NOKTÜRN FİLM TABLET 10 mg

UYARI: 

Bu Bölümdeki Bilgiler Yalnızca Sağlık Alanında Uzman Kişiler İçindir!

Firma: 
SANOVEL

FORMÜLÜ

Her film tablet, 10 mg Paroksetine eşdeğer Paroksetin hidroklorür hemihidrat içerir.

Yardımcı maddeler: Titanyum dioksit, FD&C blue No.2/indigokarmin alüminyum lak, kinolin sarısı alüminyum lak.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ

Farmakodinamik özellikler

Paroksetin, selektif serotonin geri alım inhibitörü bir antidepresan ilaçtır.

Paroksetinin depresyon, sosyal anksiyete bozukluğu, obsesif kompülsif bozukluk, panik bozukluk ve yaygın anksiyete bozukluğunun tedavisindeki etkinliğinin, merkezi sinir sistemindeki nöronal serotonin (5-hidroksi-triptamin, 5-HT) geri alım inhibisyonundan kaynaklanan serotonerjik aktivite potansiyeli ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir. İnsanlar üzerinde yapılan klinik çalışmalarda, paroksetinin, insan trombositlerine serotonin alımını bloke ettiği gösterilmiştir.

Hayvanlar üzerinde yapılan in vitro çalışmalarda, paroksetinin kuvvetli ve yüksek oranda seçici nöronal serotonin geri alım inhibitörü olduğu ve norepinefrin ve dopamin nöronal geri alım üzerinde çok zayıf etkileri olduğu gösterilmiştir. İn vitro radyoaktif ligand bağlanma çalışmaları, paroksetinin, muskarinik, a1-, 012-, p-adrenerjik-, dopamin (D2)-,5-HT1-,5-HT2- ve histamin (H1)-reseptörler için az miktarda afiniteye sahip olduğunu göstermektedir; muskarinik antagonizmi, histaminerjik ve a1- adrenerjik reseptörler, diğer psikotropik ilaçlar için çeşitli antikolinerjik, sedatif ve kardiyovasküler etkilerle bağlantılıdır.

Paroksetinin majör metabolitlerinin göreceli güçleri, ana bileşiğin en fazla 1/50'si olduğundan, esas olarak inaktiftirler.

Paroksetin ile uzun süreli tedavide, en az bir yıl süre ile antidepresan etkinliğin muhafaza edildiği gösterilmiştir.

Farmakokinetik özellikler

Oral olarak uygulanmasının ardından paroksetin tamamen absorbe edilir. Normal erkek gönüllülerin 30 gün süreyle günde 30 mg tablet aldıkları bir çalışmada, çok nadir birkaç hastada daha uzun sürmekle birlikte, gönüllülerin çoğunda paroksetin kararlı hal konsantrasyonlarına yaklaşık 10 günde ulaşılmıştır. Kararlı halde, ortalama doruk plazma konsantrasyonu (Cmax), doruk plazma konsantrasyonuna ulaşma süresi (Tmax), minimum plazma konsantrasyonu (Cmin) ve yarılanma ömrü (T1/2) değerleri sırasıyla 61.7 ng/mL, 5.2 saat, 30.7 ng/mL ve 21 saattir. Kararlı hal Cmax ve Cmin değerleri, tek doz çalışmalarından beklenenin yaklaşık 6 ve 14 katı olmuştur. Eğri altında kalan alan (EAA0-24) baz alındığında kararlı halde ilaca maruz kalma, bu gönüllülerdeki tek doz verilerinden beklenenden yaklaşık 8 kat daha fazladır. Aşırı birikim, paroksetini metabolize eden enzimlerden birinin kolaylıkla doygun hale gelebilmesinin sonucudur.

Yaşlı ve yaşlı olmayan hastalar üzerinde yapılan, yaşlılarda 20-40 mg dozların, yaşlı olmayanlarda 20-50 mg dozların kullanıldığı kararlı hal doz orantısı çalışmalarında, yine doygun bir metabolik yolu yansıtan, her iki popülasyon içinde lineer olmayan bir yapı gözlenmiştir. Günde 20 mg'dan sonraki Cmin değerleri ile karşılaştırıldığında, günde 40 mg'dan sonraki değerler sadece 2-3 kat daha fazla olmuştur.

Gıdaların paroksetinin biyoyararlanımı üzerine etkisi, gönüllülere, gıdayla birlikte veya tek başına tek doz uygulanarak çalışıImıştır. İlaç gıdayla birlikte uygulandığında EAA değeri hafif bir artış göstermiştir (%6), ama doruk plazma konsantrasyonlarına ulaşma süresi dozdan sonra 6.4 saatten 4.9 saate inerken, Cmax %29 daha fazla olmuştur.

Paroksetin, merkezi sinir sistemi de dahil olmak üzere tüm vücuda dağılır, sadece %1'i plazmada kalır. 100 ng/mL ve 400 ng/mL'de, paroksetinin sırasıyla yaklaşık olarak %95 ve %93'ü plazma proteinlerine bağlanır. Klinik koşullar altında, paroksetin konsantrasyonları normalde 400 ng/ml'den az olmalıdır. Paroksetin, fenitoin ve varfarinin in vitro protein bağlanmasını değiştirmez.

Paroksetin oral yolla uygulanmasını takiben geniş kapsamlı metabolize edilir. Temel metabolitler, oksidasyon ve metilasyonun polar ve konjuge ürünleridir ve kolaylıkla vücuttan atılırlar. Glukuronik asit ve sülfat predominat ile konjügatlar ve majör metabolitler izole edilmiş ve tanımlanmışlardır. Veriler, serotonin alımı inhibisyonunda, metabolitlerin ana bileşiğin gücünün 1/50'sinden daha fazlasına sahip olmadığını göstermektedir. Paroksetin metabolizması kısmen sitokrom P450IID6 tarafından oluşturulmaktadır. Bu enzimin klinik dozlardaki doygunluğu, artan doz ve artan tedavi süresi ile lineer olmayan paroksetin kinetiğine yol açıyor görünmektedir. Bu enzimin paroksetin metabolizmasındaki rolü potansiyel ilaç etkileşimlerini de göstermektedir.

Dozdan sonraki 10 günlük periyod süresince, 30 mg paroksetin oral solüsyon dozunun, %2'si ana bileşik ve %62'si metabolitler olmak üzere yaklaşık %64'ü idrar yoluyla atılır. Doz sonrası 10 günlük periyotta, çoğunluğu metabolitler ve %1'den azı ana bileşik olacak şekilde yaklaşık %36'sı feçes yoluyla atılır.

ENDİKASYONLARI

Depresyon

Başlangıçta alınan tatmin edici cevabı takiben, NOKTÜRN ile tedaviye devam edilmesi hastalığın tekrarının önlenmesinde etkilidir.

Obsesif Kompülsif Bozukluk

Obsesif Kompülsif Bozukluk semptomlarının tedavisi ve tekrarının önlenmesinde endikedir.

Panik Bozukluk

Agorafobili ve agorafobisiz panik bozukluğu semptomlarının tedavisi ve tekrarının önlenmesinde endikedir.

Sosyal Anksiyete Bozukluğu

Sosyal fobi olarak da bilinen sosyal anksiyete semptomlarının tedavisinde endikedir.

Travma sonrası stres bozukluğu

Travma sonrası stres bozukluğunun tedavisinde endikedir.

Yaygın anksiyete bozukluğu

Yaygın anksiyete bozukluğu semptomlarının tedavisi ve tekrarının önlenmesinde endikedir.

KONTRENDİKASYONLARI

NOKTÜRN, paroksetine veya yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir.

Monoamin oksidaz (MAO) inhibitörleri, tioridazin ve mezoridazin kullanan hastalarda eşzamanlı uygulanması kontrendikedir.

UYARILAR / ÖNLEMLER

Monoamin Oksidaz (MAO) İnhibitörleri ile etkileşim potansiyeli

MAO inhibitörleri ile kombinasyon halinde başka bir serotonin gerialım inhibitörü alan hastalarda; hipertermi, rijidite, miyoklonus, yaşamsal belirtilerde olası hızlı dalgalanmalarla birlikte otonom dengesizliği ve deliryum ve komaya doğru ilerleme gösteren aşırı ajitasyon dahil mental durum değişikliklerini de kapsayan, bazen ölümcül olabilen, ciddi reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar, yakın bir zamanda bu ilacın kullanımına son verip, MAO inhibitörleri kullanmaya başlayan hastalarda da bildirilmiştir. Bazı vakalar nöroleptik malign sendromunu andıran özellikler göstermişlerdir. Paroksetin ile böyle bir etkileşimi gösteren insan verileri olmamasına rağmen, paroksetin ve MAO inhibitörlerinin kombinasyon halinde kullanımının etkilerini gösteren sınırlı hayvan verileri, bu ilaçların kan basıncını yükseltme ve davranış eksitasyonuna neden olmada sinerjistik olarak etki gösterebileceklerini göstermektedir. Bu nedenle, paroksetinin MAO inhibitörleri ile kombinasyon halinde veya MAO inhibitörleriyle tedaviye son verilmesinden sonraki 14 gün içerisinde kullanılmaması önerilmektedir. Paroksetin ile tedavi durdurulduktan sonra ve MAO inhibitörleriyle tedaviye başlanmadan önce en az 2 hafta beklenmelidir.

Tioridazin ile potansiyel etkileşimi

Tioridazinin tek başına uygulanması, torsade de pointes tipi aritmi gibi ciddi ventriküler aritmiler ve ani ölümlerle ilişkili QTc aralığı uzamaları oluşturur. Bu etki dozla ilişkili gibi görünmektedir.

Yapılan bir in vivo çalışmada, P450IID6'yı inhibe eden paroksetin gibi ilaçların tioridazinin plazma seviyelerini yükselttiği görülmüştür. Bu nedenle, paroksetinin tioridazin ile kombinasyon halinde kullanımı önerilmemektedir.

Mani/Hipomani Aktivasyonu: Tüm diğer antidepresanlarda olduğu gibi, paroksetin de mani hikayesi olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.

Nöbetler: Paroksetin, nöbet hikayesi olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Nöbet gelişmesi durumunda ilacın kullanımına son verilmelidir.

İntihar girişimi: İntihar girişimi olasılığı depresyonlu hastaların doğasında vardır ve hastalıkta önemli derecede bir gerileme sağlanıncaya kadar sürebilir. Doz aşımı riskini azaltmak için ilaç en düşük dozlarında reçete edilmelidir.

Hiponatremi: Birkaç hiponatremi vakası rapor edilmiştir. Ancak paroksetin kullanımının kesilmesiyle eski hale dönülmüştür. Bu yan etki çoğunlukla yaşlılarda ve diüretik kullanan hastalarda ortaya çıkmaktadır.

Anormal kanama: Paroksetin tedavisi ile ilişkili trombosit agregasyon bozukluğu dahil birkaç anormal kanama (çoğunlukla ekimoz ve purpura) vakası bildirilmiştir. Paroksetin ile nedensel ilişkisi net olmamakla birlikte, trombosit agregasyon bozukluğu trombosit serotonin tükenmesi ve bu gibi olayların meydana gelmesine neden olmasından kaynaklanıyor olabilir.

Eş zamanlı sistemik hastalığı olanlarda kullanımı: Paroksetinin, belirli eş zamanlısistemik hastalığı olan hastalar üzerindeki klinik deneyimi sınırlıdır.

Metabolizmayı veya hemodinamik cevapları etkileyebilecek hastalıkları veya kondüsyonları bulunan hastalarda, paroksetin kullanımına dikkat edilmesi önerilir.

Paroksetin, yakın bir zamanda miyokardiyal infaktüs veya değişken kalp hastalığı hikayesi olan hastalarda kayda değer miktarlarda kullanılmamış ve incelenmemiştir. Yapılan klinik çalışmalar, paroksetinin anlamlı EKG anormalliklerinin gelişmesi ile ilişkili olmadığını göstermektedir. Benzer olarak, paroksetin kalp atım hızı veya kan basıncında klinik olarak önemli değişikliklere neden olmaz.

Şiddetli böbrek bozukluğu (kreatin klerensi < 30 mL/dak) veya şiddetli karaciğer bozukluğu olan hastalarda, paroksetinin yüksek plazma konsantrasyonları meydana gelir. Bu hastalarda düşük başlangıç dozu kullanılmalıdır.

Uzun QT sendromu /Torsades de Pointes'e neden olabilen ilaçlar ile birlikte kullanıIdığında uzun QT sendromu veya Torsades de Pointes oluşma riskini arttırabilir. Bu nedenle bu tür ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır.

Paroksetin 18 yaş altındaki çocuk ve ergenlerde kullanılmamalıdır.

HAMİLELİK VE LAKTASYONDA KULLANIMI

Hamilelik kategorisi C'dir. Hamile kadınlarda paroksetinin yeterli ve kontrollü çalışmaları yapılmamıştır. Paroksetin, hasta için beklenen yararlar risklerden daha fazla olmadıkça hamilelik sırasında kullanılmamalıdır.

Selektif Serotonin Geri Alım İnhibitörü (SSRI) grubu ilaçların hamilelik süresince alımında, yeni doğanda potansiyel dirençli pulmoner hipertansiyon riski bulunmaktadır.

Laktasyonda kullanımı

Diğer birçok ilaçta olduğu gibi paroksetin de anne sütüne geçer. Bu nedenle, emziren annelerde dikkatli kullanılmalıdır.

Çocuklarda kullanımı

Çocuklarda kullanımının etkinliği ve güvenilirliliği kanıtlanmamıştır.

Yaşlılarda kullanımı

Paroksetin kullanan 65 yaş ve üzeri hastalar üzerinde yapılan klinik çalışmalarda, genç ve yaşlı hastalar arasında yan etki profilinde farklılık görülmemiştir ve paroksetinin etkinliği ve emniyeti genç ve yaşlı hastalar arasında benzerlik göstermiştir. Farmakokinetik çalışmalar, yaşlılarda klerensin düşük olduğunu göstermektedir ve düşük başlangıç dozu önerilmektedir.

Antidepresan ilaçların özellikle çocuk ve 24 yaşına kadar olan gençlerdeki kullanımlarının, intihar düşünce ya da davranışlarını arttırma olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle tedavinin başlangıcı ve ilk aylarında, ilaç dozunun arttırılma/azaltılma ya da kesilme dönemlerinde hastanın gösterebileceği huzursuzluk, aşırı hareketlilik gibi beklenmedik davranış değişiklikleri ya da intihar olasılığı gibi nedenlerle hastanın gerek ailesi gerekse tedavi edicilerce yakinen izlenmesi gereklidir.

ARAÇ VE MAKİNA KULLANMAYA ETKİSİ

Klinik deneyimler paroksetin ile tedavinin kognitif veya psikomotor fonksiyon azalması ile ilişkili olmadığını göstermektedir. Ancak, tüm psikoaktif ilaçlarla tedavide olduğu gibi, hastalar araç ve makina kullanma yetenekleri konusunda dikkatli olmalıdırlar.

YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER

Paroksetinin klinik kullanımı sırasında ve pazarlama sonrası bildirilen advers etkiler sistem organ sınıfı ve sıklığına göre aşağıda verilmektedir. Bu advers etkilerin bazılarının şiddeti ve sıklığı tedaviye devam edilmesiyle azalır ve genel olarak tedaviye son verilmesini gerektirmez.

Advers etkilerin görülme sıklığı şöyle tanımlanmıştır:

Çok yaygın (>1/10), yaygın (>1/100 - <1/10), yaygın olmayan (>1/1000 -<1/100), seyrek (>1/10000 -<1/1000), çok seyrek (<1/10000).

Kan ve lenf sistemi bozuklukları

Yaygın olmayan: Deride (ekimoz ve purpura) ve mukoz membranlarda (gastrointestinal kanama dahil) anormal kanama,

Çok seyrek: Trombositopeni.

Bağışıklık sistemi bozuklukları

Çok seyrek: Allerjik reaksiyonlar (ürtiker ve anjiyoödem dahil)

Endokrin bozuklukları

Çok yaygın: Libido azalması,

Yaygın: Orgazmik bozukluk, dismonere,

Çok seyrek: Uygun olmayan anti-diüretik hormon sekresyonu sendromu.

Metabolizma ve beslenme bozuklukları

Yaygın: Kolesterol seviyelerinde yükselme, iştah azalması, anoreksi

Seyrek: Hiponatremi.

Hiponatremi yaşlılarda daha baskındır ve bazen uygun olmayan anti-diüretik hormon sekresyonu sendromu ile ilişkili olabilir.

Psikiyatrik bozukluklar

Yaygın: Uyuklama, uykusuzluk, ajitasyon,

Yaygın olmayan: Konfüzyon, hallüsilasyonlar,

Seyrek: Manik reaksiyonlar, anksiyete, depersonalizasyon, panik ataklar, akatizi.

Bu semptomlar altta yatan hastalıkla ilgili olabilir.

Sinir sistemi bozuklukları

Yaygın: Baş dönmesi, tremor, uykusuzluk, uyuklama hali,

Yaygın olmayan: Ekstrapiramidal bozukluk,

Seyrek: Konvülsiyonlar,

Çok seyrek: Serotonin sendromu (ajitasyon, konfüzyon, fazla terleme, hallüsinasyonlar, hiperrefleksi, miyoklonus, titremeli taşikardi ve tremor).

Bazen hareket bozuklukları veya nöroleptik ilaç kullanan hastalarda oro-fasiyal distoni dahil ekstrapiramidal bozukluklar bildirilmiştir. Nadiren akaziti bildirilmiştir.

Göz bozuklukları

Yaygın: Bulanık görme, Çok seyrek: Akut glokom.

Kulak ve kulak labirenti bozuklukları

Yaygın: Kulak çınlaması.

Kardiyak bozukluklar

Yaygın: Vazodilasyon, göğüs ağrısı, palpitasyon, hipertansiyon, Yaygın olmayan: Sinüs taşikardi, Seyrek: Bradikardi.

Vasküler bozukluklar

Yaygın olmayan: Kan basıncında geçici yükselme ve azalmalar.

Paroksetin tedavisi sonrası kan basıncında geçici yükselme ve azalma genellikle önceden hipertansiyon ve anksiyetesi olan hastalarda rapor edilmiştir.

Solunum, göğüs ve mediastinal bozukluklar

Yaygın: Esneme, solunum bozukluğu, faranjit, sinüzit, rinit.

Gastrointestinal bozukluklar

Çok yaygın: Bulantı,

Yaygın: Kabızlık, diyare, ağız kuruluğu, dispepsi, şişkinlik, karın ağrısı, kusma, tat bozukluğu,

Çok seyrek: Gastrointestinal kanama.

Karaciğer-safra bozuklukları

Seyrek: Hepatik enzimlerin yükselmesi,

Çok seyrek: Hepatik olaylar (bazen sarılık ve/veya karaciğer yetmezliği ile ilişkili hepatit gibi).

Hepatik enzim yükselmesi bildirilmiştir. Eğer karaciğer fonksiyon test sonuçlarında uzun süreli yükselmeler varsa paroksetin tedavisine son verilmelidir.

Deri ve derialtı doku bozuklukları

Yaygın: Terleme,

Yaygın olmayan: Cilt döküntüleri, prürit,

Çok seyrek: Fotosensitivite reaksiyonları.

Böbrekle ilgili ve üriner bozukluklar

Yaygın olmayan: Üriner retansiyon, idrar kaçırma.

Üreme sistemi bozuklukları

Çok yaygın: Seksüel disfonksiyon (impotans ve ejakülasyon bozuklukları dahil), Seyrek: Hiperprolaktinemi/galaktore, Çok seyrek: Priapizm.

Kas-iskelet sistemi bozuklukları

Yaygın: Parestezi, sırt ağrısı, miyoklonus, miyopati, miyasteni, Çok seyrek: Artralji, miyalji.

Genel bozukluklar ve uygulama durumları

Yaygın: Asteni, vücut ağırlığında artış, Çok seyrek: Periferal ödem.

Paroksetin tedavisine son verildiğinde görülen semptomlar

Yaygın: Baş dönmesi, duyusal bozukluklar, uyku bozuklukları, anksiyete, baş ağrısı,

Yaygın olmayan: Ajitasyon, bulantı, terleme, tremor, konfüzyon, duygusal dengesizlik, görme bozukluğu, palpitasyon, diyare, irritabilite.

Diğer selektif serotonin geri alım inhibitörlerinde olduğu gibi, tedavi durdurulduğunda (özellikle aniden) ilaç kesilme semptomları bildirilmiştir.

Baş dönmesi, duyusal bozukluklar (parestezi, elektrik şok duyumları ve kulak çınlaması dahil), uyku bozuklukları (yoğun rüyaları içeren), ajitasyon veya anksiyete, bulantı, tremor, konfüzyon, terleme, baş ağrısı, diyare, palpitasyon, duygusal dengesizlik, irritabilite ve görme bozukluğu bildirilmiştir. Hastaların çoğunluğunda bu etkiler genellikle ciddi değildir, bununla beraber bireylerin küçük bir bölümünde yoğunluğu daha şiddetli olabilir. Bu semptomlar genellikle kısa sürelidir. Bu semptomların görülme riskinin daha yüksek olduğu bir hasta grubu yoktur, bu sebeple paroksetin tedavisi artık gerekmediğinde, doz kademeli olarak azaltılmak suretiyle ilacın kesilmesi önerilir.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ

Gıda/antasitler: Paroksetinin absorpsiyonu ve farmakokinetiği gıdalardan ve antasitlerden etkilenmez.

Triptofan: Diğer serotonin geri alım inhibitörleri gibi, paroksetin ve triptofan birlikte uygulandığında bir etkileşim meydana gelebilir. Paroksetin kullanan hastalara triptofan uygulandığında, baş ağrısı, bulantı, terleme ve baş dönmesi gibi yan etkiler bildirilmiştir. Bu nedenle, paroksetin ve triptofanın birlikte kullanımı önerilmemektedir.

Monoamin Oksidaz (MAO) İnhibitörleri: MAO inhibitörleri ile kombinasyon halinde başka bir serotonin gerialım inhibitörü alan hastalarda; hipertermi, rijidite, miyoklonus, yaşamsal belirtilerde olası hızlı dalgalanmalarla birlikte otonom dengesizliği ve deliryum ve komaya doğru ilerleme gösteren aşırı ajitasyon dahil mental durum değişikliklerini de kapsayan, bazen ölümcül olabilen, ciddi reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar, yakın bir zamanda bu ilacın kullanımına son verip, MAO inhibitörleri kullanmaya başlayan hastalarda da bildirilmiştir. Bazı vakalar nöroleptik malign sendromunu andıran özellikler göstermişlerdir. Paroksetin ile böyle bir etkileşimi gösteren insan verileri olmamasına rağmen, paroksetin ve MAO inhibitörlerinin kombinasyon halinde kullanımının etkilerini gösteren sınırlı hayvan verileri, bu ilaçların kan basıncını yükseltme ve davranış eksitasyonuna neden olmada sinerjistik olarak etki gösterebileceklerini önermektedir. Bu nedenle, paroksetinin MAO inhibitörleri ile kombinasyon halinde veya MAO inhibitörleriyle tedaviye son verilmesinden sonraki 14 gün içerisinde kullanılmaması önerilmektedir. Paroksetin ile tedavi durdurulduktan sonra ve MAO inhibitörleriyle tedaviye başlanmadan önce en az 2 hafta beklenmelidir.

Tioridazin: Tioridazinin tek başına uygulanması, torsade de pointes tipi aritmi gibi ciddi ventriküler aritmiler ve ani ölümlerle ilişkili QTc aralığı uzamaları oluşturur. Bu etki dozla ilişkili gibi görünmektedir. Yapılan bir in vivo çalışmada, P450IID6'yı inhibe eden paroksetin gibi ilaçların tioridazinin plazma seviyelerini yükselttiği görülmüştür. Bu nedenle, paroksetinin tioridazin ile kombinasyon halinde kullanımı önerilmemektedir.

Varfarin: Önceki veriler paroksetin ve varfarin arasında farmakodinamik etkileşim (bu durum değişmemiş protrombin zamanında artan kanama diyatezine neden olur) olabileceğini göstermektedir. Az sayıda klinik deneyim bulunduğundan, paroksetin ve varfarin birlikte uygulandığında dikkat edilmelidir.

Sumatriptan: Pazarlama sonrasında, sumatriptan ve selektif serotonin gerialım inhibitörlerinin kullanımını takiben, güçsüzlük, hiperrefleksi ve uyumsuzluk gösteren hastalar bildirilmiştir. Eğer sumatriptan ve bir selektif serotonin gerialım inhibitörü ile birlikte tedavi klinik olarak sağlanırsa, hastanın uygun bir şekilde gözlenmesi önerilir.

Hepatik metabolizmayı etkileyen ilaçlar: Paroksetinin metabolizması ve farmakokinetiği ilaç metabolize eden enzimlerin inhibisyonu veya indüksiyonu tarafından etkilenebilir.

Simetidin: Simetidin birçok sitokrom P450 (oksidatif) enzimini inhibe eder. Yapılan bir çalışmada, simetidin ile birlikte uygulanan paroksetinin kararlı hal plazma konsantrasyonlarının arttığı görülmüştür. Bu nedenle, bu ilaçların eş zamanlı uygulanması gerektiğinde, paroksetinin 20 mg'lık başlangıç dozundan sonra doz ayarlaması klinik etkilerin kılavuzluğunda yapılmalıdır. Paroksetinin, simetidin farmakokinetiği üzerine etkisi çalışılmamıştır.

Fenobarbital: Fenobarbital birçok sitokrom P450 (oksidatif) enzimini indükler. Paroksetinin fenobarbitalin kararlı halinde uygulanması, tek başına paroksetin uygulanmasıyla karşılaştırıldığında paroksetinin EAA ve T1/2 değerleri düşüktür. Paroksetin lineer olmayan bir farmakokinetik yapı sergilediğinden, bu çalışma sonuçları her iki ilacında kronik olarak dozlandığı vakalarda yol göstermeyebilir. Paroksetinin fenobarbital farmakokinetiği üzerine etkisi çalışılmamıştır. Paroksetin fenobarbital ile birlikte uygulandığında başlangıç dozunun ayarlanması gerekli değildir, sonraki ayarlamalar klinik etkiler kılavuzluğunda yapılmalıdır.

Fenitoin: Paroksetinin fenitoinin kararlı halinde uygulanması, tek başına paroksetin uygulanmasıyla karşılaştırıldığında, paroksetinin EAA ve T1/2 değerleri düşüktür. Yapılan bir başka çalışmada, fenitoinin paroksetinin kararlı halinde uygulanması, tek başına fenitoin uygulanmasıyla karşılaştırıldığında, fenitoin EAA değerleri az miktarda düşüktür. Her iki ilaçta lineer olmayan bir farmakokinetik sergilediğinden, bu çalışmalar iki ilacın kronik olarak dozlandığı vakalarda yol göstermeyebilir. Bu iki ilaç birlikte uygulandığında başlangıç dozunun ayarlanması gerekli değildir, sonraki ayarlamalar klinik etkiler kılavuzluğunda yapılmalıdır.

Sitokrom P450IID6 tarafından metabolize edilen ilaçlar: Çoğu antidepresanlar (paroksetin, diğer selektif serotonin gerialım inhibitörleri ve birçok trisiklik gibi) dahil, birçok ilaç sitokrom P450 izozim P450IID6 tarafından metabolize edilir. P450IID6 tarafından metabolize edilen diğer ajanlar gibi paroksetin de bu izozimin aktivitesini anlamlı ölçüde inhibe eder. Hastaların çoğunda P450IID6 izozimi paroksetin dozunun erken döneminde doygun hale gelir. Bir çalışmada, kararlı hal şartları altında paroksetin desipraminin Cmax, EAA ve T1/2 değerlerini yükseltmiştir. Paroksetinin ve P450IID6 tarafından metabolize edilen diğer ilaçların birlikte kullanımı resmi olarak çalışılmamıştır, ancak paroksetin veya diğer ilaçlar için reçete edilen genel dozdan daha azına gereksinim duyulabilir.

Bu nedenle, belli antidepresanlar (örn.; nortriptilin, amitriptilin, imipramin, desipramin ve fluoksetin), fenotiazinler ve Tip İC antiaritmikler (örn.; propafenon, flekainid ve enkainid) dahil bu izozim tarafından metabolize edilen veya bu enzimi inhibe eden (örn.; kinidin) ilaçlarla birlikte paroksetinin uygulanmasına dikkatle yaklaşılmalıdır.

Ancak, ciddi ventriküler aritmi riski ve tioridazinin yüksek plazma seviyeleri ile ilişkili ani ölüm potansiyeli sebebiyle, paroksetin ve tioridazin birlikte uygulanmamalıdır.

Sitokrom P450IIIA4 tarafından metabolize edilen ilaçlar: Kararlı hal şartlarında paroksetinin ve sitokrom P450IIIA4 substratı terfenadinin birlikte uygulandığı bir çalışmada, paroksetinin terfenadinin farmakokinetiğini etkilemediği görülmüştür.

Trisiklik antidepresanlar (TSA): Paroksetin TSA metabolizmasını inhibe edebileceğinden, paroksetin ve trisiklik antidepresanlar birlikte uygulandığında dikkat edilmelidir. Eğer trisiklik antidepresanlar paroksetin ile birlikte uygulanırsa, plazma TSA seviyelerinin izlenmesi ve TSA dozunun düşürülmesi gerekebilir.

Alkol: Paroksetin alkolün sebep olduğu mental ve motor beceri kaybını arttırmamakla birlikte, paroksetin kullanan hastaların alkol kullanmamaları önerilir.

Lityum: Yapılan çalışmalarda, paroksetin ve lityum karbonat arasında farmakokinetik etkileşim olmadığı gösterilmiştir. Ancak, yeterli klinik deneyim olmadığından, lityum ve paroksetin birlikte uygulandığında dikkat edilmelidir.

Digoksin: Paroksetin kararlı halde digoksin ile birlikte uygulandığında, kararlı hal farmakokinetiği değişmemiştir. Ortalama digoksin EAA değeri paroksetin varlığında %15 azalmıştır. Yeterli klinik deneyim olmadığından, paroksetin ve digoksin birlikte uygulandığında dikkat edilmelidir.

Diazepam: Kararlı hal şartlarında diazepam paroksetin kinetiğini etkilememiştir. Paroksetinin diazepam üzerine etkileri incelenmemiştir.

Prosiklidin: Tek başına kararlı haldeki prosiklidin ile karşılaştırıldığında, paroksetinin günlük oral dozlanması (günde 4 defa 30 mg) prosiklidinin kararlı hal EAA0-24, Cmax ve Cmin değerlerini sırasıyla %35, %37 ve %67 arttırmıştır. Eğer antikolinerjik etkiler görülürse, prosiklidin dozu azaltılmalıdır.

p-Blokerler: Propranololün (günde 2 defa 80 mg) 18 gün boyunca oral olarak uygulandığı bir çalışmada, son 10 günde paroksetin (günde 4 defa 30 mg) ile birlikte uygulanması, propranololün kararlı hal plazma konsantrasyonlarını değiştirmemiştir. Propranololün paroksetin üzerine etkileri incelenmemiştir.

Teofilin: Paroksetin tedavisi ile ilişkili yükselmiş teofilin seviyelerine ait raporlar bildirilmiştir. Bu etkileşim resmi olarak çalışılmadığı halde, bu ilaçlar birlikte uygulandığında teofilin seviyeleri izlenmelidir.

Selektif Serotonin Geri Alım İnhibitörü (SSRI), Selektif Serotonin/Norepinefrin Geri Alım İnhibitörü (SNRI) grubu ilaçların, migren baş ağrısı olanlarda, 5-Hidroksitriptamin reseptör agonisti ile birlikte kullanımı serotonerjik sendroma neden olabilir.

Bitkilerle etkileşimi: Paroksetin ile tedavi sırasında Valerian, St John's worth, SAMe ve kava kava kullanımından kaçınılmalıdır.

KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU

Doktor tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği taktirde;

Depresyon

Alışılmış başlangıç dozu: NOKTÜRN, aç veya tok karnına, genellikle sabahları günde tek doz olarak uygulanır. Önerilen başlangıç dozu 20 mg/gün'dür. Paroksetinin antidepresan etkinliğini gösteren klinik çalışmalarda hastalara 20-50 mg/gün aralığında dozlar uygulanmıştır. Diğer antidepresanlarda olduğu gibi tam etkinin ortaya çıkması gecikebilir. 20 mg'lık doza cevap vermeyen bazı hastalar doz, günde 10 mg'lık artışlarla maksimum 50 mg/gün'e arttırıldığında fayda görebilirler. Doz değişikliklerinin arasında en az 1 hafta süre olmalıdır.

İdame tedavisi: NOKTÜRN kullanan hastalarda tedaviye ne kadar süre ile devam edileceği sorusuna yanıt olabilecek bir kanıt bulunmamaktadır. Genel kanı, depresyonun akut episodlarının birkaç ay veya daha fazla süreli farmakolojik tedavi gerektirdiğidir. Remisyon sağlayan dozla ötiminin devamını sağlamak için kullanılması gereken dozun aynı olup olmadığı bilinmemektedir. İlacın etkinliği konusunda yapılan sistematik değerlendirmeler, ilacın etkinliğinin, ortalama 30 mg'lık dozla 1 yıla kadar idame ettiğini göstermektedir.

Obsesif Kompülsif Bozukluk

Alışılmış başlangıç dozu: NOKTÜRN, aç veya tok karnına, genellikle sabahları günde tek doz olarak uygulanır. Obsesif kompülsif bozukluk tedavisinde NOKTÜRN için önerilen günlük doz 40 mg'dır. Hastalar 20 mg/gün'lük dozla başlamalıdır, doz 10 mg/gün'lük artışlarla yükseltilebilir. Doz değişikliklerinin arasında en az 1 hafta süre olmalıdır. Paroksetinin obsesif kompülsif bozukluk tedavisindeki etkinliğini gösteren klinik çalışmalarda hastalara 20-60 mg/gün aralığında dozlar uygulanmıştır. Maksimum doz 60 mg/gün'ü geçmemelidir.

İdame tedavisi: 6 ay süreli bir tekrarın önlenmesi çalışmasında paroksetinin etkinliğinin uzun süre devam ettiği gösterilmiştir. Bu çalışmada, obsesif kompülsif bozukluğu olan hastalardan paroksetin kullananlar, plasebo kullanan hastalarla karşılaştırıldıklarında daha düşük tekrar oranı göstermişlerdir. Obsesif kompülsif bozukluk kronik bir durumdur ve yanıt veren hastalarla tedaviye devam edilmesi mantıklı olacaktır. Dozaj ayarlaması, hastayı en düşük etkili dozda idame ettirecek şekilde olmalıdır ve tedavinin devam etmesine gerek olup olmadığını saptamak için hastalar periyodik olarak değerlendirilmelidir.

Panik Bozukluk

Alışılmış başlangıç dozu: NOKTÜRN, aç veya tok karnına, genellikle sabahları günde tek doz olarak uygulanır. Panik bozukluk tedavisi için NOKTÜRN'ün hedef dozu 40 mg/gün'dür. Hastalar 10 mg/gün'lük dozla başlatılmalıdır. Doz değişiklikleri 10 mg/gün'lük artışlarla ve artışlar arasında en az 1 hafta süre olacak şekilde yapılmalıdır. Paroksetinin etkinliğinin gösterildiği klinik çalışmalarda hastalara 10-60 mg/gün aralığında dozlar uygulanmıştır. Maksimum doz 60 mg/gün'ü geçmemelidir.

İdame tedavisi: 3 ay süreli bir tekrarın önlenmesi çalışmasında paroksetinin etkinliğinin uzun süre devam ettiği gösterilmiştir. Bu çalışmada, panik bozukluğu olan hastalardan paroksetin kullananlar, plasebo kullanan hastalarla karşılaştırıldıklarında daha düşük tekrar oranı göstermişlerdir. Panik bozukluk kronik bir durumdur ve yanıt veren hastalarla tedaviye devam edilmelidir. Dozaj ayarlaması, hastayı en düşük etkili dozda idame ettirecek şekilde olmalıdır ve tedavinin devam etmesine gerek olup olmadığını saptamak için hastalar sık aralıklarla değerlendirilmelidir.

Sosyal Anksiyete Bozukluğu

Alışılmış başlangıç dozu: NOKTÜRN, aç veya tok karnına, genellikle sabahları günde tek doz olarak uygulanır. Önerilen başlangıç dozu 20 mg/gün'dür. Paroksetinin etkinliğinin gösterildiği klinik çalışmalarda, hastalara 20-60 mg/gün aralığında dozlar uygulanmıştır. Sosyal anksiyete bozukluğu olan hastalarda paroksetinin 60 mg/gün'e ulaşan dozlarında, güvenilirliliği değerlendirilirken elde edilen bilgiler 20 mg/gün'ün üzerindeki dozların ek bir fayda sağlamadığını düşündürmüştür.

İdame tedavisi: NOKTÜRN kullanan hastalarda tedaviye ne kadar süre ile devam edileceği sorusuna yanıt olabilecek bir kanıt bulunmamaktadır. Sosyal anksiyete bozukluğu kronik bir durumdur ve yanıt veren hastalarla tedaviye devam edilmesi mantıklı olacaktır. Dozaj ayarlaması, hastayı en düşük etkili dozda idame ettirecek şekilde olmalıdır ve tedavinin devam etmesine gerek olup olmadığını saptamak için hastalar periyodik olarak değerlendirilmelidir.

Travma sonrası stres bozukluğu

Hastaların çoğunluğu için, önerilen başlangıç ve idame dozu günde 20 mg'dır. Bununla beraber, 20 mg'lık doza cevap vermeyen bazı hastalar, doz, 1 hafta ara ile, 10 mg'lık artışlarla maksimum 50 mg/gün'e arttırıldığında fayda görebilirler.

Paroksetinin travma sonrası stres bozukluğunda 12 haftadan sonraki etkinliği plasebo kontrollü çalışmalarda gösterilmemiştir.

Dozaj ayarlaması, hastayı en düşük etkili dozda idame ettirecek şekilde olmalıdır ve tedavinin devam etmesine gerek olup olmadığını saptamak için hastalar periyodik olarak değerlendirilmelidir.

Yaygın anksiyete bozukluğu

Alışılmış başlangıç dozu: NOKTÜRN, aç veya tok karnına, genellikle sabahları günde tek doz olarak uygulanır. Paroksetinin etkinliğinin gösterildiği klinik çalışmalarda, hastalara 20-50 mg/gün aralığında dozlar uygulanmıştır. Önerilen başlangıç dozu ve kabul edilen etkili doz 20 mg/gün'dür. 20 mg/gün'ün üzerindeki dozların ek bir fayda sağladığını gösteren yeterli kanıt bulunmamaktadır. Doz değişiklikleri 10 mg/gün'lük artışlarla ve artışlar arasında en az 1 hafta ara olacak şekilde yapılmalıdır.

İdame tedavisi: NOKTÜRN kullanan hastalarda tedaviye ne kadar süre ile devam edileceği sorusuna yanıt olabilecek bir kanıt bulunmamaktadır. Paroksetinin 8 haftadan sonraki etkinliği kontrollü klinik çalışmalarla ortaya konmamış olsa da, yaygın anksiyete bozukluğu kronik bir durumdur ve yanıt veren hastalarla tedaviye devam edilmesi mantıklı olacaktır.

Dozaj ayarlaması, hastayı en düşük etkili dozda idame ettirecek şekilde olmalıdır ve tedavinin devam etmesine gerek olup olmadığını saptamak için hastalar periyodik olarak değerlendirilmelidir.

Yaşlı veya güçten düşmüş hastalar ve renal veya hepatik bozukluğu olan hastalarda dozaj

Kreatinin klerensi < 30 ml/dakika: Ortalama plazma konsantrasyonu normal fonksiyonda görülenin 4 katıdır.

Kreatinin klerensi 30-60 ml/dakika ve hepatik disfonksiyon: Plazma konsantrasyonu normal fonksiyonda görülenin 2 katıdır.

Yaşlı veya güçten düşmüş hastalar ve renal veya hepatik bozukluğu olan hastalar için önerilen başlangıç dozu 10 mg/gün'dür. Eğer gerekliyse, en az 1 haftalık aralıklarla 10 mg/gün'lük artışlar yapılabilir. Dozaj 40 mg/gün'ü geçmemelidir.

Hastaların bir monoamin oksidaz inhibitörü (MAO) kullanmaya başlamaları ya da bırakmaları durumu

Bir MAO inhibitörünün bırakılıp paroksetin ile tedaviye başlanması arasında en az 14 gün olmalıdır. Benzer olarak, paroksetin bırakılıp bir MAO inhibitörü ile tedaviye başlanmak için en az 14 gün geçmelidir.

AŞIRI DOZ VE TEDAVİSİ

Paroksetinin doz aşımı ile ilişkili yaygın olarak bildirilen advers etkiler; uyuklama, koma, bulantı, tremor, taşikardi, konfüzyon, kusma ve baş dönmesidir.

Paroksetinin (tek başına veya diğer maddelerle birlikte) doz aşımını kapsayan, gözlenen diğer kayda değer işaret ve semptomlar; göz bebeğinde genişleme, konvülsiyonlar (status epilepticus dahil), ventriküler disritmi (torsade de pointes dahil), hipertansiyon, agresif reaksiyonlar, senkop, hipotansiyon, dalgınlık hali, bradikardi, distoni, rabdomiyoliz, hepatik disfonksiyon semptomları (hepatik yetmezlik, hepatik nekroz, sarılık, hepatit ve hepatik steatosis dahil), serotonin sendromu, manik reaksiyonlar, miyoklonus, akut renal yetmezlik ve üriner retansiyon'dur.

Bilinen spesifik bir antidotu bulunmamaktadır. Tedavi, herhangi bir antidepresan ile doz aşımında uygulanan tedavileri içerir. Uygun havayolu, oksijenasyon ve ventilasyon sağlanmalıdır. Kardiyak ritim ve yaşamsal belirtiler izlenmelidir. Genel destekleyici ve semptomatik ölçümler de önerilir. Kusturma önerilmemektedir. Eğer gerekliyse, uygun havayolu koruması ile birlikte gastrik lavaj, ilacın aşırı dozda alımından hemen sonra veya semptomatik hastalarda endike olabilir. Aktif kömür uygulanabilir. Geniş hacimli dağılımından dolayı, zorlu diürez, diyaliz, hemoperfüzyon ve değişimli transfüzyon faydalı olmayacaktır.

SAKLAMA KOŞULLARI

25°C'nin altındaki oda sıcaklığında ve kuru bir yerde saklayınız.

TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI

28 film tabletlik blister ambalajlarda

PİYASADA MEVCUT DİĞER FARMASÖTİK DOZAJ ŞEKİLLERİ

Noktürn 20 mg, 28 Film Tablet Noktürn 30 mg, 28 Film Tablet Noktürn 40 mg, 28 Film Tablet

Doktora danışılmadan kullanılmamalıdır.

Kullanmadan önce prospektüsü okuyunuz.

Çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

RUHSAT TARİHİ VE NUMARASI

15.12.2008 – 217/42

RUHSAT SAHİBİ

SANOVEL İLAÇ SAN. VE TİC. A.Ş.

Büyükdere Cad. 34398 Maslak–İstanbul

ÜRETİCİ

SANOVEL İLAÇ SAN. VE TİC. A.Ş.

Çanta 34580 Silivri–İstanbul

Prospektüs Onay Tarihi: 18.12.2008

Reçeteli satılır.

Bu Bölüm Sadece Sağlık Profesyonelleri İçindir. Giriş yapınız yada Üye olunuz.