HYGROTON TABLET 25 mg

UYARI: 

Bu Bölümdeki Bilgiler Yalnızca Sağlık Alanında Uzman Kişiler İçindir!

Firma: 
NOVARTIS

FORMÜLÜ

Her çentikli tablet 25 mg klortalidon içermektedir.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ

Hygroton'un aktif maddesi olan klortalidon, benzotiyadiazin türevidir (uzun süre etkili tiyazid grubu diüretiktir).

Tiyazid ve tiyazid grubu diüretiklerin başlıca etki yeri, NaCI'ün geri emilimini inhibe ettikleri (Na+ ve Cl ün birlikte transportunu antagonize ederek) Ca++ un geri emilimini artırdıkları (açıklanamayan bir mekanizma ile) distal renal tübüllerdir. Bu, Na+ ve suyun kortikal toplama tübüllerine salınmasını sağlar ve/veya tübüler akış hızını artırır, K+ ve H+ in sekresyonunda artışa neden olur. Böbrek fonksiyonu normal olan hastalarda,12,5 mg Hygroton gibi az bir miktarla diürez sağlanır. Bunu takiben Na+ ve Cl ün idrarla atılmasındaki artış ve K+ un idrarla atılmasındaki daha az artış doza bağımlıdır; bu etkiler hem sağlıklı kişilerde hem de ödemi olan hastalarda meydana gelir. Diüretik etki 2-3 saat sonra başlar, 4-24 saat sonra en yüksek düzeye ulaşır ve 2-3 gün kadar sürebilir.

Tiyazidlerin yol açtığı diürez başlangıçta plazma hacminde, kardiyak verimde ve sistemik kan basıncında azalmaya neden olur. Aynı zamanda renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini de aktive edebilir.

Klortalidon, hipertansiyonu olan hastalarda kan basıncını yavaşça düşürür. Antihipertansif etki, devam eden tedavi esnasında, muhtemelen periferal dirençteki azalma nedeniyle sürer. Kardiyak verim tedavi öncesi düzeye gelir, plazma hacmi normalin çok altında kalır ve plazma renin aktivitesi yükselebilir.

Uzun süreli tedavi esnasında, Hygroton'un antihipertansif etkisi günlük 12,5-50 mg doz aralığında doza bağımlıdır. Günlük dozun 50 mg'ın üzerine çıkarılması muhtemelen metabolik komplikasyonlara neden olur ve nadiren terapötik bir değeri vardır. Diğer diüretikler gibi, monoterapi şeklinde verilen Hygroton, hafif ile orta derecede hipertansiyonu olan hastaların ~%50 sinde kan basıncını kontrol altında tutar. Yaşlı hastalar ve zenci hastaların tedavinin başlangıcında diüretiklere genellikle iyi cevap verdikleri saptanmıştır.

Hygroton'un diğer antihipertansiflerle kombine edilmesi, antihipertansif etkisini artırır ve monoterapiye yetersiz cevap veren birçok hastada kan basıncında daha fazla düşüş sağlayabilir.

Tiyazid grubu diüretikler Ca++ itrahını azalttıkları için, aynı zamanda renal kalsiyum oksalat taşlarının tekrar tekrar oluşumunu engellemek için de kullanılmışlardır.

Farmakokinetik

Emilim: Oral yoldan verilen 50 mg Hygroton'un biyoyararlanımı yaklaşık olarak %64 tür. Verildikten 8-12 saat sonra en yüksek kan konsantrasyonlarına ulaşılır. Ortalama doruk kan konsantrasyonları 25 mg dozdan sonra 1.5 mg/ml (4.4 mmol/I), 50 mg dozdan sonra ise 3.2 mg/ml (9.4 mmol/I) dir.

Dağılım: Eğri altındaki alan (AUC) 100 mg doza kadar, doza bağımlı olarak artar. 1-2 hafta günlük 50 mg mükerrer uygulanan dozlardan sonra, 24 saatlik doz aralığının sonunda ortalama kararlı durum kan konsantrasyonları 7.2 mg/ml (21.2 mmol/I) ye ulaşır.

Bağlı olmayan klortalidonun sadece küçük miktarları kanda saptanır. Çünkü, dozun büyük kısmı eritrositlerde birikir ve plazma proteinlerine bağlanır. Klortalidon eritrositlerdeki karbonik anhidraza fazla oranda bağlandığı ve buna yüksek ilgisi olduğu için, günde 50 mg ile tedavi esnasında tüm kanda bulunan klortalidonun ancak %1.4 ünün kararlı durumda olduğu saptanmıştır.

İn vitro olarak, klortalidonun ~%76 sı plazma proteinlerine, başlıca albumine, bağlanır. Klortalidon plasentaya geçer ve süte salgılanır. Kadınlar doğumdan önce ve sonra günde 50 mg klortalidon ile tedavi edildiklerinde fetal tüm kanda klortalidon konsantrasyonları anne kanındakinin ~%15 idir. Amnion sıvısındaki ve sütteki klortalidon konsantrasyonları, anne kanındaki düzeylerin ~%4 üdür.

Eliminasyon: Eliminasyon yarılanma ömrü uzun süreli tedavi esnasında değişmez. Klortalidon, 50 saatlik bir ortalama yarı ömür ile tüm kan ve plazmadan elimine edilir. Klortalidonun absorbe edilen fraksiyonunun büyük kısmı, ortalama 60 ml/dak plazma klirensi ile böbrekler yoluyla atılır. Metabolizma ve hepatik itrah, eliminasyonda küçük bir rol oynar. Dozun ~%70 i ilaç verildikten sonra 120 saat içinde, başlıca değişmemiş şekilde, idrar ve feçes içinde itrah edilir.

Özel Klinik Durumlardaki Kinetiği

Renal fonksiyon yetersizliği, klortalidonun farmakokinetiğini değiştirmez. Klortalidonun eritrositlerdeki karbonik anhidraza ilgisi, muhtemelen ilacın kan veya plazmadan elimine edilme hızını sınırlayan bir faktördür. Absorpsiyon yaşlı hastalarda aynı olmasına rağmen eliminasyon gençlerden ve sağlıklı yetişkinlerden daha yavaştır. Klortalidon alan yaşlı hastalar, bu nedenle, yakın bir tıbbi gözetim altında tutulmalıdır.

ENDİKASYONLARI

• Esansiyel veya renal hipertansiyonda monoterapi şeklinde veya diğer antihipertansiflerle birlikte (kreatinin klirensi >30 ml/dak olmak şartıyla),

• Hafif-orta şiddetli kronik kalp yetmezliği (II. ve III. sınıf) (kreatinin klirensi >30 ml/ dak olmak şartıyla),

• Spesifik kökenli ödem:

* Periferal (kronik) venöz yetersizliğe bağlı ödemin, fiziksel önlemler yetersiz kaldığı takdirde, kısa süreli tedavisi için.

* Premenstrüel sendromda sıvı tutulması, sadece kilo artışının ana belirti olması ve iyi belgelenmesi halinde.

* Stabil hastalarda karaciğer sirozuna bağlı karında sıvı toplanması durumunda ve yakın gözetim altında.

KONTRENDİKASYONLARI

Anüri, ciddi böbrek ve karaciğer yetersizliği. Klortalidon ve diğer sülfonamidlere veya sülfonamid türevlerine (sülfonil üreler) aşırı duyarlık, refrakter hipokalemi, hiponatremi ve hiperkalsemi. Semptomatik hiperürisemi (geçmişinde gut veya ürik asit taşı olan kişiler). Hamilelik esnasında hipertansiyon. Kreatinin klirensi <30 ml/dak. Potasyum kaybının artmış olduğu durumlar, örneğin tuz tüketim sendromu ve böbrek fonksiyonunun prerenal (kardiyojenik) yetersizliği.

UYARILAR / ÖNLEMLER

Elektrolitler: Hygroton tüm tiyazid diüretikler gibi doza bağımlı olarak ve herbir hastada farklı derecede kalürezise neden olur.

Günlük 25 mg dozun serum potasyum konsantrasyonları ortalama 0,5 mmol/I düşer.

Uzun süreli tedavi başlangıcında ve 3-4 hafta sonra serum potasyum konsantrasyonları ölçülmelidir. Daha sonra, eğer potasyum dengesi diğer bazı faktörlerle (Örn. kusma, diyare renal fonksiyon değişikliği gibi) bozulmazsa, bu ölçümler 4-6 ayda bir yapılmalıdır. Digital alan veya koroner kalp hastalığı belirtileri görülen hastalarda aynı zamanda ACE inhibitörü almadıkları takdirde), yüksek dozda beta-agonistlerle tedavi edilmekte olan hastalarda ve serum potasyum konsantrasyonlarının <3.0 mmol/I olduğu bütün vakalarda bireysel olarak adapte edilen dozlarda bir potasyum tuzu (örn. KCI) oral yoldan birlikte verilmesi düşünülmelidir.

Oral potasyum preparatları tolere edilmiyorsa, Hygroton bir potasyum tutucu diüretik (örn. triamteren) ile kombine edilebilir. Kombine tedavi gören tüm hastalarda potasyum dengesinin idamesi veya normalizasyonu yakından izlenmelidir. Eğer hipokalemiye potasyum eksikliğinin klinik belirtileri (örn. kas zayıflığı veya parezi, EKG değişiklikleri, aritmiler) eşlik ediyorsa, Hygroton kesilmelidir.

ACE inhibitörleri kullanan hastalarda Hygroton bir potasyum tuzu veya potasyum tutucu bir diüretik ile kombine edilmemelidir.

Çok ender vakalarda, nörolojik semptomların (bulantı, zayıflık, ilerleyen uyum bozukluğu, apati) eşlik ettiği hiponatremi bildirilmiştir.

Yaşlı hastalarda, karaciğer sirozuna bağlı olarak karnında sıvı toplanan hastalarda ve nefrotik sendroma bağlı ödemi olan hastalarda serum elektrolitlerinin izlenmesi özellikle gereklidir. Nefrotik sendroma bağlı ödemde ve hacim azalması veya ciddi hipoalbuminemi belirtileri görülmeyen normokalemik hastalarda Hygroton sadece yakın bir gözetim altında verilmelidir.

Metabolik Etkiler: Hygroton serum ürik asit düzeyini artırabilir, fakat gut atakları kronik tedavi sırasında sadece arada sırada gözlenmiştir.

Hygroton'un glikoz toleransı üzerine ters bir etkisi olabilmekle birlikte, tedavi sırasında çok ender olarak diabetes mellitus görülür.

Tiyazid ve tiyazid benzeri diüretiklerle uzun süreli tedavi gören hastalarda total kolesterol, trigliseridler veya LDL kolesterolün plazma konsantrasyonlarında az ve bazen geri dönebilen artışlar olduğu bildirilmiştir. Bu bulguların klinik ilgisi tartışılmaktadır. Hygroton, belirgin diabetes mellitusu olan hastalar veya hiperkolesterolemi (diyet veya ilaç tedavisi ile kombine edilen diyet) tedavisi gören hastaların uzun süreli

tedavisinde birinci seçenek ilaç olarak kullanılmamalıdır.

Hygroton renal bir hastalığı veya karaciğer yetmezliği olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır (Bkz. Kontrendikasyonlar ve Uyarılar/Önlemler).

Etkinlik, Dozaj ve Renal Fonksiyon: Bütün tiyazid diüretikler gibi Hygroton da kreatinin klirensi <30 ml/dak olduğunda diüretik etkisini kaybeder. Böyle durumlarda bir kıvrım diüretiği kullanılır.

Plazma renin aktivitesini artıran maddeler (diüretikler) ACE inhibitörlerinin antihipertansif etkilerini güçlendirirler. Bu nedenle Hygroton'a ilaveten ACE inhibitörleri kullanılıyorsa, doz dikkatli bir şekilde ayarlanmalıdır.

ARAÇ VE MAKİNE KULLANMA

Hygroton özellikle tedavinin başlangıcında hastanın reaksiyonlarını örn. araba veya makine kullanırken etkileyebilir.

HAMİLELİK VE EMZİRME

Hamilelik (D kategorisi).

Hygroton, diğer diüretikler gibi, plasentaya giden kan hacmini azaltabilir. Diüretikler pre-eklampsi durumunu önlemedikleri veya değiştirmedikleri için, hamile kadınlarda hipertansiyon tedavisi için kullanılmamalıdır.

Hygroton, daha güvenilir alternatifler varsa, hamilelik esnasında diğer rahatsızlıkların tedavisinde (örn. kalp hastalıkları) kullanılmamalıdır.

Klortalidon anne sütüne geçtiği için, güvenlik açısından, emziren kadınlara verilmemelidir.

YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER

Elektrolitler ve Metabolizma

Sık sık: Hipokalemi (özellikle yüksek dozlarda), hiperürisemi, kan lipidlerinde artış. Bazen: Hiponatremi, hipomagnezemi, hiperglisemi.

Ender: Hiperkalsemi, glikozüri, diyabetik metabolik durumun kötüleşmesi, gut. Çok ender: Hipokloremik alkaloz.

Deri

Bazen: Ürtiker ve deri döküntüsünün diğer şekilleri. Ender: Işığa duyarlılık.

Karaciğer

Ender: İntrahepatik kolestaz veya sarılık.

Kardiyovasküler Sistem

Bazen: Alkol, anestezikler veya sedatiflerle şiddetlenebilen postural hipotansiyon. Ender: Aritmiler (hipokalemi).

Santral Sinir Sistemi

Bazen: Sersemlik.

Ender: Paresteziler, baş ağrısı.

Gastrointestinal Sistem

Bazen: İştah kaybı ve hafif gastrointestinal semptomlar. Ender: Hafif bulantı ve kusma, mide ağrısı, kabızlık, diyare. Çok ender: Pankreatit.

Kan

Bazen: Trombositopeni, lökopeni, agranülositoz, eozinofili.

Diğer Organ Sistemleri

Bazen: İmpotens.

Ender: Görme bozuklukları.

Çok ender: İdyosinkratik pulmoner ödem, solunum bozuklukları, alerjik interstisyel nefrit ve vaskülit.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

İLAÇ ETKİLEŞMELERİ VE DİĞER ETKİLEŞMELER

Diüretikler kanda lityum düzeyini artırdığından, klortalidonla birlikte lityum tedavisi de görmekte olan hastalarda lityum düzeyleri dikkatle izlenmelidir. Lityumun meydana getirdiği poliüride diüretikler paradoksal bir antidiüretik etki gösterebilirler.

Tiyazidlerin yol açtığı hipokalemi veya hipomagnezemi digitallerin yol açtıkları aritmiyi artırabilir. (Bkz. Uyarılar/Önlemler).

Diüretikler kürar türevlerinin ve antihipertansif ilaçların (örn. guanetidin, metildopa, beta-blokerler, vazodilatörler, kalsiyum antagonistleri, ACE inhibitörleri) etkilerini artırırlar.

Kortikosteroidler, ACTH, amfoterisin ve karbenoksolon diüretiklerin hipokalemik etkisini güçlendirebilirler.

İnsülin ve oral antidiyabetik ilaçların dozajını tekrar ayarlamak gerekebilir.

Tedavi sırasında bazı non-steroidal antiromatizmal ilaçların (örn. indometazin) kullanılması, diüretiklerin antihipertansif ve diüretik etkisini azaltabilir, çok ender olarak, böbrek fonksiyonunda bozulma görülen hastalara ait rapor bildirilmiştir.

Allopurinol: Tiyazid diüretikler allopurinole karşı aşırı hassasiyet reaksiyonlarının görülme sıklığında artışa neden olabilirler.

Amantadin: Tiyazid diüretikler amantadine karşı istenmeyen reaksiyonlar riskini artırabilirler.

Antineoplastik ilaçlar (örn. siklofosfamid, metotreksat): Tiyazid diüretikler sitotoksik maddelerin renal atılımını azaltabilir ve miyelosupresif etkilerini artırabilirler.

Antikolinerjikler (örn. atropin, biperiden): Tiyazid diüretiklerin biyoyararlanımı gastrointestinal motilitede azalma ve gastrik boşalmada gecikme nedeniyle, antikolinerjiklerle artırılabilir.

Kolestramin, tiyazid diüretiklerin absorpsiyonunu azaltır ve bu nedenle farmakolojik etkilerini azaltabilir.

D vitamini: Tiyazid diüretikler kalsiyumun üriner atılımını azaltabileceği için, D vitamini ile birlikte verilmeleri serum kalsiyum düzeylerinde artışa neden olabilir.

Kalsiyum tuzları: Kalsiyum tuzları ile birlikte kullanım kalsiyumun tübüler reabsorpsiyonunun artması nedeniyle hiperkalsemiye yol açabilir.

Siklosporin: Siklosporin ile birlikte kullanım, hiperürisemi riskinde ve gut tipi komplikasyonlarda artışa neden olabilir.

Diazoksit: Tiyazid diüretikler diazoksitin hiperglisemik etkisini artırabilirler.

KULLANIM ŞEKLİ VE DOZ

Doktora danışmadan kullanmayınız.

Doktor başka türlü tavsiye etmediği takdirde aşağıdaki dozlarda kullanılır:

Bütün diüretikler ile olduğu gibi, tedaviye mümkün olan en düşük dozla başlanmalıdır. Başlangıç dozu, maksimum terapötik yarar elde etmek ve yan etkileri minimumda tutmak için, hastadan alınan cevaba göre kişisel olarak ayarlanmalıdır.

Günlük veya gün aşırı, sabah kahvaltısında tek doz önerilir.

Hipertansiyon

Klinik olarak etkili olan doz günde 12.5-50 mg dır. Tavsiye edilen başlangıç dozu günde 12.5 mg veya 25 mg dır. Çoğu vakada, 25 mg günlük doz, maksimum hipertansif etki oluşturmak için yeterlidir. Dozun tüm etkisine 3-4 hafta sonra erişilir. Eğer kan basıncındaki azalma günde 25 mg veya 50 mg lık dozla yetersiz kalırsa, diğer antihipertansif ilaçlar, örneğin beta-blokerler, rezerpin veya ACE inhibitörleri ile kombine tedavi tavsiye edilir. ACE inhibitörleri verilirse, Hygroton kesilmeli veya daha düşük dozda verilmelidir.

Kronik Kalp Yetmezliği (II. veya III. sınıf)

Tavsiye edilen başlangıç günlük dozu 25-50 mg dır. Kıvrım diüretiklerini tolere edemeyen ciddi kronik kalp yetersizliği olan (IV. sınıf) hastalarda, Hygroton ile tedaviye gün aşırı 50 mg lık 2 tablet ile başlanabilir. İdame tedavisi için etkili en düşük doz olan günlük 12.5-50 mg veya gün aşırı 25-50 mg verilmelidir.

Etki yetersiz olursa, pozitif-inotrop etkili bir ilaç (örneğin, normokalemik hastalarda digitalis) bazı durumlarda bir ACE inhibitörü ile kombine edilerek, ilave olarak verilebilir. Eğer bir ACE inhibitörü verilirse, Hygroton daha düşük dozda verilmeli veya kesilmelidir.

Spesifik Orijinli Ödem

(Bkz. Endikasyonları)

Etkili en düşük doz titrasyon ile belirlenmelidir. Tedavi süresi sınırlandırılmalı ve doz günlük 50 mg ı geçmemelidir.

Çocuklarda

Çocuklara da etkili en düşük doz, örneğin başlangıç dozu olarak 0.5-1 mg/kg/48 saat ve maksimum doz olarak 1.7 mg/kg/48 saat, verilmelidir.

DOZ AŞIMI VE TEDAVİSİ

Belirtiler: Aşırı dozdan dolayı meydana gelen zehirlenmenin sonucu olarak şu belirtiler görülebilir: Sersemlik, bulantı, uyku hali, hipovolemi, hipotansiyon ve elektrolit bozukluğu ile birlikte kardiyak aritmi ve kas krampları.

Tedavi: Hasta kusturulur veya gastrik lavaj yapılır ve aktif kömür verilir. İntravenöz sıvı ve elektrolit verilebilir.

SAKLAMA KOŞULLARI

Nemden koruyunuz.

Çocukların ulaşamayacakları yerlerde ve ambalajında saklayınız. Doktora danışmadan kullanılmamalıdır.

TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI

28 tabletlik blister ambalajlarda.

Novartis Pharma AG, Basel, İsviçre lisansı ile üretilmiştir.

RUHSAT SAHİBİ, ÜRETİM VE SATIŞ YERİ

Novartis Sağlık, Gıda ve Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. 80640 4. Levent - İSTANBUL

RUHSAT TARİH VE NUMARASI

29.05.1985 - 136/2 Reçete ile satılır.