PHENHYDAN AMPUL 250 mg/5 ml
Bu Bölümdeki Bilgiler Yalnızca Sağlık Alanında Uzman Kişiler İçindir!
- FORMÜLÜ
- FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
- FARMAKOKİNETİK ÖZELLİKLER
- ENDİKASYONLAR
- KONTRENDİKASYONLAR
- UYARILAR / ÖNLEMLER
- TAŞIT VE MAKİNA KULLANIMINA ETKİLERİ
- GEBELİK VE EMZİRME DÖNEMİNDE UYGULAMA
- YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER
- İLAÇ ETKİLEŞMELERİ VE DİĞER ETKİLEŞMELER
- KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU
- DOZ AŞIMI HALİNDE ALINACAK TEDBİRLER VE ANTİDOTLAR
- SAKLAMA KOŞULLARI
- TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI
- RUHSAT SAHİBİ
- RUHSAT TARİHİ VE NUMARASI
- ÜRETİM YERİ VE ADRESİ
FORMÜLÜ
Beher 5ml.lik çözelti, 250 mg Fenitoin (271,75 mg Fenitoin sodyum) içerir.
Yardımcı Maddeler: Glukofurol 75 2695 mg, Sodyum edetat 1.50 mg ve Enjeksiyonluk su 2431.75 mg'dır.
FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
Fenitoin antikonvülsan etki potansiyeline sahip hidantoin türevi bir antiepileptiktir.
Hiperpolarizasyonla santral ve periferik sinir membranlarının stabilizasyonunu sağlar. Bu şekilde fenitoin serebral kortekste deşarj aktivitesinin yayılmasını inhibe eder. Serebellumda inhibitör impulsların stimülasyonu ise antikonvülsan etkisine iştirak eder. Membran stabilize edici etki, fenitoinin antiaritmik etkisinin temelini oluşturur. Repolarizasyon yapan dışa doğru K+ akışı artar (hiperpolarizasyon).
FARMAKOKİNETİK ÖZELLİKLER
Terapötik aralıktaki plazma konsantrasyonu genellikle 10-20 mcg/ml.dir.
Fenitoinin yaklaşık %90'ı plazma proteinlerine, özellikle albümine bağlanır. Düşük albumin seviyeleri, açlık, karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları serbest fenitoini artırır.
Doza bağlı değişken bir yarılanma ömrü vardır; ancak ortalama, kararlı durumda yaklaşık 22 saat civarındadır. Fenitoinin %95'inden fazlası biyotransformasyona uğramaktadır. Primer metaboliti ise enterohepatik sirkülasyona uğrayan p-hidroksidifenilhidantoindir. Fenitoin metabolizması sınırlı kapasitede olduğu için, eliminasyon yanlanma ömrü plazma seviyesine bağlıdır. Genellikle 20-30 saat arasındadır ve bu süre çocuklarda daha kısadır.
Vücuda giren fenitoinin yaklaşık %5'i değişmemiş olarak idrar ve feçesle atılır.
ENDİKASYONLAR
• Status epileptikus; hızla tekrarlayan nöbetler
• Nörolojik operasyon sonrası nöbetlerin proflaksisinde (post-operatif medikasyon)
• Şiddetli semptomatik ventriküler taşiaritmiler (Yaşamı tehdit ettiği düşünülen)
KONTRENDİKASYONLAR
Fenitoin sodyum aşağıdaki durumlarda kesinlikle kullanılmamalıdır:
• Hidantoinlere ya da yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda.
• İkinci ya da üçüncü derecede atrioventriküler blokta ve Adams-Stokes sendromunda.
• Hasta sinüs sendromunda.
• Yaşamı tehdit eden ventriküler aritmileri olan hastaların dışında miyokard enfarktüsü sonrası ilk 3 ay süresince, yada kardiyak outputun azaldığı durumlarda (sol ventrikül ejeksiyon hacminin %35'den az olması)
• Önceden mevcut şiddetli kan diskrazilerinde
Relatif olarak
• Açık kalp yetmezliği
• Pulmoner yetmezlik
• Ağır hipotansiyon; (sistolik kan basıncı < 90 mmHg)
• Bradikardi (< 50 vuru/dakika)
• Sinoatrial blok,
• 1. derecede atrioventriküler blok
• Atrial fibrilasyon, atrial flatter
UYARILAR / ÖNLEMLER
Preparatın yüksek pH'sından dolayı intra-arterial kullanımdan kaçınılmalıdır. Genetik olarak yavaş hidroksilasyon yaptığı saptanan hastalara verilen normal bir doz, doz aşımı semptomlarının ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu durumda (plazma konsantrasyonları izlenirse) dozu azaltmak gerekebilir. Eğer doza bağlı olmayan advers reaksiyonlar gözlenirse (şiddetli allerjik yan etkiler gibi) tedavi kesilmelidir; bu özellikle allerjik ekzantem başlangıcında uygulanır.
Phenhydan Ampul diğer ilaçlarla karıştırılarak enjekte edilmemelidir.
Uzun-süreli tedavi sırasında düzenli kan sayımları ve karaciğer enzim analizleri yapılmalıdır.
Solüsyonun enjeksiyonu sadece intravenöz uygulama için hazırlanmıştır. İntramüsküler subkütan ve paravenöz enjeksiyondan kaçınılmalıdır.
Advers etkilerden kaçınmak için yavaş enjekte edilmelidir. 25-50mg=0.5-1,0 ml/dakika 'dan fazla enjekte edilmemelidir.
Phenhydan IV yolla, büyük bir dikkatle ve kan basıncı, EKG izlenerek verilir. Yavaş uygulamayla ve gerektiğinde hasta dijitalize edilerek hemodinamik yan etkilerden büyük ölçüde kaçınılır.
İlacın aniden kesilmesi nöbetlerin sıklığını artırabilir yada status epileptikusu provoke edebilir: Bu nedenle mümkünse dozaj kademeli olarak azaltılmalıdır.
TAŞIT VE MAKİNA KULLANIMINA ETKİLERİ
Fenitoin tedavisinin başlangıcında, yüksek dozlarla ve/veya santal sinir sistemini etkiliyen ilaçlarla kombine verildiğinde, reaksiyon süresi hastanın araba kullanma ve/veya makina isletme yeteneğini bozacak şekilde değişir. Alkolle birlikte alındığında bu etki daha da artar.
GEBELİK VE EMZİRME DÖNEMİNDE UYGULAMA
Doğacak bebeklerde konjenital malformasyonlar ve koagülasyon defektleri oluşabileceğinden hamilelik sırasında kullanılmamalıdır. Fenitoin sodyum'un hamilelikte kullanımıyla ilgili bir emniyet bulgusu yoktur. Fenitoin hamilelik yada emzirme sırasında sadece fötus veya bebek için muhtemel risklerin anneye olan potansiyel faydalara karşı dikkatle değerlendirilmesinden sonra kullanılabilir.
Fenitoin az miktarda sütle atılır. Genellikle sütten kesmek gerekmez, ancak bebek yetersiz kilo alma ve artan uyku ihtiyacı konusunda izlenmelidir.
YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER
Hızlı intravenöz enjeksiyon sersemlik, bulantı, kusma, kabızlık, hiperglisemi ve ağız kuruluğu gibi geçici semptomlara neden olabilir; bunlar eğer hasta daha önce fenitoin kullanmamışsa genellikle 60 dakika içinde kaybolur. Bundan başka parenteral uygulama sırasında nistagmus, tremor, diplopi, sersemlik, ataksi, baş dönmesi, baş ağrısı, trombositopeni, lökopeni, gronülostopeni, agranülositoz, gingival hiperplazi, uyuyamama hatta bilinç kaybı oluşabileceği gibi hipotansiyon ve önceden mevcut kardiyak ve/veya solunum yetmezliğinde kötüleşme, kardiyak kollaps ve SSS depresyonu görülebilir. Zaman zaman özellikle intravenöz uygulama sonrasında, total AV blokla birlikte ventriküler kaçak ritm baskısı (supresyonu), ileti bloğu ve sinüs düğümünün inhibisyonundan kaynaklanan asistol olguları kaydedilmiştir. Nadiren ventriküler flateri tetiklenebilir (Atrial fibrilasyon ve flater fenitoinle kesilemez, ancak AV düğümün refrakter peryodu kısalabileceğinden ventriküler hızda artma muhtemeldir). Aritmojenik etkiler değişiklikler şeklinde, yada aritminin şiddetlenmesi (ki bu kardiyak arrestle sonuçlanabilen kalp fonksiyonlarında önemli bozulmalara neden olabilir) şeklinde ortaya çıkabilir.
Büyük hacimde fenitoin uygulaması, enjeksiyon bölgesinde flebit oluşumu ve alkalozis başlaması riskini taşımaktadır (Fenitoin solüsyonu kuvvetli alkalidir).
Doza bağlılık saptanmamışsada bazı Gingiva hiperplazisi, Stevens-Johnson-sendromu ve Lyell sendromu olguları kaydedilmiştir. Nadiren allerjik kızarıklıklar (ekzantem), hematolojik bozukluklar ve karaciğer yetmezliği görülebilir.
Çok nadir olarak da kepeklenme tarzında deri iltihabı (eksfolyatif dermatit) gibi allerjik reaksiyonlar, ateş, lenfadenopati, hematopoeziste bozulma kaydedilmiştir. Genç kızlarda ve kadınlarda hirsutizm gelişmesiyle ilgili çok az sayıda örnek mevcuttur. Uzun-süreli tedavilerde polinöropati meydana gelebilir. Plazma konsantrasyonlarının 25 mcg/ml'yi aştığı uzun-süreli tedavi sonucunda irreversibl serebeller atrofi gelişebileceğine dair bazı bulgular vardır.
İLAÇ ETKİLEŞMELERİ VE DİĞER ETKİLEŞMELER
Phenhydan enjeksiyon solüsyona diğer ilaçların ilavesi yada bu ilaçlarla dilüsyonu mümkün değildir, aksi takdirde fenitoin kristallenir.
Kronik fenobarbiton, primidon, karbamazepin ve vigabatrin yada alkol alınması fenitoin plazma konsantrasyonunu düşürebilir.
Aşağıdaki ilaçlar fenitoin plazma konsantrasyonunu yükseltebilir: Oral antikoagülanlar, benzodiazepinler, simetidin, ranitidin, kloramfenikol, sikloserin, disülfiram, fluoksetin, halothan, izoniyazid, metsüksimid, metilfenidat, non-steroidal antienflamatuarlar, PAS, sultiam, trisiklik psikoaktif ilaçlar ve valproat. Fenitoin rifampicinin plazma konsantrasyonunu artırabilir. Fenitoin oral antikoagülanlar, karbamazepin, lamotrigin, doksisiklin, digitoksin, teofilin, itrakonazol, kortikosteroidler, trisiklik psikoaktif ilaçlar, valproat ve oral kontraseptiflerin plazma konsantrasyonunu düşürebilir. Bu nedenle kontraseptif etki kesin değildir. Ayrıca propoksifen, salisilatlar, sulfonamidler ve verapamille etkileşim muhtemeldir. Metotreksat toksisitesi potansiyalize edilebilir. Eğer aynı zamanda folik asit alınıyorsa fenitoinin etkisi azalabilir.
Yukarda bahsedilen etkileşmelerin çoğu kısa-dönem Phenhydan Ampul uygulamasıyla görülmez.
Laboratuvar Testleri
Fenitoin proteine bağlı iyodun (PBJ) serum düzeyini düşürür. Ayrıca glukoz alkalin fosfataz ve gama glutamil transpeptidaz (GGT) serum düzeylerinin artmasına neden olur.
KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU
Phenhydan Ampul, yavaş intravenöz ya da intramüsküler enjeksiyon şeklinde uygulanır. Sadece berrak çözelti kullanılmalı ve eğer çözeltide çökme ya da bulanıklık oluşursa kullanılmamalıdır. İntravenöz uygulamada büyük ölçekli bir iğne ya da katater aracılığıyla, büyük bir vene direkt olarak yavaşça enjekte edilmelidir. Çözeltinin alkaliliğine bağlı lokal venöz irritasyondan kaçınmak için her fenitoin injeksiyonundan sonra aynı iğne ya da kataterle steril salin çözelti enjekte edilir. Kristalleşme olasılığı yüzünden, intravenöz infüzyon sıvılarına katılarak devamlı infüzyon şeklinde kullanımından kaçınılmalıdır.İlacın uygulaması sırasında kan basıncı ve elektrokardiografi izlenmesi önerilir. Kardiyak resusitasisyon cihazları el altında bulunmalıdır. Hastada solunum depresyonu belirtilerine dikkat edilmelidir. Fenitoinin intravenöz enjeksiyonu nöbeti durduramıyor ise genel anestezi dahil diğer yöntemler düşünülmelidir. Sürekli infüzyondan kaçınılmalıdır. Phenhydan Ampul ,intravenöz sıvılarına ilave edilmemelidir. Eğer intravenöz fenitoin uygulaması atakları sonlandıramıyorsa, aralarında genel anestezinin de bulunduğu diğer önlemler alınmalıdır.
Status epileptikus'ta kullanımı
Yetişkinlerde: Sürekli nöbeti olan hastalarda diazepam kullanımını takiben ve seri epilepsinin başlangıcında, fenitoin 10-15 mg/kg yükleme dozu intravenöz olarak yavaşça, dakikada 50 mg'ı geçmeyen sabit bir hızla enjekte edilir.(70 kilo ağırlığında bir hastada 20 dakika sürmektedir). Yükleme dozu takiben 100 mg'lık oral veya her 6-8 saatte bir intravenöz idame dozlar uygulanır.
Çocuklar ve yeni doğanlarda: 10-30 mg/kg intravenöz olarak, 1-3 mg/kg/dakika aşmayacak hızda uygulanır. Status epileptikus tedavisinde ve sonrasında idame doz uygulanırken serum fenitoin seviyelerinin tayin edilmesi önerilmektedir. Her ne kadar bazı tonik-klonik nöbet olguları daha düşük serum fenitoin seviyeleriyle kontrol altına alınsa da, klinik etkin aralık genellikle 10-20 mg/L'dir. Status epileptikus tedavisinde, yavaş absorbsiyon ve bunun sonucu terapotik serum seviyelerine ulaşmada gecikme nedeni ile intramüsküler yol uygulanmaz.
Kardiyatik aritmilerde: Genel kullanım dozu, dakikada 50 mg'ı geçmeyen sabit bir hızda intravenöz enjeksiyonla verilen 3-5 mg/kg'dır. Bu doz gerekirse sadece bir kez tekrarlanabilir.
Diğer klinik şartlarda: İntravenöz uygulama tercih edilir. Dozaj ve dozlama aralığı her hastanın ihtiyacına göre ve daha önce yapılan anti-epilektik tedavi, nöbetlerin kontrolü, yaş ve genel tıbbi durum gibi faktörler göz önüne alınarak ayarlanır. Daha önce oral olarak stabilize olmuş bir hasta için kısa süreli intramüsküler uygulama gerekiyorsa, terapotik serum seviyelerinin korunmasında kompanse edici dozaj ayarlamaları şarttır. Bu seviyelerin korunmasında oral dozun %50 fazlası intramüsküler doz gereklidir. Oral uygulamaya dönüldüğünde ise intramüsküler enjeksiyon bölgesinden salınımın devam etmesine bağlı olarak yüksek serum seviyelerinin oluşumunu engellemek için, fenitoin dozu orjinal oral doza göre %50 oranında azaltılmalıdır. Daha önce ilaç almamış bir hastaya nörolojik operasyon sırasında yada sonrası 48-72 saatlik periyotta proflaktik amaçla, 100-200 mg (2-4 ml) dozda Phenhydan Ampul yaklaşık 4 saatlik aralıklarla intramüsküler olarak verilebilir. Dozaj daha sonra 300 mg'lik idame doza indirilir ve saptanan serum seviyelerine göre yeniden ayarlanır. Eğer mümkünse intramüsküler fenitoin uygulaması bir haftadan fazla sürdürülmemeli ve daha sonra nazo-gastrik intübasyon gibi alternatif yollar denenmelidir. Uygun dozaj ayarlaması için serum seviyeleri çok değerli bir rehber niteliğindedir.
Yaşlılarda Kullanım: Yetişkinlerdeki gibidir; ancak yaşlıların komplikasyonlara daha eğilimli olduğu göz önünde tutulmalıdır.
DOZ AŞIMI HALİNDE ALINACAK TEDBİRLER VE ANTİDOTLAR
a. Semptomlar: Doz aşımının erken septomları arasında diplopi, nistagmus, tremor, sersemlik, bulantı, gastrik rahatsızlıklar, dizartri ve son olarak da serebeller ataksi yer alır. Ağır zehirlenme olgularında hasta komaya girebilir, pupiller refleks kaybolabilir ve hipotansiyon gelişebilir. Ayrıca irreversibl dejeneratif serebeller değişiklikler oluşabilir. Santral solunum depresyonu sonucu ölüm meydana gelebilir. Yetişkinler için ortalama letal doz 2-5 g fenitoindir.
b.Tedavi: Fenitoin uygulaması derhal kesilir ve plazma seviyesi izlenir. İlaç kesilse bile plazma konsantrasyonu geçici olarak artmaya devam eder. Yaşamsal fonksiyonların izlenmesi için yoğun bakım gereklidir.
Hemodiyaliz, zorlu diürez ve peritonal diürez daha az etkilidir. Transfüzyon, komple plazma sübstitüsyonu ve aktif kömür hemoperfüzyonunun etkinliğiyle ilgili deneysel bulgular yetersizdir. Bu nedenle özel detoksifikasyon değerleri ayrı tutularak, plazma konsantrasyonun izlenmesiyle birlikte yoğun destekleyici tedavi önerilmektedir.
SAKLAMA KOŞULLARI
Preparat 25°C'nin altında muhafaza edilmelidir.
TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI
Beher ampul 250 mg Fenitoin (271,75 mg Fenitoin sodyum'a ekivalan) ihtiva eden 5 ml enjeksiyon solüsyonu içerir. Her kutuda 5 ampul vardır.
RUHSAT SAHİBİ
MEDSAN İTH. İHR. İLAÇ SAN. VE TİC. LTD., Gazi mah. Tanaçan sok. No:22 /ANKARA Ank. Tel: (0 312) 211 11 00 Fax: 211 11 10 İst. Tel: (0 216) 330 28 98 Fax: 330 27 47
RUHSAT TARİHİ VE NUMARASI
17.06.1998 - 104/26
ÜRETİM YERİ VE ADRESİ
DESITIN ARZNEIMITTEL GMBH P.O. Box 630164-Hamburg/Germany Hekim kontrolünde kullanılması zorunludur.
Çocukların ulaşamayacağı yerlerde ve ambalajında saklayınız.
Reçete ile satılır.





















