ALFAMET FİLM TABLET
- FORMÜLÜ
- FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
- ENDİKASYONLARI
- KONTRENDİKASYONLARI
- UYARILAR / ÖNLEMLER
- GEBELİKTE KULLANIM
- İLAÇ ETKİLEŞMELERİ
- YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER
- KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU
- DOZ AŞIMI VE TEDAVİSİ
- SAKLAMA KOŞULLARI
- TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI
- RUHSAT TARİHİ VE NUMARASI
- RUHSAT SAHİBİ VE ÜRETİM YERİ
FORMÜLÜ
Her bir film tablet 250 mg metildopa ve boyar madde olarak titandioksit ve FD&C Yellow No.5 içerir.
FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
Farmakodinamik özellikler
Metildopa, bir aromatik aminoasit dekarboksilaz inhibitörüdür. Etki mekanizması henüz kesin olarak açıklanmamış olmasına rağmen, metildopa muhtemelen alfa-metilnorepinefrine metabolize olması sonucu alfa-adrenerjik reseptörlerin merkezi inhibitör etkilerini uyararak ve/veya plazma renin aktivitesinin azalmasıyla arteryal basıncı düşürmektedir. Metildopa serotonin, dopamin, norepinefrin ve epinefrinin doku konsantrasyonlarını azaltmaktadır.
Sadece metildopa (L-alfa-metildopa), dopa dekarboksilazı inhibe edebilir ve hayvan dokularında norepinefrini tüketebilir. İnsanlarda antihipertansif aktivite sadece L-isomerden dolayı görülür. Eşdeğer antihipertansif etki için, rasemik şeklinin (DL-alfa-metildopa) yaklaşık iki dozu gereklidir.
Metildopanın kalp fonksiyonları üzerine hiçbir direkt etkisi yoktur ve genellikle glomerüler filtrasyon oranını, renal kan akımını veya filtrasyon fonksiyonunu azaltmaz. Genellikle kalp hızında artış olmaksızın kardiyak output sürdürülür. Bazı hastalarda kalp hızı yavaşlar.
Plazma renin aktivitesi (normal veya yüksek olanlarda) metildopa tedavisi sırasında azalabilir.
Metildopa, hem sırtüstü yatar durumda hem de ayakta kan basıncını azaltır. Yatar durumdaki hastaların arter basınç üzerindeki etkisi daha belirgindir ve nadir olarak semptomatik postural hipotansiyona neden olur. Egzersiz hipotansiyonu ve günlük kan basıncı değişmeleri nadir görülür.
Kan basıncındaki maksimum azalma oral alınımdan 4-6 saat sonra görülür. Pek çok hastada etkin doz seviyesine ulaşıldığında 12-24 saat süre ile düzgün kan basıncı yanıtı alınır. İlaç alımı kesildikten sonra, genellikle kan basıncı 24-48 saat içinde tedavi öncesi seviyelerine geri döner.
Farmakokinetik özellikler
Metildopa oral alınımdan sonra muhtemelen amino asit aktif transport sistemiyle kararsız olarak ve tamamen absorblanır. Ortalama biyoyararlılığı yaklaşık %50'dir. Plazma proteinlerine minimal düzeyde bağlanır.
Metildopa, tamamen metabolize olur. Bilinen üriner metabolitler: alfa-metildopa mono-o-sülfat; 3-o-metil-alfa-metildopa; 3,4-dihidroksifenilaseton; alfa-metildopamin, 3-o-metil-alfa-metildopamin ve bunların konjugatları.
Absorblanmış metildopanın yaklaşık %70'i idrarla metildopa ve onun mono-o-sülfat konjugatı şeklinde atılır. Renal klerens, normal kişilerde yaklaşık 130 ml/dakikadır ve renal yetmezlikle bu değer azalır. Metildopanın plazma yarı ömrü 105 dakikadır. Oral dozlardan sonra atılım 36 saat içinde tamamlanır.
Metildopa, plasental bariyeri geçer ve fetusun kan dolaşımında ve anne sütünde bulunur.
ENDİKASYONLARI
ALFAMET, hipertansiyonda endikedir.
KONTRENDİKASYONLARI
Akut hepatit ve aktif siroz gibi aktif hepatik rahatsızlıkta, daha önceden metildopa tedavisine bağlı karaciğer rahatsızlığı görülen hallerde, metildopaya ve tablet içindeki diğer maddelere karşı aşırı duyarlığı olan kişilerde kontrendikedir.
UYARILAR / ÖNLEMLER
Pozitif Coombs testi, hemolitik anemi ve metildopa tedavisiyle görülebilen karaciğer rahatsızlıklarını tanımlamak için önemlidir. Karaciğer rahatsızlıklannın neden olduğu nadir görülen hemolitik aneminin tam olarak fark edilip üstesinden gelinmedikçe potansiyel olarak fatal komplikasyonlara yol açabilir.
Uzun süre metildopa kullanımı ile hastanın %10-20'sinde, metildopa tedavisinin 6. ve 12. ayları arasında genellikle direkt Coombs testinin pozitif sonuç verdiği görülür. En düşük insidansa 1 g veya daha az günlük dozlarda rastlanır. Bu durum nadir vak'alarda potansiyel olarak fatal komplikasyonlara yol açan hemolitik anemi ile ilgili olabilir. Coombs testi pozitif olan hastalarda hemolitik aneminin gelişeceği kesin olarak ileri sürülemez.
Önceden bilinen veya gelişen pozitif direkt Coombs testi tek başına metildopa kullanımı için bir kontrendikasyon değildir. Eğer metildopa tedavisi sırasında pozitif Coomsb testi gelişirse, hemolitik aneminin bulunup bulunmadığını ve pozitif Coombs testinin bir problem olup olmadığını doktor saptamalıdır. Örneğin, pozitif direkt Coombs testine ilave olarak kan cross-matching'i etkileyebilen daha az sıklıkla pozitif indirekt Coombs testi de oluşabilir.
Tedaviye başlamadan önce bir baz olması açısından veya anemi olup olmadığını tespit etmek için kan sayımı (hematokrit, hemoglobin veya alyuvar sayımı) istenir. Hemolitik anemiyi ortaya çıkarmak için tedavi sırasında periyodik kan sayımı yapılmalıdır. Tedavi başlamadan önce ve başladıktan sonra 6. ve 12. aylarda direkt Coombs testinin yapılması yararlı olabilir.
Eğer hemolitik anemiye bağlı pozitif Coombs testi görülürse, nedenin metildopa olabileceği düşünülmeli ve ilaç derhal kesilmelidir. Eğer değilse kortikosteroidler verilebilir ve aneminin diğer nedenleri araştırılmalıdır. Eğer hemolitik anemi metildopaya bağlı ise ilaç tekrar kullanılmamalıdır.
Metildopa sadece Coombs testini pozitifleştirdiği zaman veya hemolitik anemilerde alyuvarlar genellikle IgG sınıfı gamma globulinlerle kaplanırlar. Pozitif Coombs testi metildopa kesildikten haftalar hatta aylar sonra bile normale dönüşmez.
Metildopa alan bir hastada transfüzyona gerek duyulursa, hem direkt hem de indirekt Coombs testi yapılmalıdır. Hemolitik anemi olmadığı hallerde genellikle sadece direkt Coombs testi pozitif olur. Sadece pozitif direkt Coombs testi tip tayini ve cross-matching ile etkileşmez. Eğer aynı zamanda indirekt Coombs testi de pozitif olursa, problemler başlıca cross-matching'de ortaya çıkabilir ve bir hematoloji veya transfüzyon uzmanının yardımına gereksinim duyulabilir.
Nadiren metildopa tedavisinin ilk 3 haftası içinde, bazı durumlarda eozinofili veya serum alkalinfosfataz, serum transaminazlar (SGOT, SGPT), bilirubin ve protrombin zamanı gibi bazı karaciğer fonksiyon testlerinde veya birinde anormalliklerle birlikte ateş görülebilir. Ateşli veya ateşsiz sarılık, tedavinin başlarında genellikle ilk 2 ila 3 ay içinde görülebilir. Bulgular bazı hastalarda kolestasis bulguları ile aynıdır. Diğer bulgular ise hepatit ve hepatoselüler hasar ile aynıdır.
Seyrek olarak, metildopa kullanımından sonra fatal hepatik nekroz bildirilmiştir. Bu hepatik değişiklikler aşırı duyarlık reaksiyonları gösterebilir. Periyodik hepatik fonksiyon tayinleri özellikle tedavinin ilk 6 ila 12. haftasında veya tanımlanamayan ateş görülür görülmez yapılmalıdır. Eğer ateş, karaciğer fonksiyon testlerinde anormallikler veya sarılık görülürse, metildopa tedavisi kesilmelidir. Eğer neden metildopa ise ilaç kesildiği zaman ateş ve karakteristik olarak karaciğer fonksiyonlarındaki anormallikler normale döner. Bu gibi hastalarda metildopa tekrar kullanılmamalıdır.
Nadiren, başta granülositler olmak üzere beyaz kan hücre miktarının reversibl azalması görülmüştür. Granülosit miktarı ilacın kesilmesiyle hemen normale döner. Nadir olarak granülositopeni vak'aları bildirilmiştir. Her vak'ada, ilaç kesildiği takdirde, akyuvar miktarı normale döner. Reversibl trombositopeni nadiren görülmüştür.
Metildopa, geçmişinde karaciğer rahatsızlığı veya karaciğer fonksiyon bozukluğu olan kişilerde dikkatle kullanılmalıdır.
Metildopa alan bazı hastalarda klinik ödem veya kilo artışı görülür. Bu durum, bir diüretik kullanımı ile kontrol edilebilir. Eğer ödem artar veya kalp yetmezliği belirtileri görülürse metildopa derhal kesilmelidir.
İlaç, diyaliz ile kandan uzaklaştığından metildopa verilen diyaliz hastalarında, diyalizden sonra hipertansiyon tekrar görülebilir.
Ciddi iki taraflı serebrovasküler rahatsızlığı olan hastalarda metildopa kullanımı sırasında nadiren istem dışı Koreoatetotik hareketler gözlenmiştir. Bu hareketler görüldüğünde tedavi kesilmelidir.
Laboratuvar Testleri
Kan sayımı, Coombs testi ve karaciğer fonksiyon testleri, tedavi başlamadan önce ve sonra periyodik aralıklarla önerilmektedir.
İlaç - Laboratuvar Test Etkileşimi
Metildopa; fosfotungstat metoduyla idrarda ürik asit, alkalin pikrat metoduyla serum kreatinin ve kolorimetrik metodlarla SGOT tayinlerini etkileyebilir. SGOT analizleri için spektrofotometrik metodlarla etkileşim bildirilmemiştir.
Metildopa, kateşolaminler gibi aynı dalga boyunda idrar numunelerinde floresans verdiklerinden dolayı, idrar kateşolaminleri yanlış olarak yüksek seviyelerde ölçülebilir. Bu durum feokromositom teşhisi ile karışır. Feokromositom olasılığı olan hastayı ameliyat etmeden önce, bu fenomonu tanımak önemlidir. Feokromositom testi için, vanilini vanililmandelik asite (VMA) çeviren metodla VMA'nın ölçümünü metildopa etkilemez. Metildopa, feokromositomlu hastaların tedavisi için kullanılmamaktadır. Nadiren, idrar hava ile temas ettiği zaman metildopa veya metabolitlerinin parçalanmasından dolayı idrar koyulaşabilir.
GEBELİKTE KULLANIM
Hamilelik kategorisi B.
Hamileliğin ilk trimesterinde, hamile kadınlarla yapılmış yeterli ve iyi-kontrollü çalışmalar bulunmamaktadır. Hamileliğin 2. ve 3. trimesterinde ise, ancak doktor tavsiyesine göre ve doktor kontrolünde kullanılmalıdır.
Emziren annelerde kullanımı: metildopa sütle atılır. Bundan dolayı, emziren annelere verileceği zaman dikkatli olunmalıdır.
İLAÇ ETKİLEŞMELERİ
Metildopa diğer antihipertansif ilaçlarla birlikte kullanıldığı zaman, antihipertansif etki artar. Hastalar, ilaç aşırı duyarlığının beklenmeyen belirtilerine bağlı olarak görülen yan etkileri saptamak için dikkatle izlenmelidir.
Metildopa kullanan hastalar daha düşük anestezik doza gereksinim duyabilirler. Eğer anestezi sırasında hipotansiyon görülürse, bu durum genellikle vazopressörlerle kontrol altına alınabilir. Metildopa tedavisi sırasında adrenerjik reseptörler hassaslaşırlar.
Metildopa ve lityum birlikte verileceği zaman, hastalar lityum toksisitesinin semptomları için dikkatle izlenmelidirler.
YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER
Tedavi başlarında veya doz artırımlarında genellikle geçici sedasyon görülebilir. İlk ve geçici semptomlar olarak baş ağrısı, asteni veya halsizlik bildirilmiştir. Metildopadan dolayı belirgin yan etkiler seyrek olmuştur ve genellikle metildopa iyi tolere edilir.
Bildirilen yan etkiler, kategorilerine ve görülme sıklığına göre şunlardır:
Kardiyovasküler sistem: Angina pektoris'in şiddetlenmesi, konjestif kalp yetmezlği, uzamış karotis sinüs aşırı duyarlığı, ortostatik hipotansiyon (azalan günlük dozda), ödem veya kilo artışı ve bradikardi.
Gastrointestinal sistem: Pankreatit, kolit, diyare, tükürük bezi iltihabı, hassas veya siyah dil, kusma, konstipasyon, distansiyon, gaz (mide veya barsak) ve ağız kuruluğu.
Endokrin: Hiperprolaktinemi
Hematolojik: Kemik iliği depresyonu, lökopeni, granülositopeni, trombositopeni, hemolitik anemi; antinüklear antikor, LE hücreleri ve romatoid faktör için pozitif testler ve pozitif Coombs testi..
Hepatik: Hepatit, sarılık, anormal karaciğer fonksiyon testleri gibi karaciğer rahatsızlıkları.
Aşırı duyarlık: Miyokardit, perikardit, vaskülit, lupus benzeri sendrom ve ilaca bağlı ateş.
Sinir sistemi/Psikiyatri: Parkinsonizm, Bell felci, zihinsel berraklığın azalması, istem dışı Koreoatetotik hareketler, serebrovasküler semptomların yetersizliği, kabuslar ve reversibl hafif psikoz veya depresyon içeren psişik rahatsızlıklar, baş ağrısı, sedasyon, asteni veya halsizlik, baş dönmesi, sersemlik ve parestezi.
Metabolik: BUN artışı
Kas-iskelet sistemi: Artralji ve miyalji
Solunum sistemi: Burun tıkanıklığı
Deri: Toksik epidermal nekroliz ve kızarıklık
Üro-genital sistem: Amenore, jinekomasti, laktasyon, impotens ve libido azalması
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.
KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU
Doktor tarafından başka şekilde önerilmediği takdirde;
Yetişkinlerde
Başlangıç dozu
Metildopanın mutat başlangıç dozu ilk 48 saat içinde günde 2 veya 3 defa 250 mg'dır. Yeterli bir yanıt alınana kadar, günlük doz tercihen iki günden az olmayan aralıklarla azaltılabilir veya artırılabilir. Sedasyonu mümkün olduğu kadar azaltmak için, doz artırımlarına akşamları başlanmalıdır. Doz düzenlemesiyle sabah hipotansiyonu, öğleden sonra kan basıncı kontrolü yapılmaksızın önlenebilir.
Diğer antihipertansif ilaçları alan hastalara bunların yerine metildopa verileceği zaman, düzgün bir geçiş sağlamak için bu ilaçların dozunda ayarlama yapılmasına gerek duyulabilir.
Metildopa, tiazidlerin dışında diğer antihipertansif ilaçlarla verileceği zaman, metildopanın başlangıç dozu bölünmüş dozlar halinde günlük en fazla 500 mg olmalıdır; metildopa tiazidlere ek olarak verileceği zaman tiazid dozunu değiştirmek gerekmemektedir.
İdame dozu
Metildopanın mutat günlük dozu 2-4 defa 500 mg ila 2 g'dır. Bazen hastalar daha yüksek dozlara yanıt verirlerse de, günlük önerilen maksimum doz 3 g'dır. Bir kez etkili doz aralığına ulaşıldığında, 12 ila 24 saat içinde pekçok hastada uygun bir kan basıncı yanıtı görülür. Metildopa, nispeten kısa etki süreli olduğundan dolayı ilacın kesilmesinden genellikle 48 saat sonra hipertyansiyona dönüş meydana gelir. Bu durum kan basıncının aşırı artışıyla komplike değildir.
Genellikle tedavinin 2. ve 3. ayları arasında bazen tolerans görülebilir. Çoğu kez bir diüretik eklenmesi veya metildopa dozunun artırılması etkili kan basıncı kontrolünü sağlar. Eğer tedaviye bir tiazidle başlanmışsa veya etkili kan basıncı kontrolü günlük 2 g metildopa ile sağlanamıyorsa metildopa tedavisinin herhangi bir aşamasında bir tiazid ilavesi yapılabilir.
Metildopa, büyük oranda böbrek yoluyla atılır ve renal fonksiyon bozukluğu olan hastalarda küçük dozlarla yanıt alınabilir. yaşlı hastalardaki senkop duyarlığın artmasıyla ve ilerlemiş arteriosklerotik vasküler rahatsızlıkla ilgili olabilir. Bu durumda yüksek dozlardan kaçınılmalıdır.
Çocuklarda
Başlangıç dozu günde 2-4 defa 10 mg/kg'dır. Yeterli bir yanıt alınana kadar günlük doz artırılır ya da azaltılır. Maksimum doz günlük 65 mg/kg ve 3 g'dır (hangisi daha az ise).
DOZ AŞIMI VE TEDAVİSİ
Akut doz aşımında sinir sistemi ve gastroentestinal fonksiyon bozukluklarına (aşırı sedasyon, halsizlik, bradikardi, baş dönmesi, sersemlik, konstipasyon, distansiyon, gaz, diyare, mide bulantısı ve kusma) atfedilecek diğer yanıtlarla birlikte akut hipotansiyon görülebilir.
Meydana gelebilecek bir doz aşımında, semptomatik ve destekleyici önlemler alınmalıdır. İlaç henüz yutulmuşsa, gastrik lavaj veya kusturma absorbsiyonu azaltabilir. İlaç alımı daha önce olmuşsa, infüzyon idrar atılımını artırmak için yardımcı olabilir.
Levarterenol, epinefrin, metaraminol bitartarat gibi semptomatik ilaçlar endike olabilir. Metildopa kandan diyalizla uzaklaştırtılabilir.
SAKLAMA KOŞULLARI
30°C'nin altında oda sıcaklığında saklayınız.
Doktora danışmadan kullanılmamalıdır.
Çocukların ulaşamayacakları yerlerde ve ambalajında saklayınız.
TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI
30 film tabletlik blister ambalajlarda
RUHSAT TARİHİ VE NUMARASI
10.02.1977 - 125/23
RUHSAT SAHİBİ VE ÜRETİM YERİ
İ.E. ULAGAY İLAÇ SANAYİİ TÜRK A.Ş. Topkapı - İSTANBUL Reçete ile satılır.





















