ALKYLOXAN INJECTION 500 mg
- FORMÜLÜ
- FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
- KONTRENDİKASYONLARI
- UYARILAR / ÖNLEMLER ve GEBELİKTE KULLANIM
- YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER
- İLAÇ ETKİLEŞMELERİ
- KULLANIM ŞEKLİ VE DOZ
- DOZ AŞIMI
- SAKLAMA KOŞULLARI
- TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI
- RUHSAT SAHİBİ ADI VE ADRESİ
- ÜRETİM YERİ İSİM VE ADRESİ
- RUHSAT TARİH VE NUMARASI
FORMÜLÜ
Bir steril apirojen flakon Alkyloxan Injection 500 mg aşağıdaki maddeleri içerir :
Aktif madde
Siklofosfamid 500 mg
Yardımcı madde
Sodyum klorür 225 mg
FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
Siklofosfamid esas olarak karaciğerde mikrozom oksidaz sisteminin etkisi ile transforme olarak alkilleyici aktif metabolitlere dönüşür. Bu metabolitler
hızla prolifere olan dokular, özellikle habis hücreler ile etkileşime girer. Etki mekanizmasının tümör hücresi DNA sarmalları arasında çapraz bağlar
oluşturmak şeklinde olduğu sanılmaktadır.
İlacın değişmeyen kısmı yaklaşık %5-25 olup, eliminasyon yarı-ömrü 3-12 saattir ve idrarla ekskrete edilir. Ancak esas kısmı metabolitler şeklinde
elimine olur. Gerek plazma, gerekse idrarda sitotoksik olan ve olmayan çeşitli metabolitler saptanmıştır. Metabolitlerin konsantrasyonları plazmada,
uygulamadan 2-3 saat sonra maksimuma ulaşır.
Değişmeyen kısmın proteine bağlanma oranı düşüktür. Ancak bu oran bazı metabolitlerde %60'tan da yüksektir.
ENDİKASYONLARI
• Malign lenfomalar (Hodgkin ve non-Hodgkin)
• Multipl miyelom
• Akut miyelojenöz ve monositik lösemiler, pediatrik akut lenfoblastik lösemi, kronik lenfositik ve granülositik lösemiler
• Micosis fungoides
• Nöroblastoma
• Over adenokarsinomu
• Retinoblastoma
• Meme kanseri
KONTRENDİKASYONLARI
Kemik iliği depresyonu olan hastalarda Alkyloxan'ın kullanımına devam edilmesi kontrendikedir. Daha önceden siklofosfamid'e karşı aşırı duyarlılığı
olduğu bilinen hastalara da Alkyloxan uygulanmamalıdır.
UYARILAR / ÖNLEMLER ve GEBELİKTE KULLANIM
Tek başına veya kombinasyon şeklinde Alkyloxan ile tedavi edilen bazı hastalarda sekonder maligniteler oluşmuştur. Bunlar en sık mesane tümörleri,
miyoproliferatif veya lenfoproliferatif malignitelerdir. Sekonder malignite bazı vakalarda, siklofosfamid uygulaması durdurulduktan birkaç yıl sonra
gelişmiştir. Mesane kanseri ise, genellikle daha önce hemorajik sistit geçiren hastalarda görülmüştür. Siklofosfamid'e bağlı sekonder malignite riski,
ilaç kullanımından önce fayda-risk değerlendirmesi sırasında gözönünde bulundurulmalıdır.
Alkyloxan gebe kadınlara uygulandığında, fetusa zarar verebilir. Siklofosfamid uygulanmış gebe kadınlarda anomaliler bildirilmiştir. Bu kadınların
çocuklarından bazılarında ektrodaktili görülmüş olup, bazılarında ise hiçbir anomali gelişmemiştir. Doğurgan potansiyeldeki kadınlara SİKLOFOSFAMİD
tedavisi boyunca gebe kalmamaları önerilmelidir.
Alkyloxan oogenez ve spermatogenez'i etkileyebilir, her iki cinste steriliteye yol açabilir. Sterilite gelişmesinin siklofosfamid dozuna, tedavi
süresine ve tedavi sırasında gonad fonksiyonlarının durumuna bağlı olduğu sanılmaktadır. Siklofosfamid'e bağlı sterilite bazı hastalarda irreversibl
olabilir.
Alkyloxan ile tedavi gören kadınların önemli bir kısmında, östrojen azalması ve gonadotropin artışına bağlı olarak amenore gelişebilir. Bu kadınların
adetleri, genellikle tedavi kesildikten birkaç ay sonra düzelir. Puberte öncesi dönemde Alkyloxan ile tedavi görmüş kızlarda ise sekonder seks
karakterleri normal olarak gelişir, adetler de düzenli olur.
Alkyloxan ile tedavi gören erkeklerde gonadotropin artışı ile birlikte oligospermi veya azospermi görülebilir, ancak testosteron salgılaması normaldir.
Seksüel potens ve libido bozulmamaktadır. Puberte öncesi dönemde siklofosfamid ile tedavi gören erkek çocuklarda sekonder seks karakterleri normal
olarak gelişir, ancak oligospermi veya azospermi ve gonadotropin salgısında artış görülebilir. Belli bir derecede testis atrofisi gelişebilir.
Azospermi bazı hastalarda geçicidir, ancak düzelmesi tedaviyi kestikten sonra birkaç yıl sürebilir.
Alkyloxan ile tedavi gören hastalarda hemorajik sistit gelişebilir. Bu durum seyrek olarak şiddetli, bazen de fatal olabilir. Bu yan etki Alkyloxan'ın
dozuna ve tedavinin devam süresine bağlıdır. Kanamanın nedeninin, siklofosfamid'in idrarla itrah edilen metabolitleri olduğu sanılmaktadır. Forse
diürez, ilacın böbrekte kalış süresini azaltarak sistit gelişimini önlemeye yardımcı olabilir. kanama şiddetli olduğu taktirde, çoğunlukla tedavinin
durdurulması gerekir.
Her ne kadar, bazı vakalarda önerilen dozlar dahilinde Alkyloxan uygulaması sonrasında kardiyak fonksiyon bozuklukları bildirilmişse de, sebep-sonuç
ilişkisi kurulamamıştır. Kardiyotoksisite, birkaç gün süre ile 120-270 mg/kg gibi yüksek doz siklofosfamid uygulanan yoğun bir anti-kanser tedavi
şeması sonrasında görülmüştür. Yüksek doz Alkyloxan uygulanan bazı seyrek vakalarda, ilk dozdan birkaç gün sonra şiddetli, bazen de fatal olabilen
konjestif kalp yetmezliği gelişmiştir. Ancak, yüksek doz Alkyloxan'a bağlı kardiyotoksisite gelişen hastalardan yaşayanlarda tedavi sonrasında EKG veya
ekokardiyogram ile gösterilebilen herhangi bir kardiyak anomali kalmamıştır.
Alkyloxan'ın, doksorubisin'in kardiyotoksisitesini artırabileceği bildirilmiştir.
Aşağıdaki durumlardan birinin mevcut olması durumunda, toksisite gelişebileceği olasılığı dikkate alınarak, söz konusu hastanın çok sıkı takip edilmesi
gerekir :
• Lökopeni
• Trombositopeni
• Tümör hücrelerinin kemik iliğine enfiltre olması
• Daha önce radyoterapi uygulanmış olması
• Daha önce diğer sitotoksik ilaçlarla kemoterapi uygulanmış olması
• Karaciğer fonksiyon bozuklukları
• Böbrek fonksiyon bozuklukları
Tedavi süresince, kemik iliği supresyonu derecesini tayin edebilmek amacıyla tam kan sayımları (özellikle nötrofiller ve plateletler) periyodik olarak
yapılmalıdır. Hemorajik sistit'i önceden anlayabilmek amacı ile idrarda eritrosit aranmalıdır.
Alkyloxan, emziren annelerde süte geçmektedir. Bu bakımdan, emziren annelerde ilacın anne için önemi hesaba katılarak karar verilmelidir.
YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER
a. Hematolojik toksisite : Alkyloxan ile tedavi edilen hastalarda oluşan lökopeni ilacın dozuna bağlı olup, doz ayarlama kılavuzu olarak da
kullanılabilir. 2.000/mm3'ün altındaki lökopeni başlangıç dozu uygulanan hastaların çoğunda görülür. Daha düşük dozlarla devam edilen hastalarda ise
daha seyrek görülür. Nötropeninin derecesi, enfeksiyonlara dirençteki azalma ile ilişkili olduğundan oldukça önemlidir.
Trombositopeni veya anemi seyrek gelişir. Bu hematolojik etkiler çoğunlukla dozu düşürerek veya tedaviyi durdurarak düzeltilebilir. Lökopenide düzelme
çoğunlukla tedaviyi durdurduktan 7-10 gün sonra başlar.
b. Gastrointestinal toksisite : En sık görülenleri bulantı ve kusmadır. İştahsızlık ve daha seyrek olarak batında rahatsızlık hissi veya ağrı ve
diyare görülebilir. Tedavi süresince hemorajik kolit, ağızda mukoza ülserasyonu ve sarılık gelişen nadir vakalar vardır. Bu yan etkiler siklofosfamid
tedavisi kesildiğinde genellikle durur.
c. Deri ve ekleri : Alkyloxan ile tedavi edilen hastalarda alopesi sık görülür. Tedavi sonrasında çoğunlukla saç yeniden çıkar. Ancak şekli ve rengi
farklı olabilir.
Alkyloxan ile tedavi gören hastalarda seyrek olarak deri döküntüleri görülebilir. Deride pigmentasyon ve tırnaklarda değişiklikler de görülebilir.
d. Solunum sistemi : Uzun süre ile yüksek doz Alkyloxan uygulananlarda interstisyel pulmoner fibroz geliştiği bildirilmiştir.
e. Diğerleri
Çok nadiren anafilaktik reaksiyon bildirilmi°tir.
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.
İLAÇ ETKİLEŞMELERİ
Siklofosfamid'in metabolize olma oranı ve lökopenik aktivitesinin, yüksek dozlarda fenobarbital ile arttığı bildirilm i°tir.
Siklofosfamid kolinesteraz aktivitesini uzun süre ve belirgin seviyede azalttığından, ilacı aldığı tarihten itibaren 10 gün içinde genel anestezi
verilecek hastalarda anestezistin uyarılması gerekir.
Siklofosfamid'in adrenalektomi uygulanmış köpeklerde daha toksik olduğu bildirilmiştir. Bu yüzden, adrenalektomi yapılmış hastalarda gerek steroidler,
gerekse siklofosfamid'in dozlarının ayarlanması gerekebilir.
Siklofosfamid ayrıca yara iyileşmesini yavaşlatabilir.
KULLANIM ŞEKLİ VE DOZ
Alkyloxan tek başına verildiği taktirde, hematolojik tablosu normal kişilerde başlangıç dozu 2-5 gün içinde verilmek üzere intravenöz 40-50 mg/kg'dır.
Diğer tedavi şemalarında ise intravenöz doz 7-10 gün boyunca günde 10-15 mg/kg veya haftada iki kere 3-5 mg/kg olabilir.
İntravenöz Alkyloxan için daha birçok değişik tedavi şeması vardır. Bütün bu şemalarda doz antitümör aktivite ve/veya lökopeni'ye göre
ayarlanmalıdır.Lökosit sayısı 2.000/mm3'e düşmesine, ciddi bir enfeksiyon riski olmadan tahammül edilebilir.
Alkyloxan kombine tedavi şemalarına eklendiği taktirde, diğer ilaçlar gibi Alkyloxan'ın dozunu da azaltmak gerekebilir.Alkyloxan 500 mg lOml solusyon
ile dilue edilir, %5 Dekstroz, %5 dekstroz ve %0.9 sodyum klorür, %5 dekstroz ve ringer solüsyonu, laktatlı ringer solüsyonu, %0.45 sodyum klorür, 1/6
molar sodyum laktat solusyonları ile kullanılabilir.
Kullanıma ait özel uyarılar
Büyüteç kullanmadan bir bulanıklık veya yabancı maddeler görüldüğü takdirde ilaç kullanılmamalıdır.
DOZ AŞIMI
Teorik olarak, Alkyloxan Inj. 500 mg'ın aşırı dozajı durumunda, kemik iliği supresyonu, gastrointestinal toksisite gibi yan etkilerin daha da
şiddetlenmesi beklenir. Ancak sitostatik tedavi büyük bir dikkatle yapıldığından, böyle bir olay son derece seyrektir.
Böyle bir durumda uygulamanın durdurulması ve semptomatik destek tedavisi ve özellikle enfeksiyonların kontrolü gerekir. Ancak, siklofosfamid'e karşı
etkili bir antidot halen bilinmemektedir.
SAKLAMA KOŞULLARI
25°C'nin altında oda sıcaklığında saklanmalıdır.
TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI
500 mg siklofosfamid içeren 1 flakon
RUHSAT SAHİBİ ADI VE ADRESİ
Koçsel Sanayi ve Ticaret A.Ş. Koşuyolu Cad. No:102 81020 Kadıköy-İSTANBUL
Tel: (0 216) 327 94 30 (pbx) Fax: (0 216) 326 49 95
ÜRETİM YERİ İSİM VE ADRESİ
CHOONGVVAE PHARMA CORPORATION 698, Shindaebang-dong, Dongjak-Ku Seoul-Kore'de üretilmiştir.
RUHSAT TARİH VE NUMARASI
10.07.2000 - 107/98
Çocukların ulaşamayacakları yerlerde ve ambalajında saklayınız.
Reçete ile satılır.





















