CONCOR LAK TABLET 5 mg

UYARI: 

Bu Bölümdeki Bilgiler Yalnızca Sağlık Alanında Uzman Kişiler İçindir!

Firma: 
DAIICHI SANKYO

FORMÜLÜ

Her tablette; etken madde olarak 5 mg bisoprolol hemifumarat, yardımcı madde olarak demir oksit sarı ve titan-IV-oksit bulunur.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ

Farmakodinamik özellikleri

Bisoprolol, intrinsik stimüle edici ve membran stabilize edici etkisi olmayan, yüksek dereceli (31 - selektif adrenoseptör bloke edici bir ajandır. Bronş ile ilgili damarların düz kaslarındaki P2 reseptörlerine ve metabolik regülasyon P2 reseptörlerine çok düşük afınite gösterirler. Bu nedenle, bisoprololün solunum yolu direncini ve P2 ile uyarılan metabolik işlemleri etkilemesi beklenmez. P1- selektivitesi, terapötik doz aralığının dışında da geçerlidir.

Bisoprololün bilinen negatif inotropik etkisi yoktur.

Bisoprolol oral uygulamadan 3-4 saat sonra maksimum etkiye ulaşır. Plazma eliminasyon yarılanma süresi 10-12 saattir ve günde tek doz ile 24 saatlik etki sağlar. Bisoprololün maksimum antihipertansif etkisine genellikle 2 hafta sonunda ulaşılır.

Kronik kalp yetmezliği olmayan koroner kalp hastalarına akut uygulamada, bisoprolol kalp hızını ve atım hacmini ve böylece kardiyak debiyi ve oksijen tüketimini düşürür. Kronik uygulamada önceden artmış periferik direnç düşer.

Farmakokinetik özellikleri

Absorpsiyon

Bisoprololün %90'ından fazlası gastrointestinal sistemden emilir. İlk geçiş metabolizmasının etkisi, < %10 civarında olması nedeniyle, oral kullanımda yaklaşık %90 oranında mutlak bir biyoyararlanıma sahiptir.

Dağılım

Dağılım hacmi 3,5 L/kg dır. Bisoprololün plazma proteinine bağlanma oranı, yaklaşık %30'dur.

Metabolizma ve eliminasyon

Bisoprolol, eşit ölçüde etkili iki yolla vücuttan uzaklaştırılır: %50'si karaciğer tarafından metabolize edilerek inaktif metabolitlere dönüştürülür ve bu metabolitler böbrekler yoluyla atılır. Kalan %50'si metabolize edilmeden böbrekler yoluyla atılır. Eliminasyon, böbrek ve karaciğerde aynı oranda gerçekleştiğinden karaciğer veya böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda dozaj ayarlamalarına genellikle gerek duyulmaz.

Toplam klirensi, yaklaşık olarak 15 L/saattir. Plazma eliminasyon yarı-ömrü, 10-12 saattir. Bisoprololün farmakokinetiği doğrusal ve yaştan bağımsızdır.

ENDİKASYONLARI

• Hipertansiyon

• Koroner kalp hastalığı (angina pektoris).

• ADE inhibitörlerine, diüretiklere ve opsiyonel olarak kardiyak glikozidlere ek olarak, sistolik ventriküler fonksiyonların zayıf (ekokardiyografi sonucu ejeksiyon fraksiyonu < %35) olduğu stabil kronik orta şiddetli veya şiddetli kalp yetmezliğinin tedavisinde endikedir.

KONTRENDİKASYONLARI

Concor®, aşağıdaki rahatsızlıkları olan hastalarda kullanılmamalıdır:

• akut kalp yetmezliği veya i.v. inotropik tedavi gerektiren dekompanse kalp yetmezliği atakları sırasında,

• kardiyojenik şok,

• ikinci veya üçüncü derece AV blok (pacemaker/kalp pili olmaksızın),

• bozulmuş sinüs sendromu,

• sinoatriyal blok,

• semptomatik bradikardi,

• semptomatik hipotansiyon

• ciddi bronşiyal astım veya ciddi kronik obstrüktif akciğer hastalığı,

• periferik arteriyel oklüzif hastalığının son evreleri veya Raynaud sendromunun ciddi formu

• tedavi edilmemiş feokromositoma (bakınız uyarılar/ önlemler),

• metabolik asidoz,

• bisoprolole veya yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılık.

UYARILAR / ÖNLEMLER

Kronik kalp yetmezliği tedavisinde

Stabil kronik kalp yetmezliğinin bisoprolol ile tedavisinin başlangıcında düzenli olarak izlenmesi gerekir. Dozaj ve uygulama şekli için bakınız "Kullanım şekli ve dozu." Aşağıdaki hastalıklar ve koşullar ile birlikte kalp yetmezliği bulunan hastalarda bugüne kadar bisoprolol ile yeterli terapötik çalışma yapılmamıştır:

• NYHA sınıf II kalp yetmezliği

• İnsüline bağımlı diabetes mellitus (tip I)

• Böbrek yetmezliği (serum kreatinin > 300 mmol/L)

• Karaciğer yetmezliği

• 80 yaşın üstündeki hastalar

• Sınırlayıcı kardiyomiyopati

• Konjenital kalp hastalığı

• Hemodinamik olarak belirgin organik kapak hastalığı

• Son 3 ay içinde miyokard enfarktüsü

Hipertansiyon veya angina pektoris tedavisinde

Kalp yetmezliği ile birlikte hipertansiyon veya angina pektorisi olan hastalarda bisoprolol dikkatle kullanılmalıdır.

Bütün endikasyonların tedavisinde

Kalp kondisyonunda geçici kötüleşmeye yol açabileceğinden, özellikle iskemik kalp hastalığı olanlarda bisoprolol tedavisi açıkça endike olmadığı taktirde aniden kesilmemelidir. Detaylı bilgi için kullanım şekli ve dozuna bakınız.

Concor®, aşağıdaki durumlarda yalnızca özel dikkatle kullanılabilir

• kan glukoz değerlerinde büyük dalgalanmalar gösteren diabetes mellitus; hipoglisemi semptomları (taşikardi, palpitasyon veya terleme) maskelenebilir,

• uzun süreli açlık,

• devam eden desensitizasyon tedavisi. Diğer beta-blokörlerde olduğu gibi, bisoprolol hem alerjenlere duyarlılığı hem de anaflaktik reaksiyonların şiddetini arttırabilir. Epinefrin, bu vakalarda her zaman istenen terapötik etkiyi sağlamaz.

• birinci derece AV blok,

• Prinzmetal anginası,

• oklüzif periferik arter hastalığı. Özellikle tedavinin başlangıcında şikayetler yoğunlaşabilir.

Kişisel veya ailesel psöriazis hikayesi bulunan hastalara (3-blokörler (örneğin; bisoprolol) ancak risk/yarar oranı dikkatlice dengelendikten sonra verilmelidir.

Bisoprolol tedavisi sırasında, tirotoksikoz semptomları maskelenebilir. Feokromositoması olan hastalarda, bisoprolol alfa reseptör blokajından sonra uygulanmalıdır.

Genel anestezi uygulanacak hastalar için anestezist beta reseptör blokajı konusunda dikkatli olmalıdır. Eğer ameliyat öncesi yine de beta blokör tedavisinin kesilmesi gerekiyorsa bu aşamalı olarak yapılmalı ve anesteziden 48 saat önce tamamlanmalıdır.

Semptomlara neden olan bronşiyal astım veya diğer kronik obstrüktif akciğer hastalığında, bisoprolol tedavisi bronkodilatör tedavi ile birlikte yürütülmelidir. Bazı durumlarda astım hastalarında solunum direnci artışı görülebilir ve buna bağlı olarak P2 -sempatomimetiklerinin dozunu arttırmak gerekebilir.

GEBELİKTE VE LAKTASYON DÖNEMİNDE KULLANIMI

Gebelerde kullanımı

Gebelik kategorisi; C'dir.

Bisoprololün farmakolojik etkinliği gebelik ve/veya fötus/yenidoğan üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir.

Genel olarak, beta-blokörler plasental perfüzyonu azaltır ki, bu durum uterus içi büyüme bozuklukları, fötal ölüme, düşük veya erken doğuma sebep olabilir. Fötus ve yenidoğanda advers olaylar (örneğin; hipoglisemi ve bradikardi) görülebilir. Eğer bir beta-blokörle tedavi gerekli ise, (31 -selektif beta-blokörler tercih edilir. Bisoprolol, kesin olarak gerekli olmadıkça gebelik sırasında kullanılmamalıdır. Eğer bisoprolol ile tedavinin gerekli olduğu düşünülüyorsa, uteroplasental kan akımı ve fötal büyüme izlenmelidir. Gebelik veya fötus üzerinde zararlı etkilerin görülmesi durumunda alternatif tedavi tedbirleri düşünülmelidir. Yeni doğan bebek, yakından izlenmelidir. Hipoglisemi ve bradikardi semptomları genellikle yaşamın ilk 3 günü içinde oluşur.

Emzirenlerde kullanımı

Bisopololün anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Bu nedenle, bisoprolol tedavisi sırasında annenin emzirmesi önerilmez.

ARAÇ VE MAKİNE KULLANMA YETENEĞİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Koroner kalp hastalığı olan hastalar üzerinde yapılan bir araştırmada, bisoprolol hastaların araç kullanma performansını etkilememiştir. Bununla birlikte, ilaca karşı verilen reaksiyonlardaki bireysel farklılıklardan dolayı, araç veya makine kullanma yeteneği bozulabilir. Bu durum, özellikle bisoprolol tedavisinin başlangıcında, ilaç değiştirildiğinde ve alkol ile birlikte kullanım söz konusu olduğunda göz önünde tutulmalıdır.

YAN ETKİLER /ADVERS ETKİLER

Aşağıdaki bilgiler, sıklık terminolojisinde kullanılmaktadır

Çok yaygın (>%10), yaygın (>%1 ve < %10):, yaygın olmayan (>%0,1 ve <%1):, seyrek (>%0,01 ve < %0,1):, çok seyrek (< %0,01):,

İncelemeler

Seyrek: Trigliserit artışı ve karaciğer enzimlerinde (ALAT, ASAT) artışı

Kardiyak bozukluklar

Çok yaygın: Bradikardi (kronik kalp yetmezliği hastalarında),

Yaygın: Önceden mevcut kalp yetmezliğinin kötüleşmesi (kronik kalp yetmezliği hastalarında)

Yaygın olmayan: Bradikardi, AV ileti bozuklukları, kalp yetmezliğinin kötüleşmesi (hipertansiyon veya angina

pektoris hastalarında),

Sinir Sistemi bozuklukları

Yaygın: Yorgunluk*, halsizlik*, baş dönmesi*, baş ağrısı*

Göz bozuklukları

Seyrek: Gözyaşı azalması (eğer hasta kontakt lens kullanıyorsa göz önünde tutulmalıdır). Çok seyrek: Konjonktivit

Kulak ve labirent bozuklukları

Seyrek: İşitme bozukluğu

Solunum yolları, toraks ile ilgili ve mediastinal bozukluklar

Yaygın olmayan: Bronşiyal astımı veya obstrüktif hava yolu hastalığı geçmişi olan kişilerde bronkospazm Seyrek: Alerjik rinit

Gastrointestinal bozukluklar

Yaygın: Bulantı, kusma, diyare, kabızlık

Deri ve subkütan doku bozuklukları

Seyrek: Hipersensitivite reaksiyonları (ör., kaşıntı, kızarıklık, döküntü)

Çok seyrek: Beta blokörler psöriazisi tetikleyebilir veya arttırabilir veya psöriazis-benzeri döküntü, alopesiye

yol açabilir.

Kas, iskelet ve bağ dokusu bozuklukları

Yaygın: Kas zayıflığı ve kas krampları

Vasküler bozukluklar

Yaygın: Ektremitelerde üşüme veya uyuşukluk hissi Yaygm olmayan: Ortostatik hipotansiyon

Genel bozukluklar

Yaygın: Astenia (kronik kalp yetmezliği hastalannda), fatik*

Yaygın olmayan: Astenia (hipertansiyon veya angina pektoris hastalannda),

Hepatobilyer bozukluklar

Seyrek: Hepatit

Üreme sitemi

Seyrek: Ereksiyon bozukluğu

Psikiyatrik bozuklukları

Yaygın olmayan: Depresyon, uyku bozuklukları, Seyrek: Kabus görme, halüsinasyon

*Bu semptomlar, özellikle tedavinin başlangıcında tespit edilebilir. Genellikle orta derecede olup, 1-2 hafta içinde ortadan kalkar.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

İLAÇ ETKİLEŞMELERİ ve DİĞER ETKİLEŞMELER

Önerilmeyen kombinasyonlar

Kronik kalp yetmezliği tedavisinde

Sınıf I antiaritmik ilaçlar (örn; kinidin, disopiramid; lidokain, fenitoin; flekainid propafenon): Atriyoventriküler ileti süresi uzatabilir ve negatif inotropik etkiyi artırabilir.

Bütün endikasyonların tedavisinde

Verapamil ve daha düşük ölçüde diltiazem gibi kalsiyum antagonistleri: Kontraktilite ve atriyoventriküler ileti üzerinde negatif etki oluşabilir. Verapamil tipi kalsiyum antagonistlerinin intravenöz yoldan uygulanması, şiddetli hipotansiyona ve atriyo ventriküler blokaja yol açabilir.

Merkezi etkili antihipertansif ilaçlar (örn. Klonidin, metildopa, moksonodin, rilmenidin): Merkezi etkili antihipertansif ilaçların eşzamanlı kullanımı kalp hızında ve kardiyak iletide azalma, vazodilasyona yol açabilir.

Özellikle beta blokörün bırakılmasından önce ilacın ani olarak kesilmesi "rebound hipertansiyon" riskini artırabilir.

Dikkatle kullanılması gereken kombinasyonlar

Kronik kalp yetmezliği tedavisinde

Sınıf I antiaritmik ilaçlar (örn; kinidin, disopiramid; lidokain, fenitoin; flekainid propafenon): Atriyo ventriküler ileti süresini uzatabilir ve negatif inotropik etkiyi arttırabilir.

Bütün endikasyonların tedavisinde

Nifedipin gibi dihidropridin tipi kalsiyum antogonistleri: Eşzamanlı kullanımda hipotansiyon riskinde artış ve kalp yetmezliği olan hastalarda ventriküler pompa fonksiyonunun bozulmasında artış olasılığı dışlanamaz.

Sınıf III Antiaritmikler, (ör., amiodaron): Atriyoventriküler ileti zamanı uzayabilir. Parasempatomimetik ilaçlar: Eşzamanlı kullanım atriyo-ventriküler ileti süresini ve bradikardi riskini arttırabilir.

Topikal beta blokörler (örn. glokom tedavisinde kullanılan göz damlaları): bisoprololün sistemik etkisini aditif etki oluşturabilir.

İnsülin ve oral antidiyabetikler: Kan şekerini düşürme etkisinin artması, (3-adrenoreseptörlerinin blokajı hipoglisemi semptomlarını maskeleyebilir.

Anestezikler: Refleks taşikardinin zayıflaması ve hipotansiyon riskini artırabilir, (genel anestezi hakkında

daha fazla bilgi için bakmız uyarılar önlemler)

Digital glikozidler: Atriyoventiküler ileti süresinin artması ile kalp hızının azalması,

Non sterodial antienflamatuar ilaçlar (NSAID): Bisoprololün hipotansif etkisini azaltabilirler. (3-sempatomimetik ajanlar (örn. izoprenalin,dobutamin): Bisoprolol ile birlikte kullanıIdığında her iki ajanın da etkisini azaltabilir.

p ve a adrenoreseptörleri aktive eden sempatomimetikler: Bisoprolol ile birlikte kullanımları, kan basıncını arttırabilir. Bu tür etkileşimler non-selektif beta blokörler ile daha fazla benzerliğini düşündürmektedir.

Kan basıncını düşürme potansiyeli olan (örn. trisiklik antidepresanlar, barburatlar, fenotiazinler) ilaçların antihipertansif ajanlar ile birlikte kullanımı hipotansiyon riskini artırabilir.

Birlikte kullanımında dikkate alınması gerekenler

Meflokin: Bradikardi riskini artırır.

KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU

Hipertansiyon veya angina pektoris tedavisinde

Yetişkinlerde: Her iki endikasyon için doz günde bir kez 5 mg bisoprolol hemifumarat'dır. Gerekirse doz günde bir kez 10 mg bisoprolol hemifumarat'a kadar artırılabilir.

Önerilen maksimum doz, günde bir kez 20 mg bisoprololdür.

Tüm olgularda dozaj, özellikle nabız hızı ve terapötik başarıya göre bireysel olarak ayarlanmalıdır.

Stabil kronik kalp yetmezliği tedavisinde

Tedavi edilecek kişilerin stabil kronik kalp yetmezliği hastası olmaları ve son 6 hafta içinde akut yetmezlik geçirmemiş olmaları ve ayrıca son 2 hafta içinde hastanın temel tedavisinde büyük bir değişiklik yapılmamış olması gerekir. Tedavinin ön koşulu hastaların bisoprolol ile tedaviye başlamadan önce hastaların optimal dozda bir ADE inhibitörü (veya ADE inhibitörlerinin iyi tolere edilemediği durumlarda başka bir vazodilatör ile) ve bir diüretik ile ve ayrıca opsiyonel olarak bir kardiyak glikozid ile tedavi ediliyor olması gerekir. Tedaviyi yürüten doktorun kronik kalp yetmezliği konusunda deneyimli olması önerilir.

Stabil kronik kalp yetmezliğinin tedavisine prensip olarak küçük dozlarla titrasyon yapılarak başlanmalıdır; dozlar aşağıda açıklandığı gibi yavaş bir şekilde arttırılmalıdır.

Doz titrasyonu sürecinde doz artışı hastanın mevcut dozu nasıl tolere ettiğine bağlı olarak yapılmalıdır.

1 hafta süreyle günde bir kez 1.25 mg, iyi tolere edilmesi durumunda doz;

1 hafta süreyle günde bir kez 2.5 mg'a yükseltilir, iyi tolere edilmesi durumunda doz;

1 hafta süreyle günde bir kez 3.75 mg'a yükseltilir, iyi tolere edilmesi durumunda doz;

4 hafta süreyle günde bir kez 5 mg'a yükseltilir, iyi tolere edilmesi durumunda doz;

4 hafta süreyle günde bir kez 7.5 mg'a yükseltilir, iyi tolere edilmesi durumunda doz; 10 mg'a yükseltilir ve

idame edilir.

Tedavinin 1.25 mg ile başlatılmasından sonra, hastalar yaklaşık 4 saat gözlenmelidir (özellikle kan basıncına, kalp hızına, ileti bozukluklarına ve kalp yetmezliğinin kötüleştiğini gösteren belirtilere dikkat edilmelidir).

Önerilen maksimum doz günlük bir kez 10 mg'dır.

Advers olayların görülmesi bazı hastaların önerilen maksimum doz ile tedavi edilmesini engelleyebilir. Gerektiğinde ulaşılan doz tekrar aşamalı olarak düşürülebilir ve hasta tarafından tolare edilen maksimum doz ile tedaviye devam edilir. Gerekli görülürse tedaviye ara verilebilir ve daha sonra uygun şekilde tekrar başlatılabilir.

Kalp yetmezliğinin kötüleşmesi veya titrasyon fazı sırasında toleransın iyi olmaması durumunda, öncelikle bisoprolol dozunun düşürülmesi veya eğer gerekiyorsa (ciddi hipertansiyon, akut pulmoner ödem ile kalp yetmezliğinin kötüleşmesi, kardiyojenik şok, semptomatik bradikardi veya AV blok durumlarında) kullanımın hemen kesilmesi önerilir.

Tüm endikasyonların tedavi süresi

Bisoprolol ile tedavi genellikle uzun-dönem tedavisidir.

Bisoprolol tedavisinin aniden kesilmemesi önerilir, çünkü bu durum geçici olarak durumun kötüleşmesine neden olabilir. Özellikle iskemik kalp hastalığı olanlarda tedavi aniden kesilmemelidir. Dozun aşamalı olarak azaltılması önerilir.

Özel populasyon

Karaciğer ve/veya böbrek yetersizliğinde dozaj

Hipertansiyon veya angina pektoris tedavisinde

Hafif ile orta dereceli karaciğer veya böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda, normal olarak doz ayarlaması gerekmemektedir. Ciddi böbrek yetersizliği (kreatinin klirensi <20 mL/dakika) ve ciddi karaciğer fonksiyon bozuklukluğu olan hastalarda önerilen maksimum günlük doz 10 mg'lık bisoprolol hemifumaratı

aşmamalıdır.

Diyaliz bisoprolol kullanımıyla ilgili deneyimler sınırlı olmasına rağmen doz rejiminin değiştirilmesini gerektiren bir kanıt bulunmamaktadır.

Kronik kalp yetmezliği tedavisinde

Kalp yetmezliği ile birlikte karaciğer veya böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda bisoprololün farmakokinetiği ile ilgili bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle bu hastalarda doz titrasyonu özel dikkat harcanarak yapılmalıdır.

Yaşlılar

Doz ayarlamasına gerek yoktur.

Çocuklar

Bisoprololün çocuklarda kullanımıyla ilgili deneyim bulunmamaktadır. Bu nedenle, çocuklarda kullanımı

önerilmez.

Uygulama şekli

Concor® tabletler; sabahları kahvaltıdan önce, kahvaltı sırasında veya kahvaltıdan sonra bir miktar sıvı ile yutulmalı, çiğnenmemelidir.

DOZ AŞIMI VE TEDAVİSİ

Genel olarak bir beta blokörün doz aşımında beklenen belirtiler; bradikardi, hipotansiyon, bronkospazm, akut kalp yetmezliği ve hipoglisemidir. Bisoprololün tek bir yüksek dozuna duyarlılıkta bireyler arasında çok değişkenlik olabilir. Kalp yetmezliği olan hastalar daha hassastır.

Doz aşımı ortaya çıktığı durumlarda, bisoprolol tedavisi kesilerek; destekleyici ve semptomatik tedavi başlatılmalıdır. Beklenen farmakolojik etkisine ve diğer beta blokörler için yapılan önerilere dayanarak, klinik olarak gerekli görülürse aşağıdaki genel kurallar göz önünde bulundurulmalıdır.

Bradikardi: İntravenöz atropin uygulanır. İstenilen cevabın alınmaması durumunda, isoprenalin veya pozitif kronotrop etkisi olan diğer bir başka ajan dikkatli bir şekilde verilebilir. Bazı koşullarda, transvenöz pacemaker implantasyonu gerekli olabilir.

Hipotansiyon: İntravenöz sıvı verilir ve vazopressör uygulanır. İntravenöz glukagon da yararlı olabilir.

AV blok (ikinci veya üçüncü derece): Hastalar yakından izlenmelidir ve isoprenalin infüzyonları ile tedavi edilmelidir. Gerekli görülürse, geçici bir pacemaker implantasyonu gerçekleştirilebilir.

Kalp yetmezliğinin akut kötüleşmesi: İntravenöz diüretikler ve inotropik ajanlar ve vazodilatörler uygulanır.

Bronkospazm: İsoprenalin, (32-sempatomimetik ve/veya aminofılin gibi bronkodilatör tedavi uygulanır.

Hipoglisemi: Glukoz intravenöz yoldan uygulanır.

Sınırlı veriler bisoprololün çok zor diyaliz edildiğini göstermektedir.

SAKLAMA KOŞULLARI

25 °C'nin altındaki oda sıcaklığında, çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği kuru bir yerde ve ambalajında saklayınız.

TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI

Concor® 5 mg Lak Tablet; 30 tabletlik blister ambalajlarda.

PİYASADA MEVCUT DİĞER FARMASÖTİK DOZAJ ŞEKİLLERİ

Concor® 10 mg Lak Tablet; 30 tabletlik blister ambalajlarda.

RUHSAT SAHİBİNİN İSİM ve ADRESİ

DAIICHI SANKYO İlaç Ticaret Limited Şirketi Kayışdağı Cad. No:47 Kar Plaza E Blok Kat:3 İçerenköy-Kadıköy- İstanbul

RUHSAT TARİHİ VE NUMARASI

15.02.2010 - 223/16

ÜRETİM YERİ İSİM VE ADRESİ

Santa Farma İlaç Sanayii A.Ş. 34091 Edirnekapı - İstanbul Reçete ile satılır.