LUDİOMİL FİLM KAPLI TABLET 25 mg

UYARI: 

Bu Bölümdeki Bilgiler Yalnızca Sağlık Profesyonelleri İçindir!



LUDİOMİL® FİLM KAPLI TABLET 25 mg

FORMÜLÜ

Birtablet 25 mg maprotilin hidroklorür içerir.

Yardımcı maddeler: Sarı demir oksit, kırmızı demir oksit
ve titanyum dioksit.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ

Farmakodinamik özellikleri

Ludiomil, trisiklik antidepresanlarla temel birçok terapötik
özellikleri paylaşan, non-selektif mono-amin geri alım inhibitörü olan tetrasiklik
yapıda bir antidepresandır. Ludiomil dengeli bir etki spektrumuna sahiptir. Hastanın
mizacını canlandırır; anksiyete, ajitasyon ve psikomotor retardasyonu hafifletir.
Maskeli depresyonda somatik semptomları olumlu yönde etkileyebilir.

Maprotilin, yapısal ve farmakolojik olarak trisiklik antidepresanlardan
farklıdır. Merkezi sinir sisteminde, kortikal yapıların presinaptik nöronlarına
noradrenalinin geri alınmasını güçlü ve selektif bir şekilde inhibe eder, serotonin
geri alımı üzerinde ise pek az inhibitör etkiye sahiptir. Maprotilin, merkezi alfa
1 adrenoseptörler için zayıf-orta şiddette afinite, histamin Hı reseptörlerinde
belirgin inhibitör aktivite ve orta derecede antikolinerjik etki gösterir.

Uzun süreli tedavi sırasında, nöroendokrin sistemin (büyüme hormonu,
melatonin, endorfinerjik sistem) ve/veya nörotransmiterlerin (noradrenalin, serotonin,
GABA) fonksiyonel cevabındaki değişikliklerin de, ilacın etki mekanizmasıyla ilişkili
olduğu düşünülmektedir.

Farmakokinetik özellikleri

Emilim

Film-kaplı tabletlerin tek dozda oral alınmasını takiben, maprotilin
hidroklorür yavaş, fakat tam olarak emilir. Ortalama mutlak biyoyararlanımı %66-70'tir.
50 mg'lık tek dozda oral alınmasını izleyen 8 saat içerisinde, 48-150 nmol/L (13-47
ng/ml) doruk kan konsantrasyonlarına ulaşır.

Günde tek doz veya üçe bölünerek verilen 150 mg Ludiomil oral
veya intravenöz olarak tekrarlanan dozlardan sonra, tedavinin ikinci haftasında
320-1270 nmol/L (100-400 ng/ml) kararlı durum kan konsantrasyonuna ulaşır. Konsantrasyonlar
kişiden kişiye büyük ölçüde değişmekle birlikte, maprotilinin kararlı durum seviyeleri
dozla doğrusal orantılıdır.

Dağılım

Maprotilinin kan ile plazma arasındaki bölünme katsayısı 1.7
dir. Ortalama sanal dağılım hacmi 23-27 L/kg dır. Hastanın yaşından veya hastalıktan
etkilenmeksizin, maprotilinin %88-90'ı plazma proteinlerine bağlanır. Serebrospinal
sıvıdaki konsantrasyonları, serum konsantrasyonlarının %2-13 'ü kadardır.

Biyotransformasyon

Maprotilin hidroklorür vücutta metabolize edildikten sonra elimine
edilir; dozun sadece %2-4'ü değişmemiş olarak idrarla atılır. Başlıca metabolizma
yolu, farmakolojik bakımdan aktif metabolit olan desmetilmaprotilin oluşması yoluyla
gerçekleşir. Maprotilin ve desmetilmaprotilinin eliminasyonu öncelikle, metabolitlerin
hidroksilasyon ve daha ileri düzeyde konjügasyonu sonrası böbrekler yoluyla gerçekleşir.
İzomerik fenoller, 2-, 3-hidroksimaprotilin ve 2,3-dihidriol gibi hidroksile metabolitler,
dozun idrara çıkan bölümünün yalnızca %4-8'i kadardır. Vücuttan uzaklaştırılan metabolitlerin
en büyük bölümü (%75'i), primer metabolitlerin glukuronid konjügasyon ürünleridir.
CYP2D6, maprotilinin demetilasyonundan sorumlu enzimdir; buna, CYPlA2'de katkıda
bulunur.

Eliminasyon

Maprotilin ortalama yarı ömrü 43-45 saat ile kandan uzaklaşır.
Ortalama sistemik klerensi 510-570 ml/dak. arasındadır.

Tek dozun yaklaşık üçte ikisi 21 gün içerisinde, öncelikle serbest
ve konjuge metabolitleri şeklinde olmak üzere idrarla ve yaklaşık üçte birisi dışkıyla
vücuttan atılır.

Özel Hasta Grupları

Yaşlı hastalarda (60 yaş üzerinde) kararlı durum konsantrasyonları,
aynı dozu kullanan daha genç hastalardakinden daha yüksektir; sanal eliminasyon
yarı ömrü daha uzundur ve bu nedenle günlük doz yarıya indirilmelidir. Böbrek bozukluğunda
(kreatinin klerensi 24-37 ml/dak.), eliminasyon yarı ömrü ve böbreklerden uzaklaştırılması,
karaciğer fonksiyonunun normal olması koşuluyla, pek etkilenmez. Metabolitlerinin
böbreklerden uzaklaştırılması azalır, fakat safra yoluyla olan eliminasyon bunu
telafi eder.

ENDİKASYONLARI

Depresyon tedavisinde endikedir;

• Endojen ve geç yaşta başlayan (involüsyonel) depresyon.

• Psikojen, reaktif ve nörotik depresyon, yorgunluğa bağlı depresyon.

• Somatojen depresyon.

• Maskeli depresyon.

• Menopoza bağlı depresyon.

KONTRENDİKASYONLARI

Maprotiline ve ilacın bileşiminde bulunan maddelerden herhangi
birine aşırı duyarlık veya trisiklik antidepresanlara çapraz-duyarlık.

Konvülsif hastalık veya konvülsiyon eşiğinin düşük olması (örneğin
çeşitli etiyolojilere bağlı beyin hasarı, alkolizm).

Miyokard enfarktüsünün akut evresi ve kardiyak iletim kusurları.

Ağır karaciğer veya böbrek bozukluğu.

Dar açılı glokom veya idrar retansiyonu (örneğin: prostat hastalığına
bağlı).

MAO inhibitörleriyle birlikte kullanım. (İlaç etkileşmeleri ve
diğer etkileşmeler bölümüne bakınız).

Alkol, uyku ilacı veya psikotrop ilaçlarla akut zehirlenme. (İlaç
etkileşmeleri ve diğer etkileşmeler bölümüne bakınız).

UYARILAR / ÖNLEMLER

Antiaritmikler

Güçlü birer CYP2D6 inhibitörü olan kinidin ve propafenon gibi
antiaritmikler, Ludiomil ile birlikte kullanılmamalıdır.Kinidinin antikolinerjik
etkileri, Ludiomil ile doza-bağımlı sinerjizme neden olabilir (İlaç ekileşmeleri
ve diğer etkileşmeler bölümüne bakınız).

İntihar riski

İntihar riski şiddetli depresyonun doğasında mevcuttur ve önemli
ölçüde remisyon sağlanıncaya kadar devam edebilir.Depresif bozuklukları olan erişkin
ya da pediatrik hastalarda, antidepresan ilaç kullansınlar ya da kullanmasınlar
depresyon kötüleşebilir ve/veya intihar düşüncesi ve davranışı veya diğer psikiyatrik
semptomlar gelişebilir.

Antidepresanlar, depresif bozuklukları ya da diğer psikiyatrik
bozuklukları olan çocuklar ve ergenlerde yapılan kısa-dönem çalışmalarında intihar
düşüncesi ve davranışı riskini artırmıştır. Ayrıca antidepresanların ender vakalarda
intihar eğilimlerini şiddetlendirdiği bildirilmiştir.

Ludiomil'in unipolar depresyona karşı proflaksi amacıyla kullanıldığı
bir çalışmada, aktif tedavi altındaki grupta intihar davranışının arttığı gözlemlenmiştir.
Ludiomil'in ölümle sonuçlanan doz aşımı olasılığının diğer antidepresanlarla karşılaştırılabilir
olduğu bildirilmiştir.Hastalar, tedavinin her aşamasında dikkatle gözlem altında
tutulmalıdır. Hangi endikasyonla olursa olsun Ludiomil ile tedavi edilen hastalar,
özellikle tedavinin başlangıç döneminde veya doz değişikliği yapıldığında olmak
üzere; klinik tablonun kötüleşmesi, intihar düşüncesi ve davranışı ve diğer psikiyatrik
semptomlar açısından yakından gözlenmelidir. (Yan etkiler/Advers etkiler bölümüne
bakınız).

Bu hastalarda, özellikle de değişikliklerin şiddetli olduğu,
birdenbire başladığı veya hastanın mevcut semptomlarının bir parçası olmadığı durumlarda
tedavi rejiminde değişiklik yapılması ve olasılıkla ilaç kullanılmasına son verilmesi
düşünülmelidir. (Uyarılar/Önlemler bölümünün Tedaviye son verilmesi kısmına bakınız).

Psikiyatrik ve psikiyatrik olmayan endikasyonlar nedeniyle antidepresanlarla
tedavi edilen pediatrik ya da erişkin hastaların aileleri ve bu hastaların bakımından
sorumlu olanlar hastada diğer psikiyatrik semptomların (Yan etkiler/Advers etkiler
bölümüne bakınız) ayrıca intihar düşüncelerinin ve davranışlarının ortaya çıkma
olasılığı nedeniyle uyanık olmaları ve bu gibi semptomları hemen doktora bildirmeleri
açısından uyarılmalıdır.

Ludiomil, doz aşımı riskinin azaltılması için hastanın iyi bir
şekilde tedavisini sağlayacak mümkün olan en az miktarda reçete edilmelidir.

Konvülsiyonlar

Ludiomil' in terapötik dozları ile tedavi edilen ve nöbet hikayesi
olmayan hastalarda konvülsiyonların olduğu ender olarak bildirilmiştir. Bu hastaların
bazılarında, konvülsiyon eşiğini düşürdüğü bilinen başka ilaçların da birlikte kullanılmakta
olması gibi, bu duruma yol açabilecek diğer faktörlerin varlığı söz konusudur. Antipsikotiklerle(örn.
fenotiyazinler, risperidon) birlikte kullanım, birlikte kullanılan benzodiazepinlerin
kullanımına birdenbire son verilmesi veya önerilen Ludiomil dozunun hızla aşılması,
konvülsiyon riskini artırabilir. Ludiomil ile konvülsiyonlar arasında sebepsel bir
ilişki saptanmamasına rağmen, tedaviye düşük dozda başlanması; başlangıç dozuna
2 hafta devam edildikten sonra bunun küçük artışlarla yavaşça yükseltilmesi; idame
dozunun etkili en düşük düzeyde tutulması; konvülsiyon eşiğini düşüren ilaçların
(örneğin fenotiyazinler, risperidon) diğer ilaçlarla birlikte alınılmasından kaçınılması
veya dozlarının dikkatli bir şekilde ayarlanması veya benzodiazepin dozlarının hızla
düşürülmesiyle konvülsiyon riski azaltılabilir.

Ludiomil kullanan hastalarda elektrokonvülsif tedavi ancak dikkatli
gözetim altında uygulanmalıdır.

Kardiyak ve vasküler bozukluklar

Trisiklik ve tetrasiklik antidepresanların kardiyak aritmilere,
sinüs taşikardisine ve iletim zamanının uzamasına yol açtıkları bildirilmiştir.Ventriküler
taşikardi, ventriküler fibrilasyon ve Torsade de Pointes; Ludiomil kulianan hastalarda
çok ender bildirilmiş ve bu vakaların bazıları ölümle sonuçlanmıştır. Yaşlılarda
ve geçmişinde miyokard enfarktüsü, aritmiler ve/veya iskemik kalp hastalığı dahil
kardiyovasküler hastalığı olan hastalarda dikkatli olmak gerekir. Bu gibi hastalarda,
özellikle uzun süreli tedavi sırasında EKG dahil kalp fonksiyonunun izlenmesi gerekir.Ortostatik
hipotansiyona yatkın olan hastalarda kan basıncı düzenli aralıklarla ölçülmelidir.

Diğer psikiyatrik etkiler

Trisiklik antidepresan alan şizofrenik hastalarda psikozun bazen
aktive olabildiği gözlenmiştir ve bu durum Ludiomil ile de bir risk olarak düşünülmelidir.
Bunun gibi, depresif bir dönem sırasında trisiklik bir antidepresanla tedavi altında
olan bipolar bozuklukları olan hastalarda hipomani veya mani nöbetleri bildirilmiştir.
Bu gibi durumlarda Ludiomil dozunun azaltılması veya ilacın kullanımına son verilerek
antipsikotik bir ajan verilmesi gerekebilir.Fenotiyazinler, risperidon gibi antipsikotiklerin
birlikte kullanılması, maprotilin plazma düzeylerinin yükselmesiyle, konvülsiyon
eşiğinin düşmesiyle ve konvülsiyonlarla sonuçlanabilir (Diğer ilaçlarla etkileşim
ve diğer etkileşim türleri bölümüne bakınız). CYP2D6 inhibitörü olan tiyoridazin
ile birlikte kullanılması ciddi kalp aritmilerine neden olabilir.Bu durumda doz
ayarlaması gerekebilir.

Trisiklik antidepresanlar, yaşlı ve eğilimli olan hastalarda,
özellikle geceleri olmak üzere farmakojen (delirium tipi) psikozları teşvik edebilir;
bunlar, ilacın kesilmesiyle birkaç gün içerisinde, tedavi uygulanmaksızın ortadan
kaybolur.

Hipoglisemi

Ludiomil ile birlikte oral sülfonilüreler veya insülin kullanan
hastalarda hipoglisemi olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır.Diyabet hastalarının
kan glikoz düzeyi Ludiomil tedavisi başlatıldığında veya sona erdirildiğinde yakından
izlenmelidir.

Lökosit sayımı

Ludiomil ile lökosit sayısındaki değişiklikler sadece çok ender
vakalarda bildirilmesine rağmen, özellikle tedavinin ilk birkaç ayı boyunca periyodik
kan sayımları yapılmalı ve ateş ve boğaz ağrısı gibi semptomlar izlenmelidir. Bu
önlemlerin uzun süreli tedavi sırasında alınması da önerilir.

Anestezi

Genel veya lokal anestezi öncesinde, hastanın Ludiomil kullanmakta
olduğu anesteziste bildirilmelidir. Tedaviye devam edilmesi, ameliyat öncesinde
ilacın kesilmesi nedeniyle doğabilecek muhtemel riskten daha güvenlidir.

Spesifik hasta popülasyonları ve uzun süreli tedavi

Uzun süreli tedavi sırasında karaciğer ve böbrek fonksiyonunun
izlenmesi önerilebilir.

Geçmişinde intraoküler basınç artışı, kronik şiddetli kabızlık
veya özellikle prostat hipertrofisi varlığında idrar retansiyonu hikayesi bulunan
hastalarda dikkatli kullanılması önerilir.

Trisiklik antidepresanlar, özellikle yaşlılarda ve hastanede
tedavi edilen hastalarda paralitik ileusa neden olabilir. Bu nedenle kabızlık durumunda
uygun önlemler alınmalıdır.

Hipertiroid hastalarında ve tiroid hormonu preparatları alan
hastalarda dikkatli kullanılması önerilmelidir (istenmeyen kardiyak etkilerde muhtemel
artış).

Antidepresanlarla uzun süreli tedavide, diş çürüklerinde artış
bildirilmiştir. Bu nedenle, uzun süreli tedavi sırasında düzenli diş kontrolleri
yapılması önerilir.

Trisiklik antidepresanların antikolinerjik özelliklerine eşlik
eden lakrimasyon azalması ve nispi mükoid salgı birikimi, kontakt lens kullanan
hastalarda kornea epitelinin zarar görmesine sebep olabilir.

Tedaviye son verilmesi

Olası advers reaksiyonlar nedeniyle tedavinin birdenbire durdurulmasından
veya dozun birdenbire azaltılmasından sakınılmalıdır.Tedaviye son verilmesi kararlaştırılmışsa
ilacın dozu, mümkün olduğunca çabuk azaltılmalı ancak bu sırada tedaviye birdenbire
son verilmesine belirli semptomların eşlik edebileceği unutulmamalıdır.

Laktoz

Ludiomil film-kaplı tabletler laktoz monohidrat içerir.Galaktoz
intoleransı, şiddetli laktaz eksikliği veya glikoz-galaktoz intoleransı gibi ender
görülen kalıtsal sorunları olan hastalar bu ilacı kullanmamalıdır.

Gebelik ve Emzirme döneminde kullanımı

Gebelik

Gebelik kategorisi B'dir.

Hayvan deneyleri, herhangi bir teratojen ya da mutajen etki ve
fertilitenin bozulduğuna veya fetusun zarar gördüğüne dair herhangi bir bulgu olmadığını
göstermiştir.Ancak ilacın gebelik esnasında güvenle kullanımı belirlenmemiştir.
Ludiomil ile insan fetusu üzerindeki advers etkiler arasında olası bir beraberliği
düşündüren ender vakalar bildirilmiştir. Ludiomil, sağlayacağı faydalar fetusa verebileceği
zararlardan açıkça daha fazla olmadığı sürece hamilelikte kullanılmamalıdır.

Yenidoğanda dispne, letarji, iritabilite, taşikardi, hipotoni,
konvülsiyonlar, sinirlilik ve hipotermi gibi muhtemel semptomları önlemek için,
hastanın klinik durumu elverdiği takdirde, beklenen doğum tarihinden en az 7 hafta
önce Ludiomil kesilmelidir.

Laktasyon

Maprotilin, anne sütüne geçer. 5 gün süreyle günde 150 mg alındıktan
sonra, anne sütündeki konsantrasyonları, kan konsantrasyonlarının 1.3-1.5 katına
yükselir. Bebekte herhangi bir advers etki gösterilmemesine rağmen, Ludiomil kullanan
anneler bebeklerini emzirmemelidir.

Araç ve makine kullanma yeteneği üzerine etkileri

Ludiomil alan hastalar bulanık görme, baş dönmesi, somnolans
ve diğer santral sinir sistemi semptomları (Yan Etkiler/Advers Etkiler bölümüne
bakınız) oluşabileceği konusunda uyarılmalı ve böyle bir durum karşısında araç,
makine kullanmamaları veya tehlikeli olabilecek diğer aktivitelerle meşgul olmamaları
gerektiği anlatılmalıdır. Hastaların ayrıca, alkol tüketimi veya diğer ilaçların
bu etkileri şiddetlendirebileceği konusunda uyarılmaları gerekir. (İlaç etkileşmeleri
ve diğer etkileşmeler bölümüne bakınız).

YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER

Yan etkiler genellikle hafif ve geçicidir, tedaviye devam edildiğinde
veya dozajın azaltılmasını takiben ortadan kaybolur. Yan etkilerin plazma ilaç düzeyleri
veya ilacın dozu ile her zaman bağlantısı yoktur. Belirli istenmeyen etkilerin yorgunluk,
uyku bozuklukları, ajitasyon, anksiyete, kabızlık veya ağız kuruluğu gibi depresyon
semptomlarından ayırt edilmesi, çoğu zaman zordur.

Nörolojik veya psikiyatrik tabiattaki ciddi advers reaksiyonlarla
karşılaşılırsa, Ludiomil tedavisine son verilmelidir.

Yaşlı hastalar antikolinerjik, nörolojik, psikiyatrik veya kardiyovasküler
etkiler açısından özellikle duyarlıdır. Yaşlı hastaların ilaçları metabolize etme
ve vücuttan uzaklaştırma yetenekleri azalmış olabilir ve terapötik dozlarda plazma
konsantrasyonlarında artış riskine sebep olabilir. (Kullanım şekli ve dozu bölümüne
ve Farmakokinetik özellikleri bölümüne bakınız).

Ludiomil veya trisiklik antidepresanlarla aşağıdaki istenmeyen
etkiler bildirilmiştir.

Tablo 1

Advers reaksiyonlar, en sık görülenler önce belirtilmek üzere
başlıklar altında sıralanmıştır:

Çok sık (>1/10); sık(>l/100, <1/10); sık görülmeyen
(>1/1000, < 1/100); ender (>1/10000, <1/1000); çok ender (<1/10000),
izole bildirimleri içerir.

Kesilme semptomları

Bağımlılık göstermemesine rağmen aşağıdaki semptomlar ilacın
birdenbire bırakılması veya dozun hızla azaltılmasmdan sonra bazen meydana gelir:
bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, uykusuzluk, sinirlilik, baş ağrısı, arka plandaki
depresyonun kötüleşmesi veya depressif duygudurumun tekrarlaması. (Uyarılar/Önlemler
bölümüne bakınız).

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

İLAÇ ETKİLEŞMELERİ VE DİĞER ETKİLEŞMELER

CYP2D6 inhibitörleriyle birlikte verilmesi (örn. debrizokin)
geniş kapsamlı metabolizer fenotipini, yavaş metabolize eden fenotipe değiştirerek
hastalardaki maprotilin konsantrasyonlarının yaklaşık 3,5 kata varabilecek şekilde
artmasına sebep olabilir.

MAO inhibitörleri

İn vivo güçlü CYP2D6 inhibitörleri olan, moklobemid gibi MAO
(monoamin oksidaz) inhibitörlerinin Ludiomil ile birlikte kullanılması kontrendikedir
(Kontrendikasyonlar bölümüne bakınız). Hiperpireksi, tremor, generalize klonik konvülsiyonlar,
delirium ve olasılıkla ölüm gibi ciddi etkileşimlerden sakınabilmek için Ludiomil,
MAO inhibitörlerinin kullanılması sona erdikten sonra en az 14 gün süreyle kullanılmamalıdır.
Daha once Ludiomil kullanırken MAO inhibitörü tedavisine geçecek hastalarda da aynı
önlem alınmalıdır.

Antiaritmikler

Güçlü birer CYP2D6 inhibitörü olan kinidin ve propafenon gibi
antiaritmikler Ludiomil ile birlikte kullanılmamalıdır.Kinidinin antikolinerjik
etkileri Ludiomil ile birlikte sinerjizme neden olabilir. (İlaç etkileşmeleri ve
diğer etkileşmeler bölümüne bakınız).

Antidiyabetik ajanlar

Birlikte oral sülfonilürelerin veya insülinin kullanılması, antidiyabetik
ajanların hipoglisemik etkisini şiddetlendirebilir. Diabet hastalarının, Ludiomil
tedavisine başlarken veya son verirken kan şekerleri izlenmelidir. (Uyarılar/Önlemler
bölümüne bakınız).

Antipsikotikler

Fenotiyazinler, risperidon gibi antipsikotiklerin birlikte kullanılması,
maprotilin plazma düzeylerinin yükselmesine, konvülsiyon eşiğinin düşmesine ve konvülsiyonlara
neden olabilir. (Uyarılar/Önlemler bölümüne bakınız). CYP2D6 inhibitörü olan tiyoridazinin
Ludiomil ile birlikte kullanılması, ciddi kalp aritmilerine neden olabilir.Bu durumda
doz ayarlanması gerekebilir.

Antikoagülanlar

Bazı trisiklik antidepressanlar kumarinin antikoagülan etkisini,
olasılıkla metabolizmasını inhibe ederek ya da barsak motilitesini azaltarak güçlendirebilir.
Ludiomil'in varfarin gibi antikoagülanlanların metabolizmasını inhibe ettiğine dair
herhangi bir kanıt mevcut değildir (aktif S-enantiomer, CYP2C9 tarafından metabolize
edilir ama, Ludiomil'in bu antikoagülanlarla birlikte kullanılması sırasında plazma
protrombin düzeylerinin dikkatle izlenmesi önerilir

Antikolinerjik ajanlar

Ludiomil antikolinerjik ajanların (örn. fenotiyazinler, antiparkinson
ilaçlar, atropin, biperiden, antihistaminler) göz bebeği, santral sinir sistemi,
barsak ve mesane üzerindeki etkilerini artırabilir.

Antihipertansif ajanlar

CYP2D6 inhibitörleri olan propranolol gibi beta-blokerlerin birlikte
kullanılması, plazmadaki maprotilin konsantrasyonlarının artmasına neden olabilir.
Bu gibi vakalarda plazma düzeylerinin izlenmesi ve dozaj ayarlanması önerilir.

Ludiomil, guanetidin, betanidin, rezerpin, klonidin ve alfa-metildopa
gibi antiadrenerjik ajanların antihipertansif etkilerini azaltabilir veya ortadan
kaldırabilir. Bu nedenle, aynı zamanda hipertansiyon için de tedavi gereken hastalara
farklı tipte antihipertansifler (örn. diüretikler, vazodilatörler veya önemli ölçüde
biyotransformasyona uğramayan beta- blokerler) verilmelidir. Ludiomil tedavisine
birdenbire son verilmesi de ağır hipotansiyonla sonuçlanabilir.

Sempatomimetik ajanlar

Ludiomil adrenalin, noradrenalin, izoprenalin, efedrin ve fenilefrin
gibi sempatomimetik ajanların ve ayrıca da burun damlalarının ve lokal anestetiklerin
(örn. diş hekimliğinde kullanılanlar) kardiyovasküler etkilerini şiddetlendirebilir.
Bu nedenle hasta dikkatle gözetim altında tutulmalı (kan basıncı, kalp ritmi) ve
dikkatli bir doz ayarlaması yapılmalıdır.

Santral sinir sistemi depresanları

Ludiomil kullanmakta olan hastalar alkole, barbitüratlara ve
diğer merkezi sinir sistemi depresanlarına olan reaksiyonların şiddetlenebileceği
konusunda uyarılmalıdır.

Benzodiazepinler

Benzodiazepinlerle birlikte kullanım, sedasyon artışına neden
olabilir.

Metilfenidat

Metilfenidat, trisiklik antidepresanların plazma konsantrasyonlarını
yükseltebilir ve böylece etkilerini şiddetlendirebilir. Bu nedenle doz ayarlanması
gerekebilir.

Selektif serotonin geri-alım inhibitörleri

Fluoksetin, fluvoksamin (ayrıca CYP3A4, CYP2C19, CYP2C9 ve CYP1A2
inhibitörüdür), paroksetin, sertralin veya sitalopram gibi CYP2D6 inhibitörü olan
selektif serotonin geri-alım inhibitörleri (SSRI), plazmadaki maprotilin düzeylerinin
ileri derecede yükselmesine ve buna bağlı yan etkilere neden olabilir. Bu etki,
fluoksetin ve fluvoksaminin eliminasyon yarı-ömrünün uzun olması nedeniyle, uzun
süre devam edebilir. Bu nedenle doz ayarlanması gerekebilir.

H2-reseptör antagonistleri

Ludiomil'de bildirilmemiş olmasına rağmen; histamin2 (H2)-reseptör
blokeri simetidin (CYP2D6 ve CYP3A4 dahil birçok P450 enziminin inhibitörü) ile
birlikte kullanılmalarının, birçok trisiklik antidepressanın metabolizmalarını inhibe
ettiği ve hem plazma konsantrasyonlarını, hem de bunlara eşlik ettiği bilinen, ağız
kuruması ve görme bozukluğu gibi istenmeyen etkileri artırdığı gösterilmiştir. Simetidin
ile birlikte Ludiomil kullanılacaksa Ludiomil dozunun, bu nedenle düşük tutulması
gerekebilir.

Sitokrom P450 indüktörlerinin maprotilin metabolizması üzerindeki
etkileri

Maprotilin, öncelikle CYP2D6 ve bir miktar da CYP1A2 tarafından
metabolize edilir. CYP2D6, indüklenebilen birCYP izoformu değildir ama maprotilinin,
CYP1A2 indüktörü olduğu bilinen maddelerle birlikte kullanılması, desmetilmaprotilin
oluşumunu artırabilir. Bu metabolit aktif olduğundan farmakodinamik etkinin bir
bütün

olarak azalması beklenmez. Ancak maprotilinin ve desmetilmaprotilinin
deaktivasyonunda rol alabilecek, henüz tanımlanmamış enzimlerin (örneğin P450'ler,
faz II enzimler) indüksiyonu, aktif komponentlerin klerensini hızlandırabilir ve
Ludiomil'in etkinliğini azaltabilir. Karaciğerdeki sitokrom P450 enzimlerini ve
özellikle de trisiklik antidepressanların metabolizmasında rol oynayanları (örneğin
CYP3A4, CYP2C19 ve/veya CYP1A2) indükleyen rifampisin, karbamazepin, fenobarbital
ve fenitoin gibi ilaçlarla birlikte kullanılması durumunda Ludiomil dozajının ayarlanmasına
ihtiyaç duyulabilir.

KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU

Doktora danışmadan kullanılmamalıdır.

Ludiomil tedavisi sırasında hasta tıbbi gözetim altında bulundurulmalıdır.

Önerilen günlük doz, 75 ve 150 mg arasında değişir. Semptomların
şidderine, hastadan alınan cevaba ve toleransa bağlı olarak tedaviye; günde 1-3
defa 25 mg veya 1 defa 75 mg ile başlanabilir ve daha sonra bu miktaryavaş yavaş
etkili doza ulaşılıncaya kadar yükseltilir.150 mg'ın üzerindeki günlük dozların
kullanılması önerilmemektedir.

Dozaj programı hastaya göre belirlenmeli ve hastanın durumu ve
cevabına göre ayarlanmalıdır; örneğin gündüz verilen dozları azaltıp akşam dozu
artırılabilir veya günde sadece tek doz verilebilir. Amaç, özellikle otonom sinirsistemi
kararlı durumda olmaması nedeniyle advers olayların gelişme olasılığı daha yüksek
olan büyüme çağındaki gençler veya ileri yaştaki depresif hastalarda olmak üzere
terapötik etkinin, mümkün olan en düşük dozla elde edilmesidir.

Ludiomil tabletleri, yeterli miktarda sıvıyla birlikte bütün
olarak yutulmalıdır.

Yaşlı (yaşı 60'ın üzerinde olan) hastalar: Bu hastalarda genellikle
düşük dozların kullanılması önerilir.Tedavi başlangıcında, günde 3 defa 10 mg veya
1 defa 25 mg kullanılmalıdır.Gerektiğinde günlük doz, hastadan alınan cevaba ve
hastanın toleransına göre yavaş yavaş artırılarak günde 3 defa 25 mg veya 1 defa
75 mg'a yükseltilmelidir. (Yan etkiler/Advers etkiler bölümüne ve Farmakokinetik
özellikleri bölümüne bakınız)

Çocuklar ve ergenler (18 yaşından küçük hastalar): Ludiomil'in
çocuklarda ve ergenlerde güvenlilik ve etkinliği saptanmamıştır.Bu nedenle bu yaş
gruplarında kullanılması önerilmez.

Tedaviye son verilmesi: Tedavinin birdenbire durdurulmasından
ya da dozun birdenbire azaltılmasından advers reaksiyon olasılığı nedeniyle sakınılmalıdır.
(Uyarılar/Önlemler bölümüne ve Yan etkiler/Advers etkiler bölümüne bakınız).

DOZ AŞIMI VE TEDAVİSİ

Aşırı dozda alınan Ludiomil'in belirti ve semptomları, trisiklik
antidepresanlar ile bildirilenlere benzerdir. Kardiyak anormallikler ve nörolojik
bozukluklar, başlıca komplikasyonlardır. Çocuklarda ne miktar olursa olsun kazara
Ludiomil alınması, ağır ve ölümle sonuçlanabilecek bir olay olarak ele alınmalıdır.

Belirti ve semptomlar

Aşırı doz alınmasını izleyen genellikle ilk 4 saat içerisinde
görülen semptomlar, 24 saatte maksimal düzeye ulaşır. Emilimin gecikmesi (antikolinerjik
etki), yarılanma ömrünün uzun olması ve enterohepatik dolaşım nedeniyle, hasta 4-6
güne kadar risk altındadır.

Aşağıdaki belirtilerve semptomlar görülebilir.

Merkezi sinir sistemi: Somnolans, şuur bulanıklığı, koma,
ataksi, huzursuzluk, ajitasyon, reflekslerde şiddetlenme, kas rijiditesi ve koreo-atetoik
hareketler, konvülsiyonlar.

Kardiyovasküler sistem: Hipotansiyon, taşikardi, aritmiler,
iletim bozuklukları, şok, kalp yetmezliği; bazıları ölümle sonuçlanabilen ventriküler
taşikardi, ventriküler fibrilasyon, Torsade de Pointes, kalp durması.

Ayrıca, solunum depresyonu, siyanoz, kusma, ateş, midriyazis,
terleme ve oligüri veya anüri görülebilir.

Tedavi

Spesifik bir antidotu yoktur ve tedavi esas itibariyle semptomatik
ve destekleyicidir.

Aşırı dozda Ludiomil alan hastalar, özellikle çocuklar, hastaneye
yatırılmalı ve en az 72 saat boyunca yakın gözetim altında tutulmalıdır.

Midenin, yıkanarak ya da bilinci yerinde hastalar kusturularak
mümkün olduğunca çabuk boşaltılması gerekir. Eğerhastanın bilinci yerinde değilse,
mide yıkama işlemine başlamadan önce hava yolu, balonlu bir

endotrakeal tüp kullanılarak güvence altına alınmalı ve hasta
asla kusturulmamalıdır. İlacın antikolinerjik etkisi midenin boşalmasını geciktirebileceğinden
bu önlemlerin en az 12 saat ya da daha uzun bir süre boyunca sürdürülmesi önerilir.
Aktif kömür kullanılması, ilacın emiliminin azaltılmasında yardımcı olabilir.

Semptomatik tedavide modern yoğun bakım yöntemleri kullanılır
ve kalp fonksiyonu, kan gazları ve elektrolitler aralıksız izlenir. Antikonvülsif
tedavi, suni solunum ve reanimasyon gibi acil önlemlere olasılıkla ihtiyaç duyulabilir.
Şiddetli bradikardi, asistol ve konvülsiyonlara neden olabildiği bildirildiğinden
fizostigmin, Ludiomil'in aşırı doz durumlarında önerilmez. Maprotilinin plazma konsantrasyonları
düşük olduğundan, hemodiyaliz veya periton diyalizi etkisizdir.

SAKLAMA KOŞULLARI

30°C'nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

ÇOCUKLARIN ULAŞAMAYACAĞI YERLERDE VE AMBALAJINDA SAKLAYINIZ.

TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI

Ludiomil 25 mg film kaplı tablet, 30 tablet içeren blister ambalajda.

PİYASADA MEVCUT DİĞER FARMASÖTİK DOZAJ ŞEKİLLERİ

Ludiomil 75 mg film kaplı tablet, 14 tablet içeren blister ambalajda;

RUHSAT SAHİBİ VE ÜRETİM YERİ

Novartis Ürünleri 34912 Kurtköy-İstanbul

Novartis Pharma AG, Basel - İsviçre lisansı ile üretilmiştir.

RUHSAT TARİHİ VE NUMARASI

29.04.1977 - 125/80

Prospektüs Onay Tarihi: 25.08.2006

Reçete ile satılır.


Bu Bölüm Sadece Sağlık Profesyonelleri İçindir. Giriş yapınız yada Üye olunuz.