PAXOTİN FİLM KAPLI TABLET

UYARI: 

Bu Bölümdeki Bilgiler Yalnızca Sağlık Alanında Uzman Kişiler İçindir!

Firma: 
ADEKA

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

PAXOTİN® 20 mg Film Kaplı Tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Her bir film kaplı tablet 20 mg paroksetin baza eşdeğer paroksetin mesilat içerir.

Yardımcı maddeler:

Laktoz monohidrat : 3.81 mg

Sodyum nişasta glikonat : 5.950 mg

Yardımcı maddeler için 6.1.'e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Film kaplı tablet.

Yuvarlak, iki yüzü çentikli, bir yüzünde "POT 20" baskısı bulunan, sarı renkli film kaplı tablet.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik Endikasyonlar

• Majör Depresif Atak

• Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB)

• Agorafobi ile veya yalnız panik bozukluk

• Sosyal Anksiyete Bozuklukları/Sosyal fobi

• Genel Anksiyete Bozukluğu (GAB)

• Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi

Paroksetinin günde bir kez sabahları yiyeceklerle birlikte alınması önerilmektedir.

Tablet çiğnenmeden bütün olarak yutulmalıdır.

Major Depresif Atak

Önerilen doz günde 20 mg'dır. Hastalarda klinik düzelme ortalama 1-2 hafta içinde başlar.

Tüm antidepresan ilaçlarla olduğu gibi, tedavinin 3. ve 4. haftalarında doz gözden geçirilmeli ve gerekirse klinik duruma uygun olarak doz ayarlanmalıdır. 20 mg dozun yeterli olmadığı hastalarda hasta yanıtına göre 10 mg'lık artışlarla doz en fazla günde 50 mg olacak biçimde ayarlanabilir.

Depresyon hastalarının semptomlarının tamamen düzeldiğinden emin olmak için en az 6 aylık bir tedavi süresine ihtiyaç vardır.

Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB)

Önerilen doz günde ortalama 40 mg'dır. Başlama dozu günde 20 mg olup, 10 mg'lık artışlarla önerilen doza çıkılabilir. Birkaç hafta sonra önerilen doz ile yeterli yanıt alınamayan bazı hastalar dozun giderek artırılması ile ulaşılan 60 mg/gün doz ile tedaviden yarar görebilirler.

OKB hastaları semptomlarının tamamen yok olabilmesi için yeterli süre tedavi görmelidir. Bu süre birkaç ay veya daha uzun olabilir (Bkz. Bölüm 5.1. Farmakodinamik özellikler).

Panik Bozukluk

Önerilen doz günde ortalama 40 mg'dır. Başlama dozu günde 10 mg olup, 10 mg'lık artışlarla hastanın yanıtına göre önerilen doza çıkılabilir. Düşük başlangıç dozu, bu bozukluğun tedavisinde başlangıçta sıklıkla görülen panik semptomların kötüleşme riskini en aza indirmek için önerilmektedir. Birkaç hafta sonra önerilen doz ile yeterli yanıt alınamayan bazı hastalar dozun giderek artırılması ile ulaşılan 60 mg/gün doz ile tedaviden yarar görebilirler.

Panik bozukluğu olan hastalar semptomlarının tamamen yok olabilmesi için, yeterli süre tedavi görmelidirler. Bu süre birkaç ay veya daha uzun da olabilir (Bkz. Bölüm 5.1. Farmakodinamik özellikler).

Sosyal Anksiyete Bozukluğu / Sosyal Fobi

Önerilen doz günde ortalama 20 mg'dır. Birkaç hafta sonra önerilen doz ile yeterli yanıt alınamayan bazı hastalar 10 mg'lık artışlarla ulaşılan en fazla 50 mg/gün doz ile tedaviden yarar görebilirler. Uzun süreli kullanım düzenli olarak değerlendirilmelidir (Bkz. Bölüm 5.1. Farmakodinamik özellikler).

Genel Anksiyete Bozukluğu

Önerilen doz günde ortalama 20 mg'dır. Birkaç hafta sonra önerilen doz ile yeterli yanıt alınamayan bazı hastalar 10 mg'lık artışlarla ulaşılan en fazla 50 mg/gün doz ile tedaviden yarar görebilirler. Uzun süreli kullanım düzenli olarak değerlendirilmelidir (Bkz. Bölüm 5.1. Farmakodinamik özellikler).

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Önerilen doz günde ortalama 20 mg'dır. Birkaç hafta sonra önerilen doz ile yeterli yanıt alınmayan bazı hastalar 10 mg'lık artışlarla ulaşılan en fazla 50 mg/gün doz ile tedaviden yarar görebilirler. Uzun süreli kullanım düzenli olarak değerlendirilmelidir (Bkz. Bölüm 5.1. Farmakodinamik özellikler).

Genel Bilgi

Paroksetin tedavisinin kesilmesinde görülen semptomlar

Tedavinin ani kesilmesinden kaçınılmalıdır (Bkz. Bölüm 4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri ve 4.8. İstenmeyen etkiler). Klinik çalışmalarda kullanılan azaltma rejimi haftalık aralıklarla günlük dozda 10 mg azaltmayı içermektedir. Tedavinin azaltılması veya kesilmesi sırasında tolere edilemeyen semptomlar ortaya çıkar ise, bir önceki doza dönülmesi düşünülebilir. Sonrasında doktor dozu daha yavaş biçimde azaltmayı sürdürebilir.

Özel Popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek/Karaciğer yetmezliği

Ciddi renal bozukluğu (kreatinin klerensi < 30 ml/dk) veya hepatik bozukluğu olan hastalarda paroksetinin

plazma konsantrasyonunda artış görülmektedir. Bu nedenle, önerilen doz aralığının alt sınırı kullanılmalıdır.

Pediyatrik popülasyon

- Çocuklar ve ergenler (7-17 yaş) :Kontrollü klinik çalışmalarda intihar davranışı ve düşmanca davranış gösterme riskinde artış ile ilişkili bulunması nedeniyle, paroksetin çocuk ve ergenlerin tedavisinde kullanılmamalıdır. Ayrıca bu çalışmalarda etkinlik tam olarak gösterilmemiştir (Bkz. Bölüm 4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri ve 4.8. İstenmeyen etkiler).

- 7 yaşından küçük çocuklar : 7 yaşından küçük çocuklarda paroksetin kullanımı incelenmemiştir. Paroksetin, etkinlik ve güvenilirliği belirlenmemiş olduğundan bu yaş grubunda kullanılmamalıdır.

Geriyatrik popülasyon

Yaşlılarda paroksetinin plazma konsantrasyonunda artış görülmektedir, fakat plazma konsantrasyon aralığı daha genç kişilerde görülen konsantrasyonlarla örtüşmektedir. Başlangıç dozu yetişkinlerdeki ile aynı olmalıdır. Bazı hastalarda doz artışı yararlı olabilir fakat en yüksek doz günde 40 mg'ı geçmemelidir.

Diğer

Diğer hasta gruplarında kullanıma dair herhangi bir ek bilgi mevcut değildir.

4.3. Kontrendikasyonlar

• Paroksetin veya içeriğindeki yardımcı maddelere karşı aşırı duyarlılık.

• Paroksetinin, monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOI) ile kombine halde kullanılması kontrendikedir. Paroksetin tedavisine ;

o bir geri dönüşümsüz MAO inhibitörünün kesilmesinden 2 hafta sonra veya

o bir geri dönüşümlü MAO inhibitörünün (örn. moklobemid) kesilmesinden en az 24 saat sonra

başlanmalıdır.

Paroksetin tedavisinin kesilmesi ile MAO inhibitörü tedavisinin başlanması arasında en az bir hafta olmalıdır.

• Hepatik CYP450 2D6 enzimini baskılayan diğer ilaçlarla olduğu gibi paroksetin, tiyoridazinin plazma düzeyini artırabileceğinden, paroksetin tiyoridazin ile eşzamanlı olarak kullanılmamalıdır (Bkz. Bölüm 4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri). Tek başına tiyoridazin uygulaması torsades de pointes ve ani ölüm gibi ciddi ventriküler aritmilerle ilişkili olan QT aralığı uzamasına neden olabilir.

Paroksetin pimozid ile kombine olarak kullanılmamalıdır (Bkz. Bölüm 4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri).

4.4. Özel Kullanım Uyarıları ve Önlemleri Çocuklarda ve 18 yaş altındaki ergenlerde kullanım

Paroksetin, çocukların ve 18 yaşın altındaki ergenlerin tedavisinde kullanılmamalıdır.

Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği ya da glikoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

"Uzun QT sendromu/Torsades de Pointes'e neden olabilen ilaçlar ile birlikte kullanıldığında uzun QT sendromu veya Torsades de Pointes oluşma riskini arttırabilir. Bu nedenle bu tür ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır."

Klinik çalışmalarda plaseboya kıyasla antidepresanlarla tedavi edilen çocuk ve ergenler arasında intihar ile ilişkili davranış (intihar girişimi ve intihar düşünceleri) ve düşmanca davranışlar (baskın olarak agresyon, asi davranış ve öfke) daha sık gözlenmiştir. Klinik gereksinim temelinde her koşulda tedavi kararı verildiğinde hasta intihar semptomlarının ortaya çıkışı açısından yakından izlenmelidir. Ayrıca, çocuk ve ergenlerde büyüme, olgunlaşma, bilişsel ve davranışsal gelişim açısından uzun süreli güveni lirlik verisi bulunmamaktadır.

Paroksetin tedavisine geri dönüşümsüz bir MAO inhibitörü kesilmesinden iki hafta, geri dönüşümlü bir MAO inhibitörünün kesilmesinden ise 24 saat sonra dikkatli biçimde başlanmalıdır. Paroksetin dozu optimal yanıt alınana dek basamaklı olarak artırılmalıdır (Bkz. Bölüm 4.3. Kontrendikasyonlar ve Bölüm 4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri).

İntihar/intihar düşüncesi

Antidepresan ilaçların çocuklar ve 24 yaşına kadar olan gençlerdeki kullanımlarının, intihar

düşünce ya da davranışlarını artırma olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle tedavinin

başlangıcı ve ilk aylarında, ilaç dozunun artırılma/azaltılma ya da kesilme dönemlerinde hastanın

gösterebileceği huzursuzluk, aşırı hareketlilik gibi beklenmedik davranış değişiklikleri ya da

intihar olasılığı gibi nedenlerle hastanın gerek ailesi gerekse tedavi edicilerle yakinen izlenmesi

gereklidir.

Paroksetin çocuk ve ergenlerin tedavisinde kullanılmamalıdır.

Paroksetinin kullanıldığı diğer psikiyatrik durumlar da intihar eğiliminde artış ile ilişkili olabilir. Ek olarak, bu durumlara major depresif bozukluk da eşlik edebilir. Dolayısıyla diğer psikiyatrik hastalıklar nedeniyle tedavi edilen hastalar için de, majör depresif bozukluğu olan hastaların tedavisi sırasında gösterilen dikkat gösterilmelidir.

Tedavi başlanması öncesinde önemli düzeyde intihar davranışı veya düşüncesi olan hastalar, intihar düşünceleri veya girişimi açısından daha fazla risk altındadır. Bu nedenle tedavi sırasında dikkatli izlenmeleri gerekmektedir.

18-29 yaş grubundaki genç yetişkinlerde intihar ile ilişkili davranış riskinin artması olasıdır. Bu nedenle genç yetişkinler tüm tedavi boyunca yakından izlenmelidir.

Daha önce tedavi görmemiş hastalarda intiharla ilişkili davranış gösterip göstermedikleri konusunda yeterli bilgi yoksa, tedavi sırasında dikkatli izlem gerekmektedir.

Hasta (ve hasta yakınları) intihar düşüncesi/davranışı veya kendine zarar verme düşüncesinin ortaya çıkması açısından izlemin gerekliliği ve bu semptomlar ortaya çıktığında tıbbi yardım isteme konusunda uyarılmalıdır.

Akatizi

Paroksetin kullanımı gevşeyememe hissi ve genellikle öznel stres ile ilişkili oturamama veya duramama gibi

psikomotor ajitasyon ile karakterize akatizi gelişimi ile ilişkilidir. Bu durum sıklıkla tedavinin ilk birkaç haftasında ortaya çıkmaktadır. Bu semptomların gözlendiği hastalarda doz artırılması zararlı olabilir.

Serotonin Sendromu/Nöroleptik Malign Sendromu

Nadiren paroksetin tedavisi ile ilişkili olarak, özellikle diğer serotonerjik ve/veya nöroleptik ilaçlarla birlikte kullanıIdığında, serotonin sendromu semptomları veya nöroleptik malign sendroma benzer semptomlar gelişebilir. Bu sendromlar yaşamı tehdit etme potansiyeline sahip olduğundan, bu durumların oluşması durumunda (hipertermi, rijidite, miyoklonus, yaşamsal belirtilerde hızlı oynamalarla birlikte otonomik instabilite, konfüzyon, irritabilite, deliryum ve komaya ilerleyebilen, aşırı ajitasyonu içeren mental durum değişikliklerinden oluşan semptom kümesi ile karakterize) paroksetin tedavisi kesilmeli ve destekleyici semptomatik tedavi başlatılmalıdır. Paroksetin, serotonerjik sendrom riski nedeniyle serotonin prekürsörleri (L-triptofan, oksitriptan gibi) ile birlikte kullanılmamalıdır (Bölüm 4.3. Kontrendikasyonlar ve Bölüm 4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri).

Mani

Tüm antidepresanlarla olduğu gibi paroksetin de mani öyküsü olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Paroksetin manik evreye geçen tüm hastalarda kesilmelidir.

Renal / hepatik bozukluk

Şiddetli renal yetmezliği veya hepatik yetmezliği olan hastalarda dikkatli kullanılması önerilmektedir (Bkz. Bölüm 4.2. Pozoloji ve uygulama şekli ).

Diyabet

Diyabet hastalarında SSRI tedavisi glisemik kontrolü değiştirebilir. İnsülin ve/veya oral hipoglisemik ilaçların dozlarının ayarlanması gerekebilir.

Epilepsi

Diğer antidepresanlarla olduğu gibi paroksetin epilepsi hastalarında dikkatli kullanılmalıdır.

Nöbetler

Paroksetin ile tedavi edilen hastaların %0.1'inden daha azında nöbet ortaya çıkmaktadır. Nöbet gelişen hastalarda ilaç kesilmelidir.

EKT

EKT ile paroksetinin eşzamanlı kullanılmasına ilişkin klinik deneyim sınırlıdır.

Glokom

Diğer SSRI ilaçlarla olduğu gibi paroksetin nadiren midriazise neden olur ve dar açılı glokomu veya glokom öyküsü olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.

Kardiyak koşullar

Kardiyak sorunları olan hastalarda genel önlemlere dikkat edilmelidir.

Hiponatremi

Daha çok yaşlılarda görülmekle birlikte, nadir olarak hiponatremi bildirilmiştir. Eşzamanlı kullandığı ilaçlar veya siroz nedeniyle hiponatremiye yatkın hastalarda dikkatli olunmalıdır. Hiponatremi genellikle paroksetinin kesilmesi ile ortadan kalkar.

Hemoraji

SSRI ilaçlarla deride ekimoz ve purpura gibi kanama anormallikleri veya gastrointestinal kanama gibi diğer sistem kanamaları bildirilmiştir. Yaşlı hastalarda risk daha yüksektir.

SSRI ilaçlarla eşzamanlı olarak oral antikoagülan, trombosit fonksiyonlarını etkilediği bilinen ilaçlar veya kanama riskini artırabilen (örn. klozapin gibi atipik antipsikotikler, fenotiyazinler, TSA ilaçların çoğu, asetil salisilik asit, NSAIİ ) ilaçlar kullanan, kanama bozukluğu hikayesi olan veya kanamaya yatkınlığı olan hastalarda dikkatli olunması önerilmektedir.

Paroksetin tedavisinin kesilmesinde görülen semptomlar

Yetişkinlerdeki klinik çalışmalarda tedavi kesildiğinde, plasebo alan hastalarda %20, paroksetin kullanan

hastalarda advers olaylar %30 oranında görülmektedir. Kesilme semptomlarının ortaya çıkması ilacın bağımlılık yaptığı anlamına gelmemektedir. (Bkz. Bölüm 4.8 İstenmeyen etkiler).

Tedavi kesildiğinde semptomlarının ortaya çıkma riski; tedavi süresi, tedavi dozu ve doz azaltma hızı gibi birçok faktöre bağlıdır.

Baş dönmesi, duysal bozukluklar (parestezi ve elektrik şoku hissi), uyku bozuklukları (yoğun rüyalar), ajitasyon veya anksiyete, bulantı, tremor, konfüzyon, terleme, baş ağrısı, diyare, çarpıntı, emosyonel dengesizlik, irritabilite ve görme bozuklukları bildirilmiştir. Hastaların çoğunda bu semptomlar hafif ve orta derecededir. Bununla birlikte bazı hastalarda şiddetli olabilir. Genellikle ilaç kesildikten sonraki ilk birkaç günde ortaya çıkar fakat yanlışlıkla doz atlanması halinde de çok nadir olarak semptomların ortaya çıktığı bildirilmiştir. Genellikle bu semptomlar kendini sınırlar ve 2 hafta içinde düzelmekle birlikte bazı hastalarda daha uzun sürebilir (2-3 ay veya daha fazla). Bu nedenle paroksetin tedavisinin hastanın gereksinimine göre birkaç hafta veya aylık bir periyotta azaltılarak kesilmesi önerilmektedir (Bkz. Paroksetin tedavi kesilmesine bağlı semptomları, Bölüm 4.2. Pozoloji ve uygulama şekli).

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Serotonerjik ilaçlar

Diğer SSRI ilaçlarla olduğu gibi, serotonerjik ilaçlarla (MAOI, L-triptofan, triptanlar, tramadol, linezolid, SSRI, lityum ve St. John bitkisi (Hypericum perforatum) preparatları) eşzamanlı kullanım histamin (5-HT) ile ilişkili etkilere yol açabilir (serotonin sendromu: Bkz. Bölüm 4.3. Kontrendikasyonlar ve Bölüm, 4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri). Bu ilaçlar paroksetin ile birlikte kullanıldığında dikkatli olunması önerilmeli ve hasta yakından izlenmelidir.

Pimozid

Paroksetin ile birlikte düşük tek doz pimozidin (2 mg) uygulandığı bir çalışma sırasında pimozid kan seviyesinde artış görülmüştür. Bu etkileşimin mekanizması bilinmemekle birlikte, paroksetin ve pimozidin eşzamanlı kullanımı pimozidin dar terapötik indeksi ve pimozidin bilinen QT aralığı uzatma olasılığı nedeniyle kontrendikedir (Bkz. 4.3. Kontrendikasyonlar).

İlaç metabolize eden enzimler

Paroksetinin metabolizması ve farmakokinetiği ilaç metabolize eden enzimlerin indüklenmesi veya baskılanmasından etkilenebilir.

Paroksetin ilaç metabolize eden bir enzim inhibitörü ile eşzamanlı kullanıldığında paroksetin dozunun önerilen dozun en alt sınırında kullanılmasına dikkat edilmelidir.

Paroksetin bilinen ilaç metabolize eden bir enzim indükleyicisi ile eşzamanlı kullanıldığında (örn. karbamazepin, rifampisin, fenobarbital, fenitoin), paroksetin başlangıç dozunun ayarlanması gerekmemektedir. Daha sonra klinik etkiye göre (tolerabilite ve etkinlik) doz ayarlaması yapılmalıdır.

Prosiklidin

Günlük paroksetin kullanımı, prosiklidinin plazma düzeylerini belirgin oranda artırmaktadır. Antikolinerjik etkiler görülür ise prosiklidin dozu azaltılmalıdır.

Antikonvülzanlar

Karbamazepin, fenitoin ve sodyum valproat. Eşzamanlı kullanımın epileptik hastalardaki farmakokinetik ve farmakodinamik profillerinde etki göstermediği görülmektedir.

Paroksetinin CYP2D6 inhibisyon gücü

SSRI ilaçlar dahil olmak üzere diğer antidepresanlar gibi, paroksetin de hepatik sitokrom P450 CYP2D6 enzimini baskılar. CYP2D6 enziminin baskılanması bu enzim ile metabolize olan eşzamanlı kullanımdaki ilaçların plazma konsantrasyonunun artmasına yol açar. Bu ilaçlar bazı trisiklik antidepresanları (örn. klomipramin, nortriptilin ve desipramin) fenotiyazin nöroleptiklerini (örn. perfenazin ve tiyoridazin - Bkz. Bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar), risperidon, atonoksetin, bazı Tip lc antiaritmikler (örn. propafenon ve flekainid) ve metoprololü içermektedir. Kardiyak yetmezlikte paroksetinin metoprolol ile eşzamanlı kullanımı, bu endikasyonda metoprololün terapötik aralığının dar olması nedeniyle önerilmemektedir.

Alkol

Diğer psikotrop ilaçlarda olduğu gibi hastalara paroksetin tedavisi sırasında alkol kullanmamaları önerilmektedir.

Oral antikoagulanlar

Paroksetin ile oral antikoagulan ilaçlar arasında farmakodinamik etkileşim ortaya çıkabilir. Paroksetin ile oral antikoagulanların eşzamanlı kullanımı, antikoagülan etkinliğin ve kanama riskinin artışına yol açabilir. Bu nedenle paroksetin, oral antikoagülan kullanan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır (Bkz. Bölüm 4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).

NSAIİ ve asetil salisilik asit ve diğer antitrombosit ilaçlar

Paroksetin ve NSAIİ/asetil salisilik asit arasında farmakodinamik etkileşim ortaya çıkabilir ve eşzamanlı kullanımları kanama riskinde artışa yol açabilir (Bkz. Bölüm 4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).

Trombosit fonksiyonlarını etkileyen ya da kanama riskini artıran ilaçlar olarak bilinen oral antikoagülanlarla (örn. klozapin gibi atipik antipsikotikler, fenotiyazinler, TSA'ların çoğu, asetil salisilik asit, NSAIİ ), eşzamanlı olarak SSRI ilaçlar kullanan hastalara dikkatli olmaları önerilmelidir. Kanama bozukluğu hikayesi veya kanamayı kolaylaştırıcı durumu olan hastalara da dikkatli olmaları önerilmelidir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Pediyatrik popülasyon

Paroksetinin 18 yaş altındaki ergenlerde ve çocuklarda kullanılmamalıdır.

Geriyatrik popülasyon

Yaşlı ve genç hastalar arasında advers olay profili ve etkinlik açısından fark bulunmamıştır.

4.6. GEBELİK VE LAKTASYON

Genel Tavsiye Gebelik Kategorisi : D

Gebeliğin ilk trimesterinde ilaca maruz kalan gebelere ilişkin bir çalışma, paroksetin ile tedavi edilen annelerin çocuklarında ventriküler septal defekt gibi konjenital malformasyon riskinde hafif bir artış olasılığını ileri sürmüştür. Mekanizması bilinmemektedir. Bununla birlikte diğer çalışmalar konjenital malformasyon ile ilişki uyarısı vermemiştir.

Paroksetin gebelikte yalnızca kesin olarak gerektiğinde kullanılmalıdır. Gebelik planlayan veya tedavi sırasında gebelik gelişen kadınlar doktorlarına danışmalıdır. Gebelik sırasında tedavinin ani kesilmesinden kaçınılmalıdır (Bkz. Paroksetin kesilmesine bağlı geri çekilme semptomları, Bölüm 4.2. Pozoloji ve uygulama şekli ).

Annenin paroksetin kullanımı gebeliğin geç evrelerine dek ve özellikle üçüncü trimesterde sürmüş ise yenidoğan gözlenmelidir.

Gebeliğin geç evrelerine dek paroksetin kullanımının sürmesi durumunda yenidoğanda solunum distresi, siyanoz, apne, nöbet, vücut ısısında dengesizlik, beslenme güçlüğü, kusma, hipoglisemi, hipertoni, hipotoni, hiperrefleksi, tremor, sinirlilik, irritabilite, letarji, sürekli ağlama, uyku hali ve uyuma güçlüğü gibi semptomlar oluşabilir. Bu semptomlar serotonerjik etkiler veya kesilme semptomlarına bağlı olabilir. Vakaların çoğunda komplikasyonlar doğumdan hemen sonra yada kısa bir süre ( < 24 saat) sonra başlar.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Gebeliğin ilk trimesterinde ilaca maruz kalımın çocuklarda ventriküler septal defekt gibi konjenital malformasyon riskinde hafif bir artış ile ilişkili olduğu ileri sürülmektedir. Mekanizması bilinmemektedir. Bununla birlikte diğer çalışmalar, paroksetinin konjenital malformasyon ile ilişki uyarısı vermemiştir. Hayvanlara yüksek doz paroksetin uygulandığında teratojenik etkiye dair bir kanıta ulaşılamamıştır.Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik /ve-veya/ embriyonal/fetal gelişim /ve veya/doğum /ve-veya/ doğum sonrası gelişim üzerindeki etkiler bakımından yetersizdir(bkz. kısım 5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir. Paroksetin gebelikte yalnızca kesin olarak gerektiğinde kullanılmalıdır. Bu nedenle gebelik planlayan kadınlar doktorlarına danışmalıdır.

Gebelik Dönemi

Laktasyon Dönemi

Paroksetin anne sütünde Paxotin® Tablet'in terapötik dozları emziren kadınlara uygulandığı takdirde

memedeki çocuk üzerinde etkiye neden olabilecek ölçüde atılmaktadır.

Paroksetin az miktarda anne sütüne geçmektedir. Yayınlanmış çalışmalarda anne sütü alan bebeklerdeki serum düzeyleri belirlenemeyecek düzeylerde (< 2 ng/ml) veya çok düşük miktarda bulunmuştur (< 4 ng/ml). Bu bebeklerde ilaç etkisinin belirtileri gözlenmemiştir. Bununla birlikte, anne için beklenen yararları

bebeğin taşıdığı potansiyel riskten fazla değil ise paroksetin emzirme döneminde kullanılmamalıdır.

Üreme yeteneği/ Fertilite

Hayvan çalışmaları üreme toksisitesi göstermiş fakat gebeliğe, embriyo/fetüs gelişimine, doğum sırasında ve doğum sonrasındaki gelişime doğrudan zararlı etki göstermemiştir (Bkz. Bölüm 5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri ).

4.7. ARAÇ VE MAKİNE KULLANIMI ÜZERİNDEKİ ETKİLER

Paroksetinin araç ve makine kullanma yeteneği üzerine kanıtlanmış etkisi bulunmamaktadır. Bununla birlikte tüm psikoaktif ilaçlarda olduğu gibi hastalar araç ve makine kullanma yetilerinin bozulabileceği konusunda uyarılmalıdır.

Paroksetin alkolün neden olduğu mental ve motor yetilerdeki bozulmayı artırmamakla birlikte, paroksetinin alkol ile eşzamanlı kullanımı önerilmemektedir.

4.8. İstenmeyen etkiler

Aşağıda listelenen ilaç reaksiyonlarından bazılarının şiddeti ve sıklığı tedavi devam ettikçe azalır ve genel olarak tedavinin kesilmesini gerektirmez. Aşağıda görüldüğü sistem ve sıklığına göre advers olaylar listelenmiştir.

Tanımlanan sıklıklar : Çok yaygın (> 1/10), yaygın (> 1/100, <1/10), yaygın olmayan (>1/1,000, < 1/100), seyrek (>1/10,000, <1/1,000), çok seyrek (<1/10,000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

Kan ve lenfatik sistem bozuklukları

Yaygın olmayan: anormal kanama, daha çok deri ve mukoz membranlarda (çoğunlukla ekimoz) Çok seyrek: trombositopeni

İmmün sistem bozuklukları

Çok seyrek: alerjik reaksiyonlar (ürtiker ve anjiyoödem)

Endokrin bozukluklar

Çok seyrek: SIADH (uygunsuz antidiüretik hormon salgılanması sendromu)

Metabolizma ve beslenme bozuklukları

Yaygın: iştah azalması

Seyrek: hiponatremi

Hiponatremi çoğunlukla yaşlılarda bildirilmiştir ve bazen SIADH ‘dan kaynaklanmaktadır.

Psikiyatrik bozukluklar

Yaygın: somnolans, uykusuzluk, ajitasyon,

Yaygın olmayan: konfüzyon, halüsinasyonlar

Seyrek: manik reaksiyonlar, anksiyete, kişilik bozukluğu, panik ataklar, akatizi (Bkz. Bölüm 4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri )

Bu semptomlar altta yatan hastalığa bağlı olabilir.

Sinir sistemi bozuklukları

Yaygın: baş dönmesi, tremor

Yaygın olmayan: ekstrapiramidal bozukluklar

Seyrek: konvülziyonlar

Çok seyrek: serotonin sendromu (ajitasyon, konfüzyon, diaforez, halüsinasyonlar, hiperrefleksi, miyoklonus, titreme, taşikardi ve tremor semptomlarını içerebilir) Hareket bozukluğu olan ya da nöroleptik kullanan bazı hastalarda orofasiyel distoniyi içeren ekstrapiramidal bozukluklar bildirilmiştir.

Göz bozuklukları

Yaygın: bulanık görme Çok seyrek: akut glokom

Kardiyak bozukluklar

Yaygın olmayan: sinüs taşikardisi

Çok seyrek: bradikardi

Vasküler bozukluklar

Yaygın olmayan: kan basıncında geçici artış ya da düşüş

Paroksetin tedavisi ardından genellikle önceden hipertansiyonu ya da anksiyetesi olan hastalarda olmak üzere kan basıncında geçici artış ya da düşüş bildirilmiştir.

Solunum sistemi, göğüs ve mediastinal bozukluklar

Yaygın: esneme

Gastrointestinal bozukluklar

Çok yaygın: bulantı

Yaygın: konstipasyon, diyare, ağız kuruluğu

Çok seyrek: gastrointestinal kanama

Hepatobiliyer bozukluklar

Seyrek: hepatik enzimlerin yükselmesi

Çok seyrek: hepatik olaylar (hepatit, bazen sarılıkla ve/veya karaciğer yetmezliği ile birlikte) Hepatik enzimlerde yükselme bildirilmiştir. Pazarlama sonrası bildirimler arasında çok nadir olarak hepatik olaylar (bazen sarılıkla ve/veya karaciğer yetmezliği ile hepatit gibi) yer almıştır. Karaciğer fonksiyon testlerinde uzun süreli yükselme görülürse paroksetin tedavisinin kesilmesi düşünülmelidir.

Deri ve derialtı dokusu bozuklukları

Yaygın: terleme

Yaygın olmayan: deri döküntüsü, kaşıntı

Çok seyrek: fotosensitivite reaksiyonları

Kas ve iskelet bozuklukları

Çok seyrek: artralji, miyalji Renal ve üriner bozukluklar Seyrek: idrar retansiyonu

Üreme sistemi ve meme bozuklukları

Çok yaygın: cinsel fonksiyon bozukluğu Seyrek: hiperprolaktinemi/galaktore Çok seyrek: priapizm

Genel bozukluklar ve uygulama yeri koşulları

Yaygın: asteni, kilo artışı Çok seyrek: periferik ödem

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Belirtiler ve işaretler

Paroksetinin doz aşımı bilgilerinden elde edilmiş geniş bir güvenilirlik aralığı verisi vardır. Paroksetin doz aşımı deneyimlerinde 4.8. İstenmeyen etkiler bölümünde belirtilen semptomlara ek olarak kusma, gözbebeği dilatasyonu, ateş, kan basıncı değişiklikleri, baş ağrısı, istemsiz kas kasılmaları, ajitasyon, anksiyete ve taşikardi bildirmiştir. Bir kerede 2000 mg alan hastalar da dahil olmak üzere hastalar genel olarak ciddi sekel kalmaksızın kurtulmuştur. Seyrek olarak koma ve EKG değişiklikleri gibi olaylar ile çok nadir fatal sonlanım bildirilmiştir fakat bu olaylar genel olarak paroksetin diğer psikotrop ilaçlar ve alkol ile birlikte veya alkol olmaksızın alındığında olmuştur.

Tedavi

Bilinen spesifik bir antidotu yoktur.

Tedavi antidepresan ilaçların doz aşımında uygulanan genel önlemleri içermelidir. Uygun koşullarda kusturma, lavaj veya her ikisi ile birlikte mide boşaltılmalıdır. Daha sonra ilk 24 saatte 4-6 saat aralıklarla 20-30 g aktif kömür verilmelidir. Yaşamsal bulguların yakından izlenmesi ve dikkatli bakım içeren destekleyici tedavi gerekmektedir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik Özellikler

Farmakoterapötik grup : Antidepresanlar - seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI), ATC kodu: N06A B05

Etki mekanizması

Paroksetin güçlü ve seçici bir 5-hidroksitriptamin (5-HT, serotonin) geri alım inhibitörüdür ve antidepresif etkisi ve OKB, sosyal anksiyete bozukluğu/sosyal fobi, genel anksiyete bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu ve panik bozukluk tedavilerindeki etkinliğinin beyin nöronlarında 5-HT'nin geri alımını spesifik biçimde baskılaması ile olduğu düşünülmektedir.

Paroksetin kimyasal olarak trisiklik, tetrasiklik ve diğer mevcut antidepresanlarla ilişkili değildir. Paroksetinin muskarinik, kolinerjik reseptörlere affinitesi düşüktür ve hayvan çalışmalarında sadece zayıf antikolinerjik özellik göstermiştir.

Bu seçici etkinliği ile uyumlu olarak, in vitro çalışmalar trisiklik antidepresanların aksine paroksetinin alfa1, alfa2 ve beta adrenoseptörlere, dopamin (D2), 5-HT1 benzeri, 5-HT2 ve histamin (H1) reseptörlerine affinitesinin düşük olduğunu göstermiştir. İn vitro çalışmalarda post sinaptik reseptörlerle etkileşiminin olmaması, in vivo çalışmalarda SSS üzerinde baskılayıcı özelliği ve hipotansif özelliği olmamasının gösterilmesi ile desteklenmiştir.

Farmakodinamik etkiler

Paroksetin psikomotor işlevleri bozmaz ve etanolün depresan etkisini artırmaz.

Diğer seçici 5-HT geri alım inhibitörleri gibi paroksetin de önceden monoamin oksidaz (MAO) inhibitörleri veya triptofan verilmiş olan hayvanlarda aşırı 5-HT reseptör uyarılmasına bağlı semptomların ortaya çıkmasına yol açar.

Davranışsal ve EEG çalışmaları paroksetinin genel olarak 5-HT geri alımını baskılamak için gerekli dozun üzerindeki dozlarda aktivasyona neden olduğunu göstermektedir. Aktive edici özellikleri "amfetamine

benzer" özellikte değildir.

Hayvan çalışmaları paroksetinin kardiyovasküler sistem tarafından iyi tolere edildiğini göstermektedir. Paroksetin sağlıklı kişilerde klinik olarak anlamlı düzeyde kan basıncı, kalp atım hızı ve EKG değişikliklerine yol açmaz.

Çalışmalar, noradrenalin geri alım inhibisyonu yapan antidepresanların aksine, paroksetinin guanetidinin antihipertansif etkilerini baskılama eğiliminin düşük olduğunu göstermiştir. Depresif bozuklukların tedavisinde paroksetin standart antidepresanlarla karşılaştırılabilir etkinlik göstermektedir.

Ayrıca standart tedavi ile başarı sağlanamayan hastaların tedavisinde de paroksetinin tedavi edici değeri olabileceğine ilişkin bazı kanıtlar vardır.

Sabah alınan paroksetin dozu uyku niteliği ve süresi üzerinde olumsuz etkiye sahip değildir. Ayrıca paroksetin tedavisine yanıt verdiklerinde hastaların uykularında düzelme olasılığı vardır.

Doz yanıtı

Sabit doz çalışmalarında düz bir doz-yanıt eğrisi elde edilmiştir. Bu da önerilen dozun üzerindeki dozlarda etkinlik açısından üstünlük olmadığını göstermektedir. Bununla birlikte, bazı hastalarda doz titrasyonunun yararlı olabileceğine ilişkin bazı klinik veriler bulunmaktadır.

Uzun süreli etkinlik

Paroksetinin depresyonda uzun süreli etkinliği 52 haftalık relaps önleme idame tedavisi ile gösterilmiştir: Paroksetin (günde 20-40 mg) kullanan hastaların %20'sinde , plasebo kullanan hastaların %28'inde relaps görülmüştür.

OKB tedavisinde paroksetinin uzun dönem etkinliği 24 haftalık relaps önleme idame tedavisi ile yapılan üç çalışma ile incelenmiştir. Üç çalışmadan birinde paroksetin kullananlarla (%38) plasebo kullananlar ( %59) arasında relaps oranlarında anlamlı fark bulunmuştur.

Panik bozukluk tedavisinde paroksetinin uzun dönem etkinliği 24 haftalık relaps önleme idame tedavisi ile gösterilmiştir: Paroksetin (günde 10-40 mg) kullanan hastaların %5'inde, plasebo kullanan hastaların %30'unda relaps görülmüştür. Bu sonuç 36 haftalık idame tedavisi çalışması ile desteklenmiştir.

Sosyal anksiyete bozukluğu, genel anksiyete bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğunda paroksetinin uzun dönem etkinliği yeterli biçimde gösterilememiştir.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Emilim

Paroksetin oral uygulamayı takiben iyice emilir ve ilk geçiş metabolizmasına uğrar. İlk geçiş metabolizması nedeniyle sistemik dolaşımdaki paroksetin miktarı gastrointestinal sistemde emilen miktardan daha düşüktür. Daha yüksek tek doz ya da çoklu doz ile vücut yükü artacağından ilk geçiş etkisinin kısmi satürasyonu ve plazma klerensinde azalma ortaya çıkar.

Kararlı duruma hemen ya da kontrollü salım formulasyonu ile tedaviye başlandıktan 7-14 gün sonra ulaşılır ve farmakokinetik özellikler uzun dönem tedavisinde değişiklik göstermez.

Dağılım

Paroksetin yaygın biçimde dokulara dağılır ve farmakokinetik hesaplamalar vücuttaki paroksetinin yalnızca %1'inin plazmada bulunduğunu göstermektedir.

Terapötik konsantrasyonlarında paroksetinin yaklaşık %95'i plazma proteinlerine bağlı bulunur.

Paroksetinin plazma konsantrasyonu ile klinik etkisi (advers etkiler ve etkinlik) arasında korelasyon bulunmamıştır.

Laboratuar hayvanlarında, anne sütüne ve fetüse az miktarda geçtiği saptanmıştır.

Biyotransformasyon

Paroksetinin temel metabolitleri hızla temizlenen, oksidasyon ve metilasyonun polar ve konjuge ürünleridir.

Farmakolojik etkinliklerinin relatif olarak bulunmaması nedeniyle paroksetinin terapötik etkilerine katkıda bulunma olasılıkları yoktur.

Metabolizma, paroksetinin nöronal 5-HT gerialımı üzerindeki seçici etkinliğine zarar vermemektedir.

Eliminasyon

Değişmeden idrardan atılan paroksetin miktarı genellikle verilen dozun %2'sinden azdır. Dozun %64'ü metabolitler biçiminde atılır. Dozun %36'sı muhtemelen safra yoluyla feçesle atılır. Feçesle değişmeden atılan paroksetin miktarı verilen dozun %1'inden azdır. Bu nedenle paroksetin büyük oranda metabolize olarak vücuttan uzaklaştırılır.

Metabolit atılımı iki evrelidir; ilk evre ilk geçiş metabolizması sonucu olurken daha sonra paroksetinin sistemik eliminasyonu gerçekleşir.

Eliminasyon yarı ömrü değişkendir fakat genellikle yaklaşık 1 gündür.

Doğrusallık/Doğrusal olmayan durum

İlk geçiş etkisinin yüksek olması, paroksetinin plazma konsantrasyonunda orantılı olmayan artışına yol açar ve bu nedenle farmakokinetik parametreleri sabit olmayıp, doğrusal bir kinetiği yoktur. Bununla birlikte doğrusal olmayan farmakokinetik düzeyi küçüktür ve düşük dozda düşük plazma konsantrasyonu sağlanan kişilerle sınırlıdır.

Özel hasta popülasyonları

Yaşlı hastalar/renal/hepatik bozukluklar

Yaşlı hastalarda ve ciddi renal veya hepatik bozukluğu olan hastalarda paroksetinin plazma konsantrasyonunda artış görülmektedir. Fakat bu konsantrasyon aralığı sağlıklı yetişkinlerde görülen konsantrasyon aralığı ile örtüşmektedir.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Rhesus maymunları ve albino sıçanlarda yapılan toksikoloji çalışmalarındaher iki metabolik yolak insanlarda tanımlandığı gibidir. Trisiklik antidepresanları da içeren lipofilik aminlerden beklendiği üzere, sıçanlarda fosfolipidoz belirlenmiştir. Önerilen klinik dozların 6 kat üzerindeki dozlarda 1 yıl süre ile primatlarda yapılan çalışmalarda fosfolipidoz gözlenmemiştir. Karsinojenez: Fare ve sıçanlarla yapılan 2 yıllık çalışmalarda paroksetinin tümörojenik etkisi görülmemiştir.

Genotoksisite: İn vitro ve in vivo test dizilerinde genotoksisite gözlenmemiştir.

Sıçanlarda yapılan üreme toksisitesi çalışmaları, paroksetinin erkek ve dişilerde üretkenliği etkilediğini göstermiştir. Sıçanlarda yavru ölümlerinde artış ve kemikleşme gecikmesi gözlenmiştir. Kemikleşme gecikmesinin annedeki toksisite ile ilişkili olması muhtemeldir ve fötus/yenidoğan üzerinde doğrudan bir etki olmadığı düşünülmektedir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6. 1. Yardımcı maddelerin listesi

Kalsiyum hidrojen fosfat (susuz) Sodyum nişasta glikolat Magnezyum stearat Laktoz monohidrat Hipromelloz Makrogol 4000 Titanyum dioksit (E171) Sarı demir oksit (E172) Kırmızı demir oksit (E172)

6.2. Geçimsizlikler

Geçerli değildir.

6.3. Raf ömrü

36 ay

6.4. Saklamaya yönelik özel uyarılar

25°C'nin altındaki oda sıcaklığında çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve orijinal ambalajında saklayınız.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

PVC/PE/PVDC/AL blister ambalajda 10,12,14,20,28,50,30,56,60 veya 100 film kaplı tablet Tüm ambalaj miktarlan pazarlanmayabilir.

6.6. Beşeri Tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Geçerli olduğu takdirde kullanılmamış olan ürünler yada atık materyaller ‘Tıbbi atıkların kontrolü yönetmeliği ve 7\mbalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü yönetmelikleri'ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

ADEKA İLAÇ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. Necipbey Cad. No: 88, 55020 - Samsun

8. RUHSAT NUMARASI (LARI)

126 / 45

9. İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 29.12.2008

Bu Bölüm Sadece Sağlık Profesyonelleri İçindir. Giriş yapınız yada Üye olunuz.