ACUITEL BÖLÜNEBİLİR FİLM KAPLI TABLET 5 mg



ACUITEL® BÖLÜNEBİLİR FİLM KAPLI TABLET 5 mg

FORMÜLÜ

Her bölünebilir film kaplı tablette 5 mg kinaprile eşdeğer miktarda
kinapril hidroklorür ve boyar madde olarak sarı ve kırmızı demir oksit, titanyum
dioksit içerir.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ

Farmakodinamik özellikler

Kinapril hidroklorür, nonsülfhidril bir anjiyotensin dönüştürücü
enzim (ADE) inhibitörü olan kinaprilatın etil esteri olan kinaprilin tuzudur.

Hafif ila orta şiddette hipertansiyonu olan hastalara verilen
10 ila 40 mg kinapril, nabız üzerinde minimal etkiyle birlikte sırt üstü, oturur
vaziyette ve ayaktaki kan basıncı üzerinde azalmaya yol açar. Antihipertansif etki
bir saat içinde başlar ve pik etkiler genelde dozun alınmasından sonraki iki ila
dört saat içinde elde edilir. Kan basıncını maksimum düzeyde düşürücü etkilerin
elde edilmesi bazı hastalarda tedavinin ikinci haftasını bulur. Önerilen dozlarda,
antihipertansif etkiler hastaların çoğunda 24 saatlik doz aralığı boyunca korunur
ve uzun süreli tedavi sırasında sürdürülür.

Hipertansiyon hastalarında yapılan hemodinamik değerlendirmeler,
kinapril tarafından meydana getirilen kan basıncında düşmenin, kalp atışı, kardiyak
indeks, renal kan akışı, glomerülar filtrasyon hızı ve filtrasyon oranı üzerinde
az veya hiç değişiklik yapmaksızın toplam periferik dirençte ve renal vasküler dirençte
bir azalmayı beraberinde getirdiğini göstermiştir.

Tiyazid grubu diüretiklerle birlikte yapılan tedavi ve/veya bir
beta-blokör tedavisinin eklenmesi kinaprilin antihipertansif etkilerini iyileştirir
ve bu maddelerin herhangi birinin tek başına uygulanması ile görülenden daha fazla
kan basıncı düşürücü eki gösterir Aynı günlük dozlar verilen yaşlılarda (>65
yaş) ve daha genç yetişkin hastalardaki terapötik etkiler, yaşlı hastalardaki advers
olaylarda herhangi bir artış görülmeksizin aynıdır.

Konjestif kalp yetersizliği bulunan hastalara verilen kinapril
periferik vasküler direnci, ortalama arteriyel basıncı, sistolik ve diyastolik kan
basıncını, pulmoner kapiller uç basıncını düşürür, kardiyak kan çıkışını ise artırır.

Etki Mekanizması

Kinapril çabuk şekilde deesterifikasyona uğrayarak güçlü bir
anjiyotensin dönüştürücü enzim (ADE) inhibitörü olan kinaprilata (kinapril diasit,
ana metabolit) dönüşür. ADE, anjiyotensin I'in, adrenal korteks tarafından aldosteron
salgılanmasını uyarmak da dahil olmak üzere bir çok değişik mekanizmalar aracılığıyla
vasküler kontrolde görev yapan vazokonstriktör anjiyotensin H'ye dönüştürülmesini
katalize eden bir peptidil dipeptidazdır. Renin salgılanması üzerindeki anjiyotensin
II negatif geri beslemesinin kaldırılması plazma renin aktivitesinin artmasına yol
açar.

Antihipertansif etkinin ana mekanizmasının renin-anjiyotensin-aldosteron
sistemi yoluyla olması düşünülürken, kinapril düşük renin hipertansiyonu olan hastalarda
bile antihipertansif etkilere yol açmaktadır. Kinapril monoterapisi incelenen bütün
ırklarda etkili bir antihipertansif etkiye sahiptir.

Kinapril de dahil olmak üzere ADE inhibitörleri insülin duyarlılığını
artırabilir.

Farmakokinetik özellikler

Oral uygulama sonrası kinapril pik plazma konsantrasyonları 1
saat içinde gözlenir. Kinaprilin geri kazanımına ve idrardaki metabolitlerine dayanarak,
absorpsiyon oranı yaklaşık %60'tır. Oral yoldan uygulanan kinaprilin %38'i sistemik
olarak kinaprilat şeklinde mevcuttur. Kinaprilat esas olarak idrar yoluyla atılır
ve yaklaşık üç saatlik bir etkili birikim yarı ömrüne sahiptir. Plazmada dolaşan
gerek kinapril gerekse kinaprilatın yaklaşık %97'si proteinlere bağlanır.

Böbrek yetmezliği olan hastalarda, kinaprilatın görünen eliminasyon
yarı ömrü kreatinin klerensi azaldıkça artış gösterir. İleri derecede böbrek yetmezliği
olan ve kronik hemodiyaliz veya sürekli ambülatör peritoneal diyalize bağlı hastalar
üzerinde yapılan farmakokinetik çalışmalar, diyalizin kinapril ve kinaprilatın yok
edilmesi üzerindeki etkisinin küçük olduğunu göstermektedir. Plazma kinaprilat klerensi
ve kreatinin klerensi arasında lineer bir korelasyon mevcuttur. Kinaprilatın yok
edilmesi yaşlı hastalarda da (365 yaş) azalmaktadır ve böbrek fonksiyonlarıyla doğrudan
bir ilişki kurmaktadır (Bkz. Kullanım Şekli ve Dozu).

Yaşlılardaki Farmakokinetiği

Yaşlı hastalar kinaprilat için genç hastadakilerden daha yüksek
eğri altı alanı (EAA) ve pik seviyeleri göstermiştir; bu da yaşın kendisinden çok
renal fonksiyonlardaki düşme ile ilgili görünmüştür. Hastaların %21'inin 65 yaş
veya üstü olduğu kontrollü ve kontrolsüz çalışmalarda yaşlı ve genç hastalar arasında
etkinlik veya güvenilirlik açısından herhangi bir farklılık gözlenmemiştir. Ne var
ki, bazı yaşlı bireylerde daha yüksek bir hassasiyetin var olduğu da göz ardı edilemez.

ENDİKASYONLARI

Hipertansiyon

Kinapril hipertansiyon tedavisinde endikedir. Kinapril, hipertansiyon
hastalarında monoterapi şeklinde veya tiyazid diüretikleri ve beta-blokörleri ile
birlikte uygulamada etkilidir.

Konjestif Kalp Yetersizliği

Kinapril bir diüretik ve/veya kardiyak glikozid ile birlikte
uygulandığında konjestif kalp yetersizliği tedavisinde etkilidir.

KONTRENDİKASYONLARI

Kinapril ve preparatın herhangi bir bileşenine karşı aşırı duyarlılığı
olan hastalarda ve bir anjiyotensin dönüştürücü enzim (ADE) inhibitörü ile yapılan
önceki bir tedaviyle bağlantılı olarak bilateral renal arter stenozu,primer hiperaldesteronizm,
kazanılmış (idiopatik) ve kalıtsal anjiyoödem geçmişi olan hastalarda kontrendikedir.
Diğer ADE inhibitörleri ile çapraz duyarlılığı değerlendirilmemiştir.

GEBELİK VE LAKTASYON

Gebelik

Hamilelik kategorisi C (ilk trimester) ve D (ikinci ve üçüncü
trimester)'dir.
Gebe kadınlara verildiği taktirde, ADE inhibitörleri fetal ve
neonatal morbiditeye veya mortaliteye yol açabilirler. Gebelik teşhis edildiği taktirde,
ADE inhibitörlerinin kullanımına mümkün olan en kısa sürede son verilmelidir. ADE
inhibitörlerinin gebeliğin ikinci ve üçüncü üç aylık dönemlerinde kullanılmasına
ilişkin olarak, yenidoğanda hipotansiyon, böbrek yetmezliği, kafatası hipoplazisi
ve/veya ölüm raporları bildirilmiştir. Fetüsün böbrek fonksiyonlarında azalma temsil
ettiği kabul edilerek oligohidramniyoz da bildirilmiştir; oligohidramniyozun yol
açtığı ekstremite kontraktürleri, kraniyofasiyal deformasyonlar, hipoplastik akciğer
gelişimi ve rahim içi büyüme gerilikleri de bildirilmiştir. Bu advers etkilerin
ilk üç ay ile sınırlı maruz kalmaların sonucu olmadığı görülmekle birlikte, embriyoları
ve fetüsleri sadece ilk üç aylık dönemde maruz kalmış anneler de bu şekilde bilgilendirilmelidir.
Bununla birlikte, bir kadın ADE inhibitörleri alırken gebe kalacağı taktirde, ilaç
mümkün olan en kısa sürede kesilmelidir.

Gebeliklerinin ikinci ve üçüncü üç aylık dönemlerinde ADE inhibitörlerine
ihtiyaç duyan hastalar, fetüse gelebilecek potansiyel tehlikeler hakkında bilgilendirilmelidir;
oligohidramniyozu teşhis etmek üzere sık sık ultrasonografi yapılmalıdır. Ancak,
hastalar ve doktorlar, oligohidramniyozun, fetüs geri dönülmez şekilde zarar görmeden
önce görülemeyeceğini de bilmelidirler. Oligohidramniyoz gözlendiği taktirde, anne
için hayat kurtarıcı olması söz konusu olması haricinde, kinaprilin kullanımına
son verilmelidir.

ADE inhibitörlerine maruz kalan fetüs/neonat için diğer potansiyel
riskler arasında rahim içi büyüme gerilikleri, prematürite ve "patent ductus
arteriosus" yer almaktadır; fetal ölüm de bildirilmiştir. Ancak, bu vakaların
ADE inhibisyonu ile mi yoksa var olan maternal bir hastalık ile mi ilintili olduğu
açık değildir. İlk üç aylık dönemle sınırlı maruz kalmanın fetal sonuçları advers
şekilde etkileyip etkilemediği bilinmemektedir.

Rahim içinde ADE inhibitörlerine maruz kalan bebekler hipotansiyon,
oligüri ve hiperkalemi açısından yakın gözetime tabi tutulmalıdırlar. Oligüri meydana
geldiği taktirde, kan basıncı tedariki ve renal perfüzyona dikkat edilmelidir.

Laktasyon

Kinapril de dahil olmak üzere, ADE inhibitörleri sınırlı miktarda
anne sütüne geçmektedir. Bu yüzden, emziren annelere kinapril verirken dikkatli
olunmalıdır.

UYARILAR / ÖNLEMLER

Baş ve Boyunda Anjiyoödem: Anjiyoödem, kinapril alan hastaların
%0.1'i de dahil olmak üzere ADE inhibitörleri ile tedavi edilen hastalarda bildirilmiştir.
Yüz, dil veya glottiste laringeal stridor veya anjiyoödem görüldüğü taktirde, kinapril
tedavisi derhal kesilmelidir; hasta kabul görmüş tıbbi bakım yöntemlerine uygun
şekilde tedavi edilmeli ve şişme yok olana dek sıkı gözetim altında tutulmalıdır.
Şişmenin yüz ve dudaklarla sınırlı kaldığı durumlarda vaka genel olarak tedaviye
gerek kalmadan düzelmektedir; semptomların iyileştirilmesinde antihistaminikler
yararlı olabilmektedir. Larinksin de tutulum gösterdiği anjiyoödem durumu ölümcül
olabilir. Dil, glottis ve larinkse hava yollarını tıkayacak şekilde müdahale durumunda
subkütan adrenalin (epinefrin) çözeltisi 1:1000 (0.3 ila 0.5 ml arası) de dahil
olmak fakat bununla sınırlı kalmamak kaydıyla, uygun acil durum tedavisi derhal
uygulanmalıdır.

İntestinal Anjiyoödem: İntestinal anjiyoödem ADE inhibitörleri
ile tedavi edilen hastalarda bildirilmiştir. Bu hastalarda abdominal ağrı, bulantı
veya kusma ile birlikte veya bulantı veya kusma olmaksızın görülebilir. Bazı olguların
geçmişinde fasiyal anjioödem öyküsü bulunmayabilir ve C-l esteraz düzeyleri normaldir.
Anjiyoödem tanısı, kompüterize tomografi (CT scan) ve ultrasound gibi tetkik yöntemleri
ile konulmuştur ve semptomlar ADE tedavisinin kesilmesi ile geçmiştir. İntestinal
anjiyoödem ayırıcı tanısına ADE inhibitörü kullanan ve karın ağrısı ile kendini
gösteren hastalar da dahil edilmelidir.

ADE inhibitörü tedavisi ile bağlantılı olmayan anjiyoödem geçmişine
sahip hastaların anjiyoödem riskleri bir ADE inhibitörü alırken artabilir.

Anafilaktoid reaksiyonlar

Desensitizasyon: Himenoptera zehiri ile desensitizasyon
tedavisi sırasında ADE inhibitörleri alan hastalar hayatı tehdit edici boyutta anafilaktoid
reaksiyonlar geçirmişlerdir. Aynı hastalarda, bu reaksiyonlar ADE inhibitörleri
geçici olarak kesildiğinde önlenmiş fakat kazara tekrar kullanım sırasında yeniden
ortaya çıkmışlardır.

LDL aferezi: Dekstran-sülfat absorpsiyonlu düşük yoğunluklu lipoprotein
aferezi uygulanan hastalarda, bir ADE inhibitörü ile birlikte tedavi uygulanması
sırasında anafilaktoid reaksiyonlar bildirilmiştir.

Hemodiyaliz: Klinik kanıtlar, belirli yüksek geçirgenlikli membranlar
(poliakrilonitril membranlar) kullanılarak hemodiyaliz uygulanan hastaların ADE
inhibitörü tedavisiyle birlikte anafilaktoid reaksiyonlar geçirme olasılıklarının
bulunduğunu göstermiştir. Gerek alternatif antihipertansif ilaçların kullanımı gerekse
hemodiyaliz için alternatif membranların kullanımı ile bu kombinasyondan kaçınılmalıdır.

Hipotansiyon: Semptomatik hipotansiyon kinapril ile tedavi edilen
komplike olmayan hipertansif hastalarda nadiren görülmekle birlikte, tuzsuz rejim
uygulayan veya diyaliz uygulanmakta olan, diüretiklerle tedavi edilmiş olan hastalar
gibi tuz/hacim kaybı olan hastalarda ADE inhibisyon tedavisinin olası bir sonucu
olarak meydana gelebilir.

Bir diüretik almakta olan hastalara kinapril başlandığında semptomatik
hipotansiyon görülebilir. Diüretik alan hastalarda, kinaprile başlanmadan iki veya
üç gün önce mümkünse diüretiğin kesilmesi önem taşımaktadır. Kan basıncı sadece
kinapril ile kontrol edilemiyorsa, diüretik tedavisine devam edilmelidir. Diüretik
tedavisini kesmek mümkün değilse, kinaprile düşük bir doz ile başlanmalıdır (Bkz.
İlaç Etkileşimleri ve Diğer Etkileşimler).

Aşırı hipotansiyon riski olan konjestif kalp yetersizliği bulunan
hastalarda kinapril tedavisi yakın tıbbi gözetim altında tavsiye edilen dozda başlatılmalıdır;
bu hastalar tedavinin ilk iki haftası boyunca ve kinapril dozu artırıldığında izlenmelidir.

Semptomatik hipotansiyon meydana geldiği taktirde, hasta sırt
üstü yatırılmalı ve gerekirse, intravenöz yoldan normal salin verilmelidir. Geçici
bir hipotansif yanıt dozun artırılması için herhangi bir kontrendikasyon teşkil
etmemektedir; ancak, bu olay gerçekleştiği taktirde kinapril veya birlikte alınan
herhangi bir diüretik tedavisinin dozunun azaltılması düşünülmelidir.

Nötropeni/Agranülositoz: ADE inhibitörleri komplike olmayan
hipertansiyon hastalarında nadiren agranülositoz veya kemik iliği depresyonuna yol
açmıştır ancak özellikle kollajen vasküler hastalığı olan böbrek yetmezliği hastalarında
bu hastalıklara daha sık yol açmaktadır. Kinapril tedavisi sırasında agranülositoz
nadiren bildirilmiştir. Diğer ADE inhibitörlerinde olduğu gibi, kollajen vasküler
hastalığı ve/veya böbrek hastalığı olan hastalarda akyuvar sayısı değerlendirilmelidir.

Fetal/Neonatal Morbidite ve Mortalite: Bkz. Gebelik ve
Laktasyon.

Böbrek Yetmezliği: Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini inhibe
etmenin bir sonucu olarak, duyarlı hastalarda böbrek işlevlerinde değişiklikler
meydana gelmesi beklenebilir. Şiddetli kalp rahatsızlığı olan ve böbrek fonksiyonları
renin-anjiyotensin-aldosteron sistemine dayanan hastalarda, kinapril de dahil olmak
üzere ADE inhibitörleri ile tedavi oligüri ve/veya ilerleyen azotemi ve nadiren
de akut böbrek yetmezliği ve/veya ölüme yol açabilir.

Kinaprilin yarı ömrü kreatinin klerensi azaldıkça uzar. Kreatinin
klerensleri <60 ml/dak olan hastalar daha düşük kinapril başlangıç dozuna ihtiyaç
duyar (Bkz. Kullanım Şekli ve Dozu). Bu hastalarda doz terapötik yanıta bağlı olarak
yukarı doğru titre edilmeli ve ilk çalışmalar kinaprilin böbrek fonksiyonlarındaki
bozulmayı daha da ileri götürdüğüne işaret etmese de renal fonksiyonlar yakından
takip edilmelidir.

Önceden var olan görünen renal vasküler hastalığı bulunmayan
bazı hipertansiyon veya kalp yetersizliği hastaları, özellikle kinapril bir diüretik
ile birlikte verildiğinde, kan üre nitrojeninde ve serum kreatininde, genelde küçük
ve geçici olmak üzere, artışlar geliştirmişlerdir. Önceden böbrek yetmezliği olan
hastalarda bu durumun gerçekleşme olasılığı daha fazladır. Doz azaltımı ve/veya
diüretiğin ve/veya kinaprilin kesilmesi gerekebilir.

Unilateral veya bilateral renal arter stenozu olan hastalarda
yapılan klinik çalışmalarda, ADE inhibitörü tedavisi sonrası bazı hastalarda kan
üre nitrojeninde ve serum kreatininde artışlar gözlenmiştir. Bu artışlar neredeyse
her zaman ADE inhibitörü ve/veya diüretik tedavisinin kesilmesiyle geri döndürülebilmiştir.
Söz konusu hastalarda renal fonksiyonlar tedavinin ilk birkaç haftası boyunca izlenmelidir.

Karaciğer Yetmezliği: Kinapril bir diüretikle birlikte
kullanıldığında, sıvı ve elektrolit dengesindeki küçük değişiklikler hepatik komaya
yol açabileceğinden karaciğer yetmezliği veya ilerleyen karaciğer hastalığı olan
hastalarda dikkatli olunmalıdır. Kinaprilin kinaprilata metabolizması normalde hepatik
esteraza bağlıdır. Kinaprilin deesterifikasyonunda zayıflama meydana geleceğinden
alkolik siroz hastalarında kinaprilat konsantrasyonları azalma gösterir.

Hiperkalemi ve Potasyum Tutucu Diüretikler: Diğer ADE
inhibitörlerinde olduğu gibi, sadece kinapril tedavisi gören hastaların serum potasyum
seviyeleri yükselebilir. Birlikte uygulandığında, kinapril tiyazid diüretikleri
kullanımı sonucu meydana gelen hipokalemiyi azaltabilir. Kinapril, potasyum tutucu
diüretikler ile birlikte tedavi olarak incelenmemiştir. Serum potasyumundaki yükselmelerin
daha da artması riski nedeniyle, potasyum tutucu diüretikler ile yapılacak kombinasyon
tedavisinin ihtiyatla başlatılması ve hastanın serum potasyum seviyelerinin yakından
takip edilmesi tavsiye edilir (yukarıdaki Hipotansiyon başlığına ve İlaç Etkileşimleri
ve Diğer Etkileşimler bölümüne bakınız).

Hipoglisemi ve Diyabet: ADE inhibitörleri insülin veya
oral hipoglisemik ajan alan diyabet hastalarında hipoglisemiye yol açmıştır; diyabet
hastalarının daha yakından izlenmesi gerekebilir.

Öksürük: Kinapril de dahil olmak üzere ADE inhibitörlerinin
kullanımında öksürük bildirilmiştir. Karakteristik olarak, öksürük üretken değildir,
süreklidir ve tedavinin kesilmesiyle birlikte geçmektedir. ADE inhibitörünün neden
olduğu öksürük, öksürüğün diferansiyel teşhisinin bir parçası olarak düşünülmelidir.

Cerrahi/Anestezi: ADE inhibitörleri telafi edici renin
salgılanmasından sonraki anjiyotensin II oluşumunu bloke ettikleri için hastalara
büyük cerrahi veya anestezi uygulanırken dikkatli olunmalıdır. Bu durum, hacim artışı
ile düzeltilebilecek olan hipotansiyona yol açabilir.

Araç ve Makine Kullanma Üzerindeki Etkileri

Makine veya motorlu araç kullanma yetileri, özellikle kinapril
tedavisinin başlangıcında zarar görebilir.

YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER

Advers etkiler genelde hafif ve geçici olmuştur. Kontrollü çalışmalarda
en sık rastlanan klinik advers reaksiyonlar baş ağrısı (%7.2), baş dönmesi (%5.5),
öksürük (%3.9), bitkinlik (%3.5), rinit (%3.2), bulantı ve/veya kusma (%2.8) ve
miyaljidir (%2.2). Karakteristik olarak, öksürüğün kuru ve sürekli olduğu ve tedavinin
kesilmesiyle sona erdiği unutulmamalıdır.

Kontrollü klinik çalışmalarda, kinapril ile tedavi edilen hasta
grubunda yan etkilere bağlı tedaviyi bırakma oranı %5.3 olmuştur.

Kontrollü veya kontrolsüz çalışmalarda kinapril (diüretik ile
birlikte veya değil) ile tedavi gören hastaların %0.5'i ila <%1.0'ında (belirtildiği
durumlar hariç) meydana gelen ve tedaviyle ilgisi muhtemel, büyük olasılıkla veya
kesin veya belirsiz klinik advers etkiler ve klinik çalışmalarda veya pazarlama
sonrası deneyimlerde daha az sıklıkta rastlanan olaylar şunlardır:

Kan ve lenfatik sistem rahatsızlıkları: hemolitik anemi,
trombositopeni

İmmün sistem rahatsızlıkları: anafilaktoid reaksiyon

Psikiyatrik rahatsızlıklar: depresyon, sinirlilik

Sinir sistemi rahatsızlıkları: uyku hali, baş dönmesi

Göz rahatsızlıkları: ambliyopi

Kardiyak rahatsızlıklar: anjina pektoris, çarpıntı, taşikardi

Vasküler rahatsızlıklar: postüral hipotansiyon*, senkop,
vazodilatasyon

Gastrointestinal rahatsızlıklar: ağız veya boğazda kuruluk,
gaz, pankreatit

Deri ve deri altı dokusu rahatsızlıkları: alopesi, eksfoliyatif
dermatit, terleme artışı, pemfigus, fotosensitivite reaksiyonu, pruritus, döküntü

İskelet-kas ve bağ dokusu rahatsızlıkları: artralji

Renal ve ürogenital rahatsızlıklar: üriner sistem enfeksiyonu

Üreme organları ve meme rahatsızlıkları: impotans

Genel rahatsızlıklar: ödem (periferik ve jeneralize)

Nadir Olaylar: Kinapril alan hastalarda anjiyoödem (%0.1)
bildirilmiştir (Bkz. Kontrendikasyonları ve Uyarılar/Önlemler). Kinaprille ender
görülse de, diğer ADE inhibitörleri ile eozinofilik pnömoni bildirilmiştir.

Klinik Laboratuvar Test Bulguları

Agranülositoz ve nötropeni kinapril uygulaması ile nadiren rapor
edilmiş olup kinaprille olan neden-sonuç ilişkisi kesin değildir. (Bkz. Özel Uyarılar/Özel
Kullanım Önlemleri)

Hiperkalemi: (Bkz. Uyarılar/Önlemler)

Kreatinin ve Kan Üre Nitrojeni: Serum kreatinin ve kan
üre nitrojeninde artışlar (normalin üst limitinin >1.25 katı) sadece kinapril
ile tedavi edilen hastaların sırasıyla %2'si ve %2'sinde gözlenmiştir. Artışların,
birlikte diüretik tedavisi alan hastalarda meydana gelme olasılığı, sadece kinapril
alan hastalardakine kıyasla daha yüksektir. Bu artışlar çoğunlukla tedavi sırasında
geri dönmektedir.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ VE DİĞER ETKİLEŞİMLER

Tetrasiklin ve magnezyumla etkileşen diğer ilaçlar: Tetrasiklinin
kinapril ile birlikte uygulanması, tetrasiklin absorpsiyonunu %28 ila %37 oranında
azaltmıştır. Absorpsiyondaki bu düşmenin nedeni kinapril formülü içinde bir eksipiyan
olarak yer alan magnezyum karbonatın bulunmasıdır. Kinapril ve tetrasiklin birlikte
reçete edildiğinde bu etkileşim göz önünde bulundurulmalıdır.

Lityum: Lityum ve ADE inhibitör tedavisini birlikte alan
hastalarda, bu maddelerin sodyum kaybedici etkisi olması nedeniyle serum lityum
seviyelerinde artış ve lityum toksisitesi semptomları bildirilmiştir. Bu ilaçlar
birlikte alınırken dikkatli olunmalıdır ve ayrıca serum lityum seviyelerinin sık
sık kontrol edilmesi önerilir. Aynı zamanda bir diüretik de kullanılıyorsa, bu da
lityum toksisitesi riskini artırabilir.

Diğer Ajanlar: Kinapril propranolol, hidroklorotiyazid,
digoksin veya simetidin ile birlikte uygulandığında, klinik açıdan önemli herhangi
bir farmakokinetik etkileşim meydana gelmemiştir.

Tek doz varfarinin antikoagülan etkisi (protrombin süresi ile
ölçülen), günde iki defa birlikte alınan kinaprille önemli bir değişikliğe uğramamıştır.

Atorvastatinin birden fazla 10 mg'lık dozlarının 80 mg kinapril
ile birlikte verilmesi atorvastatinin kararlı durum farmakokinetik parametrelerinde
önemli bir değişikliğe yol açmamıştır.

Birlikte Diüretik Tedavisi: Diğer ADE inhibitörlerinde de olduğu
gibi, diüretik alan, özellikle de diüretik tedavisine yakın zamanda başlamış olan
hastalar, kinapril ile tedaviye başlandıktan sonra kan basıncında zaman zaman aşırı
bir düşme yaşayabilirler. Kinaprilin ilk dozu sonrasındaki hipotansif etkiler, tedaviye
başlamadan birkaç gün önce diüretik tedavisini kesmekle en aza indirilebilir. Diüretiğe
son vermek mümkün değilse, kinaprilin başlangıç dozu azaltılmalıdır. Bir diüretiğe
devam edilen hastalarda, kinaprilin ilk dozu sonrasındaki iki saat boyunca tıbbi
gözetim sağlanmalıdır (Bkz. Uyarılar/Önlemler ve Kullanım Şekli ve Dozu).

Serum Potasyumu Artıran Maddeler: Kinapril, aldosteron seviyelerini
düşürebilen bir ADE inhibitörü olup, bu da sonuçta potasyum tutulmasına neden olabilir.
Bu yüzden, kinaprilin potasyum tutucu diüretikler (örneğin: spironolakton, triamteren
veya amilorid), potasyum katkıları veya potasyum içeren tuz yerine geçen maddeler
ile birlikte tedavisi uygulanırken dikkatli olunmalı ve serum potasyumu uygun şekilde
gözlenmelidir. (Bkz. Uyarılar/Önlemler).

KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU

Hipertansiyon

Monoterapi: Kinaprilin diüretik almayan hastalarda tavsiye
edilen başlangıç dozu günde bir defa 10 veya 20 mg'dır. Klinik yanıta göre, dozaj
genelde tek bir doz olarak verilen veya iki doza bölünerek de verilebilecek olan
20 veya 40 mg/gün'e titre edilebilir (dozu iki katına çıkararak). Genel olarak,
doz ayarlamaları dört haftalık zaman aralıklarıyla yapılmalıdır. Günde tek doz rejimiyle
hastaların çoğunda uzun süreli kontrol sağlanmaktadır. Hastaların 80 mg/gün kinapril
dozlarına kadartedavi edildikleri olmuştur.

Birlikte Kullanılan Diüretikler: Bir diüretikle tedaviye
devam etmek zorunda olan hastalarda kinaprilin başlangıç dozajı, daha sonrasında
optimal yanıt alana dek titre edilmek (yukarıda anlatıIdığı gibi) kaydıyla 5 mg'dır.
(Bkz. İlaç Etkileşimleri ve Diğer Etkileşimler)

Konjestif Kalp Yetersizliği

Kinapril diüretikler ve/veya kardiyak glikozidler ile tedavide
ek olarak endikedir. Konjestif kalp yetersizliği bulunan hastalarda tavsiye edilen
başlangıç dozu günde bir veya iki defa alınacak 5 mg'dır ancak hasta bunun sonrasında
semptomatik hipotansiyon açısından yakından izlenmelidir. Kinaprilin başlangıç dozu
iyi tolere edildiği taktirde, hastanın birlikte aldığı tedavi ile beraber kinapril
dozu, iki eşit parçaya bölünmüş dozlar halinde günde 10 ila 40 mg'lık etkili bir
doza kadar titre edilebilir.

Böbrek Yetmezliğinde Kullanım

Bkz. Uyarılar/Önlemler. Kinetik veriler kinapril eliminasyonunun
renal fonksiyon seviyesine bağlı olduğunu göstermektedir. Kinaprilin tavsiye edilen
başlangıç dozu kreatinin klerensi 30 ml/dak'ın üzerinde olan hastalarda 5 mg, kreatinin
klerensi 30 ml/dak'ın altında olan hastalarda ise 2.5 mg'dır. Başlangıç dozu iyi
tolere edildiği taktirde kinapril ertesi gün günde iki defa verilebilir. Aşırı hipotansiyonun
veya renal fonksiyonda önemli derecede bir bozulma olmadığı durumlarda doz, klinik
ve hemodinamik yanıta bağlı olarak haftalık zaman aralıklarıyla artırılabilir. Böbrek
yetmezliği bulunan hastalardan elde edilen klinik ve farmakokinetik verilere dayanan
tavsiye edilen başlangıç dozları şöyledir:

* Bu hastalara spesifik doz önerilerinde bulunmak için şu anda
yeterli deneyim mevcut değildir.

Yaşlılarda Kullanım

Tek başına yaş, kinaprilin etkinliğini veya güvenilirliğini etkiler
gibi görünmemektedir. Bu yüzden, kinaprilin yaşlı hastalarda tavsiye edilen başlangıç
dozu günde bir defa verilecek 10 mg olup bu doz daha sonrasında optimal yanıtı alana
dek titre edilebilir.

Çocuklarda Kullanım

Kinaprilin pediyatrik hastalardaki etkinlik ve güvenilirliği
henüz belirlenmemiştir.

DOZ AŞIMI VE TEDAVİSİ

Kinapril ile meydana gelen doz aşımının tedavisi hakkında herhangi
bir spesifik bilgi mevcut değildir. En olası klinik belirtiler, normalde intravenöz
hacim artışı ile tedavi edilebilecek şiddetli hipotansiyon nedenli semptomlardır.
Tedavi, tıbbi bakım tesisi ile sürekli olmak üzere semptomatik ve destekleyicidir.Hemodiyalizin
ve peritoneal diyalizin kinapril ve kinaprilatın yok edilmesi üzerindeki etkisi
küçüktür.

SAKLAMA KOŞULLARI

25°C altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI

Her bölünebilir film kaplı tablette 5 mg kinapril içeren 20 tabletlik
ambalajlarda sunulmuştur.

PİYASADA MEVCUT DİĞER FARMASÖTİK DOZAJ ŞEKİLLERİ

Preparatın ayrıca ACUITEL 20 mg ve 40 mg film kaplı tablet isimli
formları da mevcuttur.

RUHSAT SAHİBİ

Pfizer İlaçları Ltd.Şti.

ÜRETİM YERİ

Pfizer İlaçları Ltd. Şti., 34347 Ortaköy - İstanbul

RUHSAT TARİHİ VE NUMARASI

17.02.1997 - 181/77

Hekime danışılmadan kullanılmamalıdır.

Çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında
saklayınız.

Reçete ile satılır.

Hastalar için Bilgiler

Gebelik: Gebe kalma yaşındaki kadın hastalar ikinci ve
üçüncü üç aylık dönemlerde ADE inhibitörlerine maruz kalmanın

sonuçları hakkında bilgilendirilmelidir. Bu hastalardan gebeliklerini
en kısa zamanda doktorlarına bildirmeleri istenmelidir.

Anjiyoödem: Laringeal ödem de dahil olmak üzere anjiyoödem özellikle
kinaprilin ilk dozu sonrasında meydana gelebilir. Hastalara, anjiyoödem habercisi
herhangi bir işaret veya semptom (yüzde, ekstremitelerde, gözlerde, dudaklarda,
dilde şişme; yutkunma veya nefes alma güçlüğü) meydana geldiğinde kinapril uygulamasına
derhal son vermeleri ve doktorlarına danışmaları tavsiye edilmelidir.

Hipotansiyon: Hastalar kinapril tedavisinin özellikle
ilk birkaç gününde meydana gelen baş dönmesini bildirmeleri konusunda uyarılmalıdırlar.
Senkop meydana geldigi takdirde, hastalara doktorlarina danisana dek ilaci almamalari
söylenmelidir.

Bütün hastalar, sıvı hacminde azalma meydana geleceği için yetersiz
sıvı alımı, aşırı terleme veya dehidrasyonun kan basıncında aşırı bir düşmeye neden
olabileceği konusunda uyarılmalıdır. Kusma veya ishal gibi diğer hacim azaltıcı
olaylar da kan basıncında düşmeye neden olabilir; hastalara doktorlarına danışmaları
tavsiye edilmelidir.

Hiperkalemi: Hastalara doktorlarına danışmadan potasyum
katkıları veya potasyum içeren tuz yerine geçen maddeler kullanmamaları söylenmelidir.

Nötropeni: Nötropeni işareti olabileceğinden, hastalara
herhangi bir enfeksiyon endikasyonunu (örn, boğaz ağrısı, ateş) derhal bildirmeleri
söylenmelidir.

Cerrahi/Anestezi: Cerrahi ve/veya anestezi uygulanması
planlanan hastalar doktorlarına ADE inhibitörü kullandıklarını bildirmeleri konusunda
uyarılmalıdırlar.

NOT: Diğer birçok ilaçta olduğu gibi, kinapril ile tedavi
gören hastalara belirli tavsiyelerde mutlaka bulunulmalıdır. Bu bilgilerin verilme
amacı bu ilacın güvenli ve etkili şekilde kullanılmasına yardımcı olmaktır. Olası
tüm advers veya amaçlanan etkilerin bir ifadesi değildir