Bilinenin Aksine C ve E Vitaminleri Hamilelikteki Yüksek Tansiyon Riskini Azaltmıyor

Vitaminler ve HamilelikA.B.D Ulusal Sağlık Enstitüsü araştıma raporlarına göre gebeliğin erken dönemlerinde C ve E vitamini takviyesi almanın, gebelik sırasında oluşan hipertansiyon (yüksek tansiyon) ve komplikasyonları riskini azaltmadığı gösterilmiştir.

 

Bu takviyeler hipertansiyonun gebelik sırasında gelişen ve ölümcül olabilen bir formu olan preeklampsi riskini azaltmada dikkati çekecek bir şekilde başarısız oldular. Araştırma sonuçları vitaminlerin preeklampsi riskini azaltabileceklerine dair daha önce yapılan küçük çaplı çalışmalarda öne sürülen düşüncelerin aksi çıktı. Daha önce yapılan küçük çaplı çalışmalar sonradan yapılan daha geniş çaplı çalışmalar tarafından doğrulanmadı.

Gebeliğin en erken döneminde başlatılan ve bugüne kadar yapılan en geniş araştırma olan National Institutes of Health (Ulusal Sağlık Enstitüsü) araştırmaları, sözkonusu uygulamanın hipertansiyon ve komplikasyonları ile birlikte bulunan gebeliklerde de bir azalma sağlamadığını göstermiştir aynı zamanda.

National Institutes of Health (Ulusal Sağlık Enstitüsü)’nün çalışmaları için kaynak sağlayan Eunice Kennedy Shriver Ulusal Çocuk Sağlığı ve İnsan Gelişimi Enstitüsü operasyon direktörü Alan E. Guttmacher, M.D. ‘’Araştırma sonuçları, C ve E vitamini desteklerinin gebelik döneminde gelişen yüksek tansiyon bozukluklarını önlemede vesile oldukları teorisini etkin olarak bertaraf etti.’’ dedi.

A.B. D Ulusal Klinik Araştırma Kaynakları Merkezi ve Bilim Dönüşüm Ödülleri programı tarafından sağlanan kaynağa ek olarak yapılan çalışmalar için ana kaynak National Heart, Lung and Blood İnstitue (Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsü) tarafından sağlanmış.

Araştırma sonuçları 8 Nisan’da prestijli yayınların başında gelen Yeni İngiltere İlaç Dergisi’nde yayınlandı.

Çalışma ayrıca 16 sitelik bir ağa sahip olan NICHD’s Maternal–Fetal İlaç Birimi ağında da yayınlandı. Makaleyi ilk kaleme alan kişi ise Pittsburgh Üniversitesi Doğum ve Jinekoloji bölümünden Dr. James M. Roberts.

Araştırma sadece ilk defa doğum yapacak olan ve gebelik sırasında hipertansiyon bozuklukları gelişmesi açısından yüksek risk taşıyan kadınlar arasında yapıldı. Genel olarak araştırmaya katılan bayanlar sağlıklıydı ve yüksek tansiyon, idrarda protein bulunması (böbreklerde zorlanmanın bir göstergesi) ya da gestasyonel diyabet (gebelikte görülen diyabet) gibi bir rahatsızlıkları yoktu. 10.000’den fazla kadın üzerinde yapılan araştırmada kadınlar gebeliklerinin 9. ila 16. haftasından başlanarak doğuma kadar izlendi. Araştırmadaki kadınlar aynı zamanda C ve E vitamini takviyelerini veya plasebo hapları aldılar.

’Amerika Birleşik Devletleri’nde doğum uzmanları genellikle hamile kadınlara hamileler için hazırlanan multivitaminlerden kullanmalarını tavsiye ederler, özellikle de dengeli beslenmeyen bayanlara.’’ diyor araştırmanın eş-başkanı Dr. Catherine Y. Spong, kendisi aynı zamanda Hamilelik ve Perinatoloji bilim adamları bölüm başkanı. ‘’Yaptığımız çalışmada katılımcılar kullandıkları hamilelik vitaminlerine ek olarak yüksek dozda C ve E vitaminlerini içeren -gebelik döneminde kullanılan tipik vitaminlerin içerdiğinin yaklaşık 10 katı- takviyeler aldılar.’’

Daha önce yapılan çalışmalara dayanarak, araştırmacılar C ve E vitaminlerinin serbest radikaller –vücudun oksijen kullanımı sonucu oluşan bir yan ürün- olarak bilinen moleküllerin sebep olduğu hasarı önleyerek preeklampsi şansını azaltabileceği teorisini ileri sürdüler. Teori, serbest radikallerin plasentanın gerektiği gibi gelişmesini engelleyebileceğine ve anneden bebeğe kan akışına mani olabileceğine dayanıyordu. Ancak daha sonra elde edilen güncel veriler serbest radikal hasarının preeklampsiye yol açabileceği düşüncesini ne doğruladı ne de yalanladı, Dr. Spong şöyle diyor: ‘’C ve E vitaminleri ile tedavinin bu durumu engellemeyeceği gösterildi.’’

Hipertansiyon, nöbet, idrarda protein bulunması, preeklampsi, kan veya akciğer anormallikleri, gebeliğin sonlanması, düşük doğum ağırlıklı bebek ve prematüre doğum ile birlikte bulunan gebelik oranları her iki grup arasında karşılaştırıldığında istatistiksel olarak pek fark görülmedi. Vitamin alan hamile kadınlar arasında komplikasyonların görülme oranı % 6.1 iken plasebo alan grupta bu oran % 5.7 oldu.

Ayrıca yapılan çalışma her iki grup arasında preeklampsi gelişimi açısından da istatiksel olarak bir fark olmadığını ortaya koydu. Plasebo alan kadınlarda bu oran % 6.7 iken vitamin alan kadınlarda % 7.2 oldu.

Dr. Sponge araştırma sonuçlarının destekledikleri düşünceye açıklık getirdiğini memnuniyetle karşıladıklarını sözlerine ekledi.

Dr. Sponge araştırma sonuçlarının çok kullanışlı olduğunu söyledi ve ekledi ‘’Yapılan araştırmalar, orjinalinde umut verici bir tedavi olarak görünen bu uygulamanın klinik olarak aslında herhangi bir fayda sağlamadığını bize gösterdi.’’

National Institutes of Health (Ulusal Sağlık Enstitüsü) – Ulusun İlaç Araştırma Ajansı – 27 Enstitü ve Merkezi içeren ve U.S. Department of Health and Human Services (Amerika Birleşik Devletleri Sağlık ve İnsan Hizmetleri Departmanı)’nın bir birimidir. Temel ve klinik ilaç araştırmalarını yürüten ve destekleyen ve yaygın ve nadir görülen hastalıkların her ikisi için de hastalık nedenleri ve tedavilerine dair araştırma yapan başlıca federal ajansdır. National Institutes of Health (Ulusal Sağlık Enstitüsü) ve yürüttükleri programlar hakkında detaylı bilgi almak için http://www.nih.gov adresini ziyaret edebilirsiniz.

Ecz. Z. Kübra Özden