PROZAC KAPSÜL 20 mg

UYARI: 

Bu Bölümdeki Bilgiler Yalnızca Sağlık Alanında Uzman Kişiler İçindir!

Firma: 
LILLY

FORMÜLÜ

Her kapsül 20 mg fluoksetine eşdeğer fluoksetin hidroklorür içerir. Diğer maddeler: San demir oksit, patent mavi V ve titanyum dioksit

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ

Farmakodinamik Özellikler

Fluoksetin bir selektif serotonin geri alım inhibitörüdür ve etki mekanizması muhtemelen bu özelliğinden kaynaklanmaktadır. Fluoksetin a1-, 0.2- ve p- adrenerjik, serotonerjik, dopaminerjik, histaminerjik1, muskarinik ve GABA reseptörlerine karşı hemen hiç afinite göstermez.

Pre-menstrual Disforik Bozukluk (PMDB): Klinik çalışmalarda fluoksetinin PMDB ile ilişkili döngüsel duygudurum değişikliklerini ve fiziksel semptomları (örn. gerilim, irritabilite ve disfori) düzeltmekte etkili olduğu gösterilmiştir.

Pre-menstrual Disforik Bozukluğun etiyolojisi bilinmemektedir, ancak menstrual siklusta rol oynayan endojen steroidler (nöronal ve/veya over kökenli) ile nöronal serotonerjik aktivite arasındaki bağlantılar bozukluktan sorumlu olabilir.

Farmakokinetik Özellikler

Emilim : Fluoksetin oral uygulamadan sonra yüksek oranda emilir.

Pik zamanı : Doruk plazma konsantrasyonlarına 6-8 saat içerisinde ulaşılır.

Plazma Proteinlerine Bağlanma : Fluoksetin plazma proteinlerine yüksek oranda bağlanır ve yaygın dağılım gösterir. Birkaç haftalık tedaviden sonra kararlı durum plazma konsantrasyonlarına ulaşılır. Uzun süreli tedavideki kararlı durum konsantrasyonları, 4-5 haftalık tedavideki konsantrasyonlara yakındır.

Metabolizma : Fluoksetin karaciğerde metabolize olarak fluoksetin kadar aktif norfluoksetine ve idrarla atılan bazı tanımlanmamış metabolitlere dönüşür.

Atılım : Fluoksetinin atılım yarı ömrü 4-6 gün, aktif metabolitinin atılım yarı ömrü ise 4-16 gündür.

%2.5-5 fluoksetin, %10 norfluoksetin olarak idrarla atılır.

ENDİKASYONLARI

PROZAC depresyon, obsesif-kompulsif bozukluk, bulimia nervoza ve pre-menstrual disforik bozukluk tedavisinde kullanılır. Majör depresyon tanısına uyan hastalarda PROZAC ile olumlu sonuçlar alınmıştır.

KONTRENDİKASYONLARI

PROZAC fluoksetine karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir.

Monoamin oksidaz inhibitörleri: Fluoksetin bir monoamin oksidaz (MAO) inhibitörüyle birlikte kullanıIdığında ya da fluoksetin tedavisinin bırakılmasından kısa süre sonra MAO inhibitörü tedavisine geçildiği zaman ağır ve bazen de ölümle sonuçlanabilen reaksiyonlar (hipertermi, rijidite, miyoklonus, yaşam belirtilerinde olası hızlı dalgalanmalarla birlikte otonomik instabilite, deliryum ve koma yönünde ilerleyen aşırı ajitasyon dahil mental durum değişiklikleri gibi) görüldüğü bildirilmiştir. Bazı vakalarda nöroleptik malign sendromu andıran özellikler görülmüştür.

Bu nedenle, bir MAO inhibitörünün kullanımına son verildikten sonra fluoksetin tedavisine başlanacağı zaman, aradan en az 14 gün geçmiş olması gerekir. Fluoksetin tedavisinin durdurulup MAO inhibitörü tedavisine başlanacağı zaman ise, fluoksetin ve major metabolitinin atılım yarı ömürleri çok uzun olduğundan, arada en az 5 haftalık (kronik ve/veya uzun süreli fluoksetin kullanmış olan hastalarda daha uzun) bir zaman dilimi bırakılmalıdır.

UYARILAR / ÖNLEMLER

Uyarılar

Çocuk ve adolesanlarda intihara eğilim: Majör depresyon ve başka psikiyatrik hastalığı olan çocuk ve adolesanlarda yapılan kısa süreli çalışmalara göre antidepresanlar intihar düşüncesi ve eylemine girişme riskini artırmaktadır. Çocuk ve adolesanlarda Prozac veya herhangi bir antidepresanı kullanmayı düşünenler klinik gereksinimle birlikte bu riski de değerlendirmelidirler. Tedavisine başlanan hastalar; klinik olarak kötüleşme, intihara eğilim ve davranışlarda olağan dışı değişikliklere karşı yakinen gözlenmelidir. Aileler ve bakıcılar yakın takip ve doktorla iletişimin önemi konusunda haberdar edilmelidir.

Majör depresyon, obsesif kompulsif bozukluk veya başka psikiyatrik hastalığı olan (4400 hastayı aşan toplam 24 çalışma) çocuk ve adolesanlarda yapılan 9 antidepresan ilaca ait (SSRI ve diğerleri) kısa süreli (4-16 haftalık) plasebo-kontrollü çalışmanın toplu analizleri, antidepresan alan hastaların tedavinin ilk aylarında intihar düşüncesi veya eylemi açısından büyük bir risk taşıdığını göstermiştir. Antidepresan alan hastalarda bu gibi olayların ortalama riski %4 olup plasebo alan gruptan iki kat (%2) fazladır. Bu çalışmalarda intihar meydana gelmemiştir.

Döküntü ve alerjik reaksiyonlar: Döküntü, anafilaktoid olaylar ve kimi zaman ciddi olabilen progresif sistemik olaylar (deri, böbrek, karaciğer ya da akciğerleri etkileyen) bildirilmiştir. Döküntü ya da diğer alerjik durumlar için başka bir etiyoloji belirlenemediğinde, PROZAC tedavisi kesilmelidir.

Önlemler

Nöbetler: Antidepresan ilaçların potansiyel risklerinden birisi de nöbetlerdir. Bu nedenle diğer antidepresanlarda olduğu gibi, epilepsi öyküsü bulunan hastalarda fluoksetin dikkatle kullanılmalıdır. Nöbet geçiren ya da nöbet sıklığında artış olan hastalarda tedavi kesilmelidir. Stabil olmayan nöbet bozukluğu/epilepsisi bulunan hastalarda fluoksetin kullanımından kaçınılmalı ve kontrol altındaki epilepsi vakaları, fluoksetin kullanımı sırasında yakından izlenmelidir.

Mani: Mani/hipomani öyküsü bulunan hastalarda antidepresan kullanımı sırasında dikkatli olunmalıdır. Tüm antidepresanlarda olduğu gibi, manik faza giren hastalarda fluoksetin tedavisi kesilmelidir.

Karaciğer/Böbrek Fonksiyonu: Fluoksetin büyük ölçüde karaciğer tarafından metabolize edilir ve böbrekler tarafından atılır. Belirgin karaciğer fonksiyon bozukluğu bulunan hastalarda daha düşük doz (örn. günaşırı) önerilir. Hemodiyaliz gerektirecek derecede ağır böbrek yetersizliği (GFR < 10 ml/dak) olan ve 2 ay boyunca 20 mg/gün fluoksetin verilen hastalardaki plazma fluoksetin ya da norfluoksetin düzeyleri, böbrek fonksiyonları normal olan kontrollerdeki düzeylerden farklı bulunmamıştır.

Kardiyak Hastalık: Çift kör çalışmalarda fluoksetin kullanan 312 hastanın EKG kayıtlarında kalp bloğuna yol açan herhangi bir ileti bozukluğu görülmemiştir. Ancak, akut kardiyak hastalıklardaki klinik deneyim kısıtlı olduğu için, dikkatli olunması önerilir.

Kilo Kaybı: PROZAC kullanan hastalarda kilo kaybı gözlense de, bu kayıp genellikle başlangıçtaki vücut ağırlığıyla orantılıdır. Depresyon tedavisini değerlendiren klinik çalışmalarda, kilosu normal ya da normalin altında olan hastalardaki kilo kaybı genellikle klinik açıdan önemsiz düzeyde bulunmuştur.

Diyabet: Diyabetik hastalarda SSRI tedavisi glisemik kontrolü etkileyebilmektedir. Fluoksetin tedavisi sırasında hipoglisemi oluşabilir ya da fluoksetin tedavisinin kesilmesinden sonra hiperglisemi gelişebilir. Bu nedenle fluoksetin uygulanan diyabetli hastalarda insülin ve/veya oral hipoglisemik dozunun ayarlanması gerekebilir.

İntihar: Tüm antidepresanlarda olduğu gibi, tedavinin ilk birkaç haftasında düzelme olmayabileceği için, hasta bu dönemde yakından izlenmelidir. Depresyon doğası gereği intihar riskini arttıran bir bozukluktur ve belirgin remisyona kadar bu risk devam edebilir. Klinik deneyimler, tüm depresyon tedavilerinin erken evrelerinde intihar riskinin artabileceğini göstermektedir.

Kanama: Selektif Serotonin Geri Alım İnhibitörleri (SSRI) kullanımı sırasında ekimoz ve purpura gibi kutanöz kanama bozuklukları bildirilmiştir. Fluoksetin tedavisi sırasında ekimoz ender olarak görülür. Diğer hemorajik olaylar da (örn. jinekolojik kanama, gastrointestinal kanama, ve diğer kutanöz ya da muköz kanamalar) nadiren bildirilmiştir. SSRI'ların özellikle trombosit fonksiyonlarını etkilediği bilinen ilaçlarla (örn. klozapin gibi atipik antipsikotikler, fenotiyazinler, trisiklik antidepresanların çoğu, aspirin ve NSAİD'ler) ve kanama bozukluğu öyküsü bulunan hastalarda kullanımı sırasında dikkatli olunması gerekir.

Pre-menstrual Disforik Bozukluk (PMDB): PROZAC PMDB semptomları üzerinde genellikle kısa sürede etki gösterir ve depresyon tedavisinin tersine, ilk tedavi siklusunda hastada düzelme olur. Klinik çalışma sonuçları ve gözlemler, PMDB semptomlarının tedavi kesildikten sonra 1-2 siklus gibi kısa bir sürede geri dönme eğilimi gösterdiğini düşündürmektedir.

PMDB tedavisine başlanmadan önce, hastaya kolaylıkla anlaşılabilen önerilerde bulunulmalı ve fluoksetin kullanımının yarar/risk oranı tartışılmalıdır (ayrıca Bkz. Gebelik ve Emzirme Döneminde Kullanımı).

GEBELİK VE EMZİRME DÖNEMİNDE KULLANIMI: (GEBELİK KATEGORİSİ: C)

Gebelik: İnsanlarda gebelik sırasında kullanılan çok sayıdaki veri gebe veya fetüs/yenidoğan çocuğun genel sağlığı üzerinde advers etki varlığını göstermemiştir. Ancak, yeni doğanda maternal kullanıma yakın dönemde geçici kesilme semptomları (örn. Geçici tedirginlik, beslenmede zorluk, taşipne ve irritabilite) nadiren görüldüğünden özellikle gebeliğin sonunda dikkat edilmelidir. Fluoksetinin eğer potansiyel yararı potansiyel riskinden fazlaysa gebelikte kullanılmalıdır.

Emziren annelerde kullanım: Fluoksetin anne sütüne salgılanır. Bu durumun bebek üzerindeki etkileri bilinmemektedir. Fluoksetin tedavisi gerekli görülüyorsa, emzirmenin kesilmesi düşünülmelidir.

Anne sütünde yapılan bir ölçümde, fluoksetin ve norfluoksetinin toplam konsantrasyonu 70.4 ng/ml, plazma konsantrasyonu ise 295.0 ng/ml olarak belirlenmiştir. Bebek üzerinde olumsuz bir etki gözlenmemiştir. PROZAC kullanan bir anne tarafından emzirilen bir diğer bebekte, emzirmenin ikinci gününde fluoksetin düzeyi 340 ng/ml ve norfluoksetin düzeyi 208 ng/ml olarak belirlenmiştir. Bu bebekte ağlama, uyku bozukluğu, kusma ve sulu dışkılama gözlenmiştir.

Doğum: Fluoksetinin insanlarda doğum üzerindeki etkileri bilinmemektedir.

ARAÇ VE MAKİNE KULLANMA YETENEĞİ ÜZERİNDEKİ ETKİLER

Sağlıklı gönüllülerde fluoksetinin psikomotor performansı etkilediği gösterilememiş olsa da, her türlü psikoaktif ilacın yargılama kabiliyetini ya da el becerilerini etkileyebileceği unutulmamalıdır. Hastalar performanslarının etkilenmediğinden emin olana değin taşıt ya da tehlikeli alet kullanımından kaçınmalıdır.

YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER

Diğer SSRI'lara benzer şekilde, aşağıdaki istenmeyen etkiler gözlenmiştir:

Tüm vücut: Otonomik semptomlar (örn. ağız kuruluğu, terleme, vazodilatasyon, üşüme), aşırı duyarlılık (örn. pruritis, döküntü, ürtiker, anafilaktoid reaksiyon, vaskülit, serum hastalığı benzeri reaksiyon, anjiyoödem) (Bkz. Kontrendikasyonlar ve Uyarılar), titreme, serotonin sendromu, ışığa duyarlık.

Sindirim sistemi: Gastrointestinal bozukluklar (örn. diyare, bulantı, kusma, dispepsi, disfaji, tat duyusunda bozulma), ağız kuruluğu. Nadiren, karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik bildirilmiştir. Çok nadiren idiyosinkratik hepatit bildirilmiştir.

Sinir sistemi: Uyku bozuklukları (örn. anormal rüyalar, insomnia), baş dönmesi, anoreksi, kilo kaybı, halsizlik (örn. somnolans, asteni), anormal hareketler (örn. seyirme, ataksi, bukkoglossal sendrom, tremor, miyoklonus), nöbetler, manik reaksiyon, anksiyete ve ilişkili semptomlar (örn. palpitasyon, sinirlilik, psikomotor rahatsızlık), konsantrasyon güçlüğü, düşünce sürecinde bozulma (örn. depersonalizasyon).

Ürogenital sistem: İdrar retansiyonu, idrara çıkma sıklığında artış.

Üreme bozuklukları: Cinsel fonksiyon bozukluğu (ejakülasyonun gecikmesi ya da olmaması, anorgazmi), priapizm, galaktore.

Diğer: Alopesi, esneme, görme bozukluğu, (örn. bulanık görme, midriazis), ekimoz (Bkz. Önlemler), terleme, vazodilatasyon, artralji, miyalji, postural hipotansiyon.

Hiponatremi: Ender olarak hiponatremi bildirilen (110 mmol/l'nin altında serum sodyum düzeyleri dahil) vakalar bulunmaktadır. PROZAC tedavisi kesildiğinde bu etkinin ortadan kalktığı görülmüştür. Bu vakalardan bazıları olasılıkla uygunsuz antidiüretik hormon sekresyonuyla ilişkilidir. Bildirilen vakaların çoğu yaşlı, diüretik kulanan ya da hacim eksikliği bulunan hastalardır.

İstenmeyen etkilerin sıklığı ve şiddeti tedavi sürdürüldüğünde genellikle azalır ve tedavinin kesilmesi gerekmez.

Selektif serotonin geri alım inhibitörleri ile tedavi kesildikten sonra yoksunluk semptomları bildirilmiştir; ancak bulgular, yoksunluk semptomlarının bağımlılıktan kaynaklanmadığını düşündürmektedir. Sık karşılaşılan semptomlar arasında baş dönmesi, parestezi, baş ağrısı, anksiyete ve bulantı bulunmaktadır. Bu semptomların çoğu hafif şiddettedir ve kendiliğinden iyileşir. Fluoksetin bu tür semptomlara nadiren neden olmaktadır. Tedavinin bitiminden sonra plazma fluoksetin ve norfluoksetin düzeyleri yavaş yavaş azalır; bu nedenle çoğu hastada tedavi aniden kesilebilir.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

İLAÇ ETKİLEŞMELERİ VE DİĞER ETKİLEŞMELER:

Monoamin oksidaz inhibitörleri: (Bkz. Kontrendikasyonlar)

SSS üzerinde etkili ilaçlar: Karbamazepin, haloperidol, klozapin, diazepam, alprazolam, lityum, fenitoin ve

siklik antidepresanların (örn. imipramin ve desipramin) kan düzeylerinde değişiklik gözlenmiştir. Bazı vakalarda toksisite belirtileriyle karşılaşılmıştır. Eşzamanlı ilacın dozunun yavaş yavaş arttırılması ve hastanın klinik durumunun izlenmesi önerilir.

Serotonerjik ilaçlar: Serotonerjik ilaçlarla (örn. tramadol, sumatriptan) birlikte kullanım, 5HT ile bağlantılı etkilerin artmasına yol açabilir.

Lityum ve triptofan: Lityum ya da triptofan ile birlikte kullanıldıklarında SSRI'larda etki artışı bildirilmiştir. Bu nedenle fluoksetinin bu ilaçlarla birlikte kullanımı sırasında dikkatli olunmalıdır.

Sitokrom P4502D6 izoenzimi: Fluoksetinin metabolizmasından hepatik sitokrom P4502D6 izoenzim sistemi sorumlu olduğu için (trisiklik antidepresanlarda ve diğer selektif serotonin antidepresanlarda olduğu gibi) aynı enzim sistemiyle metabolize edilen ilaçlarla eşzamanlı tedavi, ilaç etkileşimlerine yol açabilir. Metabolizmaları önemli ölçüde bu enzim aracılığıyla gerçekleşen ve dar bir terapötik indekse sahip olan ilaçlarla (örn. flekainid, enkainid, vinblastin, karbamazepin ve trisiklik antidepresanlar) birlikte kullanım sırasında, tedavi başlangıcında ya da tedavi sırasında doz aralığının alt sınırına yakın dozlar kullanıImalıdır. Son 5 hafta içerisinde fluoksetin kullanmış olan hastalar için aynı kural geçerlidir.

Yarılanma ömrü: Farmakokinetik ya da farmakodinamik ilaç etkileşimleri değerlendirilirken uzun eliminasyon yarı ömürleri dikkate alınmalıdır (Bkz. Kullanım Şekli ve Dozu).

Plazma konsantrasyonları: Fluoksetin plazma proteinlerine bağlanır ve plazma proteinlerine bağlanan diğer ilaçların eşzamanlı kullanımı fluoksetinin ya da diğer ilaçların plazma konsantrasyonlarını değiştirebilir. Resmi nitelikteki deneylerde fluoksetin ile klorotiyazid, etanol, sekobarbital ve tolbutamid arasında klinik önem taşıyan ilaç etkileşimi gözlenmemiştir.

Varfarin: Fluoksetin ile varfarin birlikte uygulandığında nadiren de olsa varfarinin antikoagülan etkilerinde (laboratuvar değerleri ve/veya klinik bulgu ve semptomlar) belirli bir kalıba uymayan değişiklikler gözlenmiştir (kanamada artış dahil). Varfarin kullanan hastalarda, diğer pek çok ilaçta olduğu gibi, fluoksetin tedavisi başlatıldığında ya da kesildiğinde koagülasyon yakından izlenmelidir (Bkz. "Önlemler", Kanama).

Elektrokonvülzif Terapi (EKT): Fluoksetin kullanımı sırasında EKT uygulanan hastalarda nadiren de olsa nöbetlerde uzama bildirilmiştir. Bu nedenle dikkatli olunması önerilir.

Alkol: SSRI'larla birlikte alkol kullanımı önerilmez. Ancak resmi çalışmalarda fluoksetin kandaki alkol düzeylerini ya da alkolün etkilerini artırmamıştır.

St. John's Wort Bitkisi: Diğer SSRI'larda olduğu gibi, fluoksetin ile bitkisel kökenli bir ilaç olan St. John's Wort (Hypericum perforatum) arasındaki farmakodinamik etkileşimlere bağlı olarak, istenmeyen etkilerde artış gözlenebilir.

KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU

Yalnızca erişkin hastalarda oral yoldan uygulanır.

Doktor tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde;

Depresyon - erişkinler ve yaşlılar: Günde 20 mg'lık doz önerilmektedir.

Obsesif-kompülsif bozukluk - erişkinler ve yaşlılar: Günde 20-60 mg. Başlangıç dozu olarak 20 mg önerilir. Daha yüksek dozlarda yan etki olasılığı artsa da, yanıt alınamayan hastalarda birkaç hafta sonra doz artırılabilir.

Bulimia nervoza - erişkinler ve yaşlılar: Günde 60 mg'lık doz önerilmektedir.

Pre-menstrual Disforik Bozukluk (PMDB): Günde 20 mg'lık doz önerilmektedir. Başlangıç tedavisi 6 ay ile sınırlandırılmalıdır; ardından, hastanın tedavinin sürdürülmesinden yarar görüp görmeyeceği tekrar değerlendirilmelidir.

Tüm endikasyonlar: Önerilen doz artırılabilir ya da azaltılabilir. Günde 80 mg'ın üzerindeki dozlara ilişkin sistematik çalışma yapılmamıştır.

Fluoksetin aç ya da tok karnına alınabilir.

İlaç kesildikten sonra aktif ilaç vücutta haftalar boyu kalır. Tedaviye başlarken ya da bitirirken bu durum gözönünde bulundurulmalıdır. Hastaların çoğunda tedavinin yavaş yavaş kesilmesi gerekmez.

Kapsül ve sıvı dozaj formları biyoeşdeğerdir.

Çocuklar: Güvenilirlik ve etkinliğe ilişkin çalışma yapılmamış olduğu için, çocuklarda PROZAC kullanımı önerilmez.

Karaciğer yetersizliği veya eşzamanlı hastalıkları (Bkz. Önlemler) bulunan kişilerde ya da birden fazla ilaç kullananlarda dozun ya da doz sıklığının azaltılması gerekebilir (Bkz.İlaç Etkileşmeleri ve diğer etkileşmeler).

DOZ AŞIMI

Fluoksetin tek başına aşırı dozda kullanıldığında genellikle hafif etkiler gözlenir. Doz aşımı semptomları arasında bulantı, kusma, nöbetler ve SSS eksitasyonu bulunmaktadır. Tek başına fluoksetin doz aşımından kaynaklandığı bildirilen ölümlerin sayısı son derece düşüktür. Genel semptomatik ve destekleyici tedavi ile birlikte kardiyak ve vital bulguların izlenmesi önerilir. Bilinen spesifik bir antidot bulunmamaktadır. Zorlu diürez, diyaliz, hemoperfüzyon ve exchange transfüzyonun yararlı olma olasılıkları düşüktür. Aktif kömür, sorbitol ile birlikte kullanılabilir ve kusturma ya da lavaj kadar ya da onlardan daha etkili olabilir. Doz aşımının tedavisinde, hastanın birden fazla ilaç almış olma olasılığı unutulmamalıdır. Aşırı miktarda trisiklik antidepresan almış olan ve aynı zamanda fluoksetin kullanan ya da kısa süre önce fluoksetin kullanmış olan hastaların uzun süre yakından tıbbi gözetim altında bulundurulması gerekebilir.

SAKLAMA KOŞULLARI

25°C nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. Işıktan koruyunuz.

TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI

PROZAC 20 mg Kapsül, 16 ve 24 adet kapsül, blisterde.

PİYASADA MEVCUT DİĞER FARMASÖTİK DOZAJ ŞEKİLLERİ

PROZAC 20 mg/5mL Likit, 70 mL şişede

RUHSAT SAHİBİNİN İSİM VE ADRESİ

Lilly İlaç Ticaret Ltd. Şti. Altunizade - İstanbul

RUHSAT TARİH VE NUMARASI

20. 06. 1994 - 169/28

Eli Lilly and Company, A.B.D. lisansı ile üretilmiştir.

ÜRETİM YERİ İSİM VE ADRESİ

Mustafa Nevzat İlaç San. A.Ş. İSTANBUL

Reçete ile satılır.

Bu Bölüm Sadece Sağlık Profesyonelleri İçindir. Giriş yapınız yada Üye olunuz.