LAİRA FİLM TABLET 20 mg

UYARI: 

Bu Bölümdeki Bilgiler Yalnızca Sağlık Alanında Uzman Kişiler İçindir!

Firma: 
NOBEL

FORMÜL

Her Laira 20 mg Film Tablet, etken madde olarak 20 mg Sitalopram'a eşdeğer Sitalopram HBr ve boyar madde olarak Titanyum dioksit içerir.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

Farmakodinamik özellikleri

Antidepresan etki gösteren sitalopram HBr'ün etki mekanizmasının, serotonin (5-HT) geri alımını santral sinir sistemindeki (SSS) nöron düzeyinde inhibe etmek suretiyle, serotonerjik aktiviteyi artırmak şeklinde olduğu düşünülmektedir. Yapılan in vitro ve in vivo çalışmalarda, sitalopram'ın oldukça yüksek seçiciliğe sahip selektif serotonin reuptake inhibitor (SSRİ) özelliğinin yanı sıra çok az oranda noradrenalin (NA) ve dopamin (DA) nöronal geri alımını inhibe edici etkisi olduğu saptanmıştır. Yapılan deneysel çalışmalarda, sitalopram etkinliğinin uzun süreli (14 gün) kullanımda azalmadan devam ettiği de vurgulanmıştır.

Farmakokinetik özellikleri

Sitalopram'ın 10 ile 60 mg/gün doz aralığında yürütülen tek veya çoklu dozajlarına ait çalışmalarda, ilacın lineer ve doza bağımlı artış gösteren farmakokinetik özellik gösterdiği saptanmıştır. Önemli oranda karaciğerde metabolize olan sitalopram'ın yarı ömrü yaklaşık 35 saat civarındadır. Günde bir kez kullanıldığında, plazmada kararlı durum konsantrasyonuna yaklaşık bir haftada ulaştığı gözlenmiştir.

Emilim ve dağılım: 40 mg tek doz alımı sonrası kanda pik konsantrasyonuna 4 saatte ulaşan sitalopram'ın mutlak biyoyararlanımının (aynı miktarda i.v. dozuna kıyasla) %80 civarında olduğu ve emilim profilinin gıdalardan etkilenmediği saptanmıştır. Sitalopram ve ana metabolitlerinin plazma proteinlerine bağlanma oranı ise yaklaşık %80'dir.

Metabolizma ve atılım: Sitalopram'ın sistemik klerensi 330 ml/dk olup, bunun oransal olarak ise yaklaşık %20'si böbrekler tarafından gerçekleştirilmektedir. Metabolizma sonrası oluşan ürünlerinin etkinliği, sitalopram ile kıyaslandığında, ihmal edilebilir düzeydedir ve ilacın antidepresan özelliğine katkıları yoktur. İnsan karaciğer hücrelerinin kullanıldığı in vitro çalışmalarda sitalopram'ın N-demetilasyon işleminden sorumlu izoenzimlerin CYP3A4 ile CYP2C19 olduğu gösterilmiştir.

ENDİKASYONLAR

• Depresyon tedavisi ve relaps/reküransların önlenmesinde,

• Agorafobili veya agorafobisiz panik bozukluğun tedavisinde,

• Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) tedavisinde kullanılır.

KONTRENDİKASYONLAR

Monoamin oksidaz inhibitörü (MAOİ) grubundan ilaç kullanmakta olan hastalarda kullanılması kontrendikedir.

Ürünün içeriğindeki bileşiklerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir.

UYARILAR / ÖNLEMLER

Monoamin oksidaz inhibitörleri ile etkileşim potansiyeli

Serotonin geri alım inhibitörü grubundan bir ilaç ile birlikte MAOİ ilaç alan hastalarda hipertermi, rijidite, myoklonus, hayati bulgularda dalgalanmalar ile seyreden otonomik bozukluklar, deliryum tablosuna kadar gidebilen ciddi ajitasyonların dahil olduğu mental değişimler ile koma gibi ciddi ve hatta ölümcül olabilen yan etkiler bildirilmiştir. Benzer yan etkilerin, kısa zaman önce SSRİ tedavisini bırakıp ardından MAOİ ilaç almaya başlamış olanlarda da görüldüğü bilinmektedir. İlgili vakalardan bazılarında nöroleptik malign sendrom benzeri özelliklere dahi rastlanmıştır. Mevcut deneysel çalışmalarda; SSRİ ile MAOİ ilaç birlikteliğinin, kan basıncını artırıcı etkinlikte sinerjik etkileşim sergilemenin yanı sıra davranış bozukluğuna da sebep olduğu kanıtlanmıştır. Bu yüzden, sitalopram ile MAOİ ilaç birlikte kullanılmamalı; ayrıca, MAOİ ilaç tedavisi kesildikten sonra 14 gün beklemeden sitalopram tedavisine geçiş yapılmamalıdır. Benzer şekilde, sitalopram tedavisini bırakan hastalarda en az 14 gün beklemeden MAOİ ilaç ile tedaviye başlanmamalıdır.

Hiponatremi

Sitalopram tedavisine bağlı olarak ciddi hiponatremi ve uygunsuz antidiüretik hormon salgılama sendromu olguları bildirilmiştir. Ancak, sitalopram tedavisinin sonlandırılması ile tüm olguların normale dönmesi de sağlanmıştır.

Manik/Hipomanik aktivasyon

Bipolar bozukluğu olan hastalar ile yapılan plasebo kontrollü çalışmalarda sitalopram kullanmakta olan hastaların %0.2'sinde manik veya hipomanik aktivasyon bildirilmiştir. Benzer durumlara diğer antidepresanların kullanımında da rastlandığı bilinmektedir. Özgeçmişinde mani hikayesi bulunan hastalarda, tüm antidepresan ilaçlarda olduğu gibi sitalopram kullanımında da dikkatli olunmalıdır.

Baygınlık nöbetleri

Geçmişinde bayılma öyküsü ve benzeri şikayetleri bulunan hastalarda, tüm antidepresan ilaçlarda olduğu gibi sitalopram ile tedaviye başlanacak olduğunda da dikkatli olunmalıdır.

İntihar olasılığı

Tüm antidepresan tedavilerde olduğu gibi, depresif hastalardaki intihar olasılığı, anlamlı bir remisyon ortaya çıkana kadar sürmektedir. Yüksek riskli hastaların tedavi başlangıcında yakın izleme altında bulundurulması uygun olacaktır. Aşırı doz alım riskini azaltmak amacıyla, tedaviye başlar iken sitalopram tabletlerinin en düşük dozaj formu tercih edilmelidir. Çocuklarda olduğu gibi yetişkinlerde de antidepresan ilaçların kullanımı gerektiğinde; özellikle ilk 5 ay ve doz değiştirme durumlarında daha fazla olmak üzere, hastaların intihar, düşünce ve davranışlarında artış olasılığı yönünden uyarılması ve yakın takibi gereklidir.

Başka hastalıkları da bulunanlarda kullanım

Aynı zamanda ciddi sistemik hastalığı da bulunan hastaların sitalopram kullanımına dair kısıtlı klinik deneyim vardır. Metabolizma ve hemodinamik yanıtı etkileyebilecek hastalığı olanlarda sitalopram kullanımında dikkatli olmak gerekir.

Miyokard enfarktüsü hikayesi veya kardiyak düzensizliği olan hastalar ile yapılmış sistematik değerlendirmeler bulunmamaktadır. Benzer şikayeti olan hastaların ilacın pazarlama öncesi denemelerindeki çalışmalara tercihen dahil edilmediği bilinmekle birlikte; klinik çalışmalarda sitalopram ile ilişkili EKG anomalisi söz konusu olmamıştır.

Karaciğer bozukluğu olan hastalarda sitalopram ıtrahının azaldığı ve ilacın plazma yoğunluğunda artış olduğu saptanmıştır. Bu hastalarda sitalopram'ın daha düşük dozu önerilmekte ve dikkatli yaklaşım tavsiye edilmektedir (ayrıca bkz. KULLANIM ŞEKLİ ve DOZAJ).

Yüksek oranda metabolize olması nedeniyle sitalopram'ın idrar ile atılan miktarı değişmeden kalan ilaç miktarına oranla çok düşüktür. Ciddi böbrek yetmezliği bulunan hastalarda kronik sitalopram kullanımı konusunda yeterli deneyim elde edilene değin bu tür hastalarda dikkatle kullanılması gerekir (ayrıca bkz. KULLANIM ŞEKLİ ve DOZAJ).

Uzun QT sendromu ve Torsades de Pointes

Uzun QT sendromu/Torsades de Pointes'e neden olabilen ilaçlar ile birlikte kullanıldığında uzun QT sendromu veya Torsades de Pointes oluşma oranını ciddi olarak yükseltebilirler. Bu nedenle bu tür ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır.

Davranış değişiklikleri

Diğer antidepresan ilaçlarda olduğu gibi, sitalopram'ın da gerek yetişkin gerekse çocuklarda kullanımında, tedavinin özellikle ilk haftalarında ajitasyon şeklinde zarar verici davranış değişikliklerine neden olabileceği göz ardı edilmemelidir.

GEBE KADINLARDA VE EMZİREN ANNELERDE KULLANIMI

Sitalopram'ın gebelikte kullanım kategorisi C dir. Gebe kadınlarda kontrollü çalışma yapılmamıştır. Bu kategorideki ilaçlar eğer hekim ilacın gebe kadına sağlayacağı yararın fetus üzerindeki potansiyel riskini haklı göstereceğine inanıyorsa kullanılabilir.

Diğer birçok ilaç gibi, sitalopram da anne sütüne geçmektedir. Emzirilen bebekte yaratabileceği istenmeyen etkiler göz önüne alınarak ilacın anne için önemi saptandıktan sonra emzirmeye veya ilaç kullanımına son verilmesi hakkında bir karara varılmalıdır.

Çocuklarda Kullanımı

Çocuklarda güvenilirliği ve etkinliği henüz kanıtlanmadığından kullanılmamalıdır.

Yaşlılarda Kullanımı

Yapılan klinik çalışmalarda ileri yaşta olanlar ile genç erişkinler arasında güvenlik ve etkinlik bakımından anlamlı fark saptanmasa da ileri yaşta olan bazı hastaların artmış ilaç duyarlılığı sergilediği gözlenmiştir.

Yaşlı hastaların çoğu için tavsiye olunan günlük doz 20 mg'dır.

ARAÇ VE MAKİNE KULLANIMINA ETKİSİ

Normal denekler üzerinde yapılan çalışmalarda 40 mg/gün dozunda sitalopram kullanımının entelektüel ve psikomotor performansı etkilemediği gösterilmiştir. Tüm psikotropik ilaçlar muhakeme ve düşünme yeteneği ile motor fonksiyonları bozabileceğinden hastalara, kendileri sitalopram tedavisinin bu türden etkinlikleri sürdürme yetenekleri üzerinde olumsuz etkisi olmadığından anlamlı düzeyde emin oluncaya değin, otomobil dahil riskli araç ve cihazların kullanımı esnasında dikkatli olmaları uyarısı yapılmalıdır.

YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER

Sitalopram kullanımında görülen yan etkiler, genelde hafif ve geçicidir. Tedavinin ilk 1-2 haftası sırasında ortaya çıkar ve genellikle depresif durum düzelirken azalır.

Sitalopram kullanımıyla ilişkili en yaygın yan etkiler; bulantı, uyku hali, ağız kuruluğu, terleme artışı ve tremordur.

Trisiklik antidepresanlar ile yapılan kıyaslamalı çalışmalardaki tüm olgularda, sitalopram kaynaklı yan etkilerin daha az oranda ortaya çıktığı saptanmıştır.

Sitalopram'ın da dahil olduğu SSRİ grubundan ilaç kullanımının bırakılması sonrası yoksunluk reaksiyonları bildirilmiştir. Baş dönmesi, parestezi, baş ağrısı, anksiyete ve bulantı gibi bulguları olan bu reaksiyondan sakınmak adına sitalopram tedavisinin aniden kesilmemesi tavsiye olunur. Öte yandan, anılan bulguların çoğunun önemsiz ve kısa süreli olduğu da belirtilmektedir.

Klinik çalışmalarda tedaviye bağlı olarak ortaya çıkan yan etkiler (toplam hasta sayısı = 2985)

Sık rastlanan yan etkiler (%5-%20)

Terleme artışı, baş ağrısı, tremor, baş dönmesi, uyku hali, uykusuzluk, sinirlilik, kabızlık, ishal, çarpıntı ve güçsüzlük.

Az rastlanan yan etkiler (%1-<%5)

Deride kızarıklık, kaşıntı, migren, görme bozukluğu, tat alma duyusu bozukluğu, uyku bozukluğu, libido azalması, dikkat eksikliği, unutkanlık, anksiyete, iştah artışı, iştah azalması, duygusal küntleşme, iktidarsızlık, intihar girişimi, hazımsızlık, kusma, karın ağrısı, sindirim sistemine ait gaz şikayeti, tükürük salgısında artış, kilo kaybı, şişmanlama, postural hipotansiyon, taşikardi, burun akıntısı, idrar yapmada bozukluk, idrar artışı, ejakulasyon olmaması, orgazmik bozukluklar, yorgunluk.

Nadiren rastlanan yan etkiler (< %1)

Kas ağrısı, hareket bozukluğu, baygınlık, kulak çınlaması, gerçek olmayan ve abartılı iyilik hissi, cinsel iştah artışı, öksürük, genel huzursuzluk.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

İLAÇ ETKİLEŞMELERİ VE DİĞER ETKİLEŞİMLER

Santral Sinir Sistemi (SSS) İlaçları: Sitalopram kullanımında oluşan SSS etkileri nedeniyle diğer santral etkili ilaçlar ile birlikte kullanıldığında dikkatli olunmalıdır.

Alkol: Bir klinik çalışmada alkolün bilişsel ve motor etkilerini artırmadığı saptanmakla birlikte, diğer psikotrop ilaçlar için de geçerli olduğu gibi, sitalopram kullanımı sırasında alkol alımı tavsiye edilmemektedir.

MAO inhibitörleri ile SSRİ ilaçların birlikte uygulanmasından kaçınılmalıdır (ayrıca bkz. KONTRENDİKASYONLAR ve UYARILAR / ÖNLEMLER).

Simetidin: 21 gün süreyle 40 mg/gün sitalopram kullanımının ardından 8 gün boyunca 400 mg/gün simetidin ile birlikte sitalopram tedavisi devam ettirilen hastaların sitalopram'a ait EAA ve Cmax değerlerinde sırasıyla %43 ve %39 oranında artışlar saptanmıştır. Anılan bulguların klinik açıdan anlamlı olup olmadığı bilinmemektedir.

Digoksin: 21 gün süreyle 40 mg/gün sitalopram ile birlikte günde tek doz 1 mg digoksin kullanımının her iki ilacın farmakokinetik değerlerinde belirgin bir etki oluşturmadığı saptanmıştır.

Lityum: 10 gün süreyle 40 mg/gün sitalopram kullanan hastalarda tedavinin son 5 gününde ilave edilen 30 mmol/gün lityum kullanımının ilaçların farmakokinetik değerlerinde belirgin etki oluşturmadığı saptanmıştır. Yine de, standart klinik uygulamaya uygun olacak bir şekilde kullanılan lityum dozu düzenlenmeli ve plazma lityum düzeyleri takip edilmelidir. Lityum, sitalopram'a ait serotonerjik etkiyi artırabileceği için birlikte kullanıldıklarında dikkatli olunmalıdır.

Teofilin: 21 gün süreyle 40 mg/gün sitalopram ile birlikte, CYP1A2 tarafından metabolize edildiği bilinen teofilin (günde tek doz 300 mg) kullanımının teofilin'e ait farmakokinetik değerleri etkilemediği saptanmıştır. Teofilin'in sitalopram'a ait farmakokinetik değerlere olan etkisi değerlendirilmemiştir.

Sumatriptan: Bir SSRİ ile birlikte sumatriptan kullanmış olan hastalara ait güçsüzlük, refleks artışı ve koordinasyon bozukluğu şeklinde nadir pazarlama sonrası bildirimler söz konusudur. Eğer sumatriptan ile birlikte bir SSRİ (örn. fluoksetin, fluvoksamin, paroksetin, sertralin, sitalopram) kullanma gereği ortaya çıkarsa, hastanın uygun şekilde gözlem altında bulundurulması tavsiye olunur.

Varfarin: 21 gün süreyle 40 mg/gün sitalopram ile birlikte, CYP3A4 tarafından metabolize edildiği bilinen varfarin kulllanımının varfarin'e ait farmakokinetik değerleri etkilemediği saptanmıştır. Protrombin zamanında %5 düzeyinde bir artış ortaya çıkmış olmakla birlikte, bu değişimin klinik açıdan anlamlı olup olmadığı bilinmemektedir.

Karbamazepin: 14 gün süreyle 40 mg/gün sitalopram ile birlikte, CYP3A4 tarafından metabolize edildiği bilinen ve 35 gün boyunca 400 mg/gün dozuna kadar çıkılarak devam edilen karbamazepin kulllanımının karbamazepin'e ait farmakokinetik değerleri belirgin düzeyde etkilemediği saptanmıştır. Sitalopram'a ait plazma vadi düzeyleri etkilenmediyse de, karbamazepin'in enzim etkinliğini artırıcı özelliklerini göz önüne alarak, iki ilacın birlikte alınması durumunda karbamazepin kullanımının sitalopram'ın vücuttan uzaklaştırılmasını artırabileceği de akılda tutulmalıdır.

Triazolam: 28 gün boyunca ve 40 mg/gün dozuna kadar çıkılarak devam edilen sitalopram ile birlikte CYP3A4 tarafından metabolize edildiği bilinen triazolam (günde tek doz 0.25 mg) kullanımının her iki ilacın farmakokinetik değerlerinde belirgin bir etki oluşturmadığı saptanmıştır.

Ketokonazol: 40 mg sitalopram ile birlikte 200 mg ketokonazol kullanımı ketokonazol'e ait Cmax ve EAA değerlerinde sırasıyla %21 ve %10 oranında azalmaya sebep olmuştur; ancak sitalopram'a ait farmakokinetik değerler üzerinde belirgin bir etki oluşmadığı saptanmıştır.

CYP3A4 ve 2C19 İnhibitörleri: In vitro çalışmalar CYP3A4 ve 2C19 adlı enzimlerin sitalopram'ın metabolize edilmesinden sorumlu esas enzimler olduğunu ortaya koymuştur. Bununla birlikte, 40 mg sitalopram ile güçlü bir CYP3A4 inhibitörü olan ketokonazol'ün birlikte kullanımı sitalopram'a ait farmakokinetik değerler üzerinde belirgin bir etki oluşturmamıştır. Sitalopram birçok enzim sistemi tarafından metabolize edildiğinden; bu enzimlerden yalnızca birinin inhibe edilmesi sitalopram'ın vücuttan uzaklaştırılması üzerinde kayda değer bir azalmaya sebep olmayabilir.

Metoprolol: 22 gün süreyle 40 mg/gün sitalopram ile birlikte kullanımı sonucunda bir beta-adrenerjik bloker olan metoprolol'ün plazma düzeylerinde iki kat artış oluştuğu saptanmıştır. Artan metoprolol plazma düzeyleri yanında ilacın kardiyoselektif özelliğinde azalma olduğu da saptanmıştır. Sitalopram ile metoprolol birlikte kullanımı sonucu kan basıncı ve kalp atım hızı üzerinde klinik açıdan anlamlı olabilecek etki oluşmamıştır.

İmipramin ve Diğer Trisiklik Antidepresanlar (TSA): In vitro çalışmalar sitalopram'ın CYP2D6 adlı enzim için göreceli olarak zayıf bir inhibitör olduğunu ortaya koymuştur. 10 gün süreyle 40 mg/gün sitalopram ile birlikte, CYP2D6 tarafından metabolize edildiği bilinen imipramin kulllanımının her iki ilacın farmakokinetik değerlerinde belirgin bir etki oluşturmadığı saptanmıştır. Bununla birlikte, imipramin metaboliti olan desimipramin'in yoğunluğunda %50 oranında artış oluşmuştur. Bu değişimin klinik açıdan anlamlı olup olmadığı bilinmemektedir. Yine de, TSA'lar ile sitalopram birlikte kullanıldığında dikkatli olunmalıdır.

Elektrokonvulzif Terapi (EKT): Elektrokonvulzif terapi (EKT) ile sitalopram'ın birlikte kullanımına ait klinik çalışma mevcut değildir.

KULLANIM ŞEKLİ VE DOZAJ

Laira Film Tablet, günde tek doz olarak uygulanır. Besin alınmasından bağımsız olarak, günün herhangi bir saatinde alınabilir.

Erişkinler

Depresyon tedavisi

Laira, oral yoldan, tek doz olarak, günde 20 mg kullanılır. Her hastanın kişisel cevabı ve depresyonun ciddiyetine göre, doz en fazla, 60 mg'a çıkarılabilir.

Panik bozukluğu tedavisi

Günlük 20 mg'lık doza çıkmadan önce, ilk hafta, günde 10 mg'lık oral doz önerilir. Hastanın vereceği bireysel cevaba göre, günde en fazla 60 mg'a çıkılabilir.

OKB tedavisi

Başlangıç için önerilen günlük doz 20 mg'dır. Klinik değerlendirmeye göre gerekirse, günlük doz, 20'şer mg'lık bölümler halinde arttırılarak 60 mg'a çıkarılabilir.

Yaşlı hastalar (65 yaş üstü)

Depresyon tedavisi

Laira, oral yoldan, tek doz olarak, günde 20 mg kullanılır. Hastanın bireysel cevabına ve depresyonun ciddiyetine göre doz, günde en fazla 40 mg'a çıkılabilir.

Panik bozukluğu tedavisi

Günlük 20 mg'lık doza çıkmadan önce, ilk hafta, günde 10 mg'lık oral doz önerilir. Hastanın vereceği bireysel cevaba göre, günde en fazla 40 mg'a çıkılabilir.

Çocuklar

Bu popülasyonda, güvenilirlik ve etkinlik bilinmediğinden kullanılmaz.

Azalmış böbrek fonksiyonu: Hafif ya da orta derecede azalmış olan böbrek fonksiyonu durumunda dozaj ayarlaması gerekmez. Böbrek fonksiyonu ciddi olarak azalmış hastaların (kreatin klerensi <20 ml/dakika) tedavisine ilişkin, bilgi mevcut değildir.

Azalmış karaciğer fonksiyonu: Karaciğer fonksiyonu azalmış hastalar, 30 mg/gün'lük dozun üzerine çıkmamalıdır.

Tedavi süresi: Antidepresif etki, genelde 2-4 hafta içinde yerleşir. Antidepresanlarla tedavi semptomatik olduğundan, hastalığın yinelenmesini engellemek için 6 ay ya da daha uzun süre kullanmaya devam etmelidir. Tekrarlayan depresyonu (ünipolar) olan hastalarda, yeni alevlenmelerin önlenmesi için, idame tedavisine birkaç yıl devam edilmelidir.

Panik bozukluğu tedavisi amacı ile kullanıldığında Laira, yaklaşık 3 ay sonra maksimum etki gösterir ve tedaviye devam edildiği sürece cevap korunur.

OKB tedavisinde etkinin başlaması 2-4 hafta olup, iyileşme zaman içinde görülür.

Sitalopram kullanımının ani kesilmesi kesilme belirtileri'ne neden olabilir. Bu nedenle ilaç kullanımına birkaç hafta içinde doz azaltılarak son verilmelidir.

DOZ AŞIMI

Semptomlar

Sitalopram tek başına aşırı dozda alındığında kaydedilen semptomlar / bulgular şunlardır; uyku hali, koma, katatoni, grand mal konvülsiyon, sinüs taşikardisi, nadiren nodal ritim, terleme, bulantı, kusma, siyanoz ve hiperventilasyon. Hiçbir vaka ölümle sonuçlanmamıştır. Klinik bulgular bireysel farklılık gösterir.

Tedavi

Spesifik antidotu yoktur. Tedavi semptomatik ve destekleyicidir. Oral alınımdan sonra mümkün olduğunca erken, gastrik lavaj yapılmalıdır. Hasta gözlem altında tutulur.

SAKLAMA KOŞULLARI

25°C'nin altında, ışıktan koruyarak, çocukların erişemeyecekleri yerde ve ambalajında saklayınız.

TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI

Laira 20 mg Film Tablet, 28 ve 56 film tabletlik blister ambalajlarda.

PİYASADA MEVCUT DİĞER FARMASÖTİK DOZAJ ŞEKİLLERİ

Laira 10 mg Film Tablet, 28 ve 56 film tabletlik blister ambalajlarda. Laira 40 mg Film Tablet, 28 ve 56 film tabletlik blister ambalajlarda.

RUHSAT SAHİBİNİN İSİM VE ADRESİ

NOBEL İLAÇ SANAYİİ ve TİCARET A.Ş. Barbaros Bulvarı 76-78, 34353 Beşiktaş / İSTANBUL

RUHSAT TARİHİ VE NUMARASI

15.11.2006 - 209/57

ÜRETİM YERİ İSİM VE ADRESİ

Nobelfarma İlaç Sanayii ve Ticaret A.Ş. Sancaklar 81100 DÜZCE

Prospektüs onay tarihi: 20.11.2006 Doktorunuza danışmadan kullanmayınız. Reçete ile satılır.

Bu Bölüm Sadece Sağlık Profesyonelleri İçindir. Giriş yapınız yada Üye olunuz.