok madde vardır ve bu maddelere alerjiniz olabilir. Bundan dolayı eğer hassas bir cilde sahipseniz, olabildiğince az madde içeren ürünleri tercih ediniz.

Bazı mineral makyaj malzemeleri sizi güneşten koruyabilecek belirli maddeler içerseler de, güneş kreminizi sürmekten vazgeçmeyin. Güneşin zararlı ışınlarından en iyi şekilde korunmak için mineral makyaj malzemelerinizi cildinize uygulamadan önce güneş koruyucunuzu uygulayın.

Güneşin Zararlı Işınlarından Korunun

Güneş kremlerindeki maddeler uzun yıllardır kullanılır ve güvenli olduğu bilinir. Buradaki asıl tehlike, koruyuculuğu zayıf bir krem seçmektir.

UVA ve UVB ışınlarının ikisinden de korunmak için “geniş spektrum” etiketli ve 30 faktörün üzerindeki ürünleri tercih edin.

Ecz. Z. Kubra Özden

İlgili Konular:

Cilt Tipiniz Hangisi?

Nasıl Sağlıklı Bronzlaşırım?

Güneş Zararlı Etkileri Nelerdir?

Güneş Kremi Nasıl Kullanılmalıdır?

Solaryum, Bronzlaşma ve Güneş Kaynaklı Rahatsızlıklar

Doğum Kontrol Haplarının Etkisini Azaltan İlaç ve Durumlar

Cilt Tipiniz Hangisi?

Solaryum, Bronzlaşma ve Güneş Kaynaklı Rahatsızlıklar

Kaynaklar