TRIFLUCAN KAPSÜL 100 mg
- FORMÜLÜ
- FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
- ENDİKASYONLARI
- KONTRENDİKASYONLARI
- UYARILAR / ÖNLEMLER
- YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER
- İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ
- KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU
- DOZ AŞIMI
- SAKLAMA KOŞULLARI
- TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI
- PİYASADA MEVCUT DİĞER FARMASÖTİK DOZAJ ŞEKİLLERİ
- RUHSAT TARİHİ VE NUMARASI
- ÜRETİM YERİ
TRIFLUCAN® KAPSÜL 100 mg
FORMÜLÜ
Her Triflucan 100 mg kapsülde 100 mg flukonazol ve kapsül boyar
maddeleri patent mavisi V, titanyum dioksit ve eritrosin bulunur.
FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
Flukonazol, yeni triazol sınıfı antifungal ajanların bir üyesi
olup, fungal sterol sentezinin güçlü ve spesifik bir inhibitörüdür.
Flukonazolun oral veya intravenöz uygulamayı takiben farmakokinetik
özellikleri birbirine benzer. Flukonazol, oral uygulamayı müteakip iyi absorbe olur
ve plazma seviyeleri (ve sistemik biyoyararlılık) intravenöz uygulamayı takiben
erişilen seviyelerin %90'ından yüksektir. Oral absorbsiyon beraberce gıda alınması
ile etkilenmez. Açlık halinde doruk plazma seviyeleri, dozu müteakip 0.5-1.5 saat
sonra oluşur ve plazma eliminasyon yarı ömrü yaklaşık 30 saattir. Plazma konsantrasyonları
doza orantılıdır. Günde bir defalık dozların tekrarlanan uygulamasıyla %90 istikrarlı
durum (steady state) seviyelerine 4-5. günlerde erişilir. İlk gün, mutad günlük
dozun iki misli olarak verilen yükleme dozu, ikinci günde plazma düzeylerinin yaklaşık
%90 istikrarlı durum seviyelerine erişmesini sağlar. Görünür dağılım hacmi toplam
vücud sıvısına çok yaklaşır. Plazma proteinine bağlanma düşüktür (%11-12).
Flukonazol, incelenen bütün vücut sıvılarına iyi bir penetrasyon
gösterir. Tükürük ve balgamdaki flukonazol seviyeleri, plazma seviyeleri ile benzerlik
gösterir. Fungal menenjitli hastalarda BOS (beyin omurilik sıvısı)'daki flukonazol
seviyeleri, buna tekabül eden plazma seviyelerinin takriben %80'idir.
Başlıca atılım yolu böbrek olup, uygulanan dozun takriben %80'i
idrarda değişmemiş ilaç halinde bulunur. Flukonazol klerensi, kreatinin klerensi
ile orantılıdır. Sirküle eden metabolitlere ait bir kanıt saptanmamıştır.
Uzun plazma eliminasyon yarı ömrü, tek bir dozla vajinal kandidiyazis
tedavisinin ve endike olduğu diğer bütün fungal enfeksiyonların günde tek doz ve
haftada tek dozlarla tedavilerinin esasını teşkil eder.
Flukonazol, fungal sitokrom P-450'ye bağımlı enzimler için çok
spesifiktir. Günde 50 mg olarak 28 güne kadar kullanılan flukonazolun erkeklerde
plazma testosteron konsantrasyonlarını veya çocuk doğurma yaşındaki kadınlarda steroid
konsantrasyonlarını etkilemediği gösterilmiştir. Günde 200-400 mg flukonazolun,
sağlıklı erkek gönüllülerde endojen steroid seviyelerinde veya ACTH ile uyarılmış
cevapta, klinik anlamlı etkisi yoktur.
ENDİKASYONLARI
Kültür ve diğer laboratuar çalışmalarının sonuçları bilinmeden
önce tedavi başlatılabilir. Fakat bu sonuçlar mevcut olduğunda, tedavi gerektiği
şekilde düzenlenmelidir.
TRIFLUCAN, aşağıdaki durumların tedavisinde endikedir:
Kriptokoksik menenjit ve diğer organların (akciğer ve cilt gibi)
enfeksiyonları dahil olmak üzere kriptokokkozis. AIDS'li hastalar, organ nakli yapılmış
veya immünosupresyonun diğer sebepleri olan veya normal bulunan hastalar tedavi
edilebilir. Flukonazol, AIDS'li hastalarda kriptokoksik hastalığın nüksünü önlemek
için idame tedavisi olarak kullanılabilir.
Kandidemi, dissemine kandidiyazis ve yayılıcı (invaziv) kandida
enfeksiyonlarının diğer formları dahil olmak üzere sistemik kandidiyazis. Bunlar
periton, endokard,göz, akciğer ve idrar yolları enfeksiyonlarını kapsar. Habis hastalığı
olan, yoğun bakım ünitelerinde yatan, sitotoksik veya immünosupresif tedavi gören,
veya kandida enfeksiyonlarına predispoze edici diğer faktörlerin bulunduğu hastalar
tedavi edilebilirler.
Mukozal kandidiyazis. Bunların arasında orofarenjeal, ösofajeal,
yayılıcı olmayan (non-invaziv) bronkopulmoner enfeksiyonlar, kandidüria ve mukokütan
kandidiyazis vardır. Normal veya bağışıklık fonksiyonları bozulmuş hastalar tedavi
edilebilir.
Habis hastalık sebebiyle sitotoksik kemoterapi veya radyoterapi
uygulaması sonucu fungal enfeksiyonlara predispoze olmuş hastalarda fungal enfeksiyonların
önlenmesinde.
İmmün sistemi yeterli hastalarda, koksidioidomikozis, parakoksidioidomikozis,
sporotrikozis ve histoplazmozis dahil derin endemik mikozlarda
KONTRENDİKASYONLARI
TRIFLUCAN, bu ilaca veya buna benzer azol bileşiklerine hassas
olduğu bilinen hastalarda kullanılmamalıdır. Multipl doz etkileşim çalışmaları sonuçlarına
göre günde 400 mg veya daha yüksek miktarlarda multipl doz flukonazol alan hastalarda
flukonazol ile beraber kullanılan terfenadin kontrendikedir (Bkz. İlaç Etkileşimleri
ve Diğer Etkileşimler).
UYARILAR / ÖNLEMLER
Flukonazol alan özellikle ağır tıbbi sorunları olan hastalarda
nadir olarak, ölüm dahil, ciddi hepatik toksisite durumları gözlenmiştir. Flukonazole
bağlı hepatotoksisite durumlarında; hastanın yaşı ya da cinsiyetiyle, tedavinin
süresiyle ve toplam günlük dozla açık bir ilişki gözlenmemiştir. Flukonazol hepatotoksisitesi,
genellikle tedavinin kesilmesiyle reversibl olmuştur. Flukonazol tedavisi boyunca
anormal karaciğer fonksiyon testleri saptanan hastalar, daha ciddi hepatik hasar
gelişme riskine karşın takip edilmelidir. Flukonazole bağlı olabilecek karaciğer
hastalığı ile uyumlu klinik bulgu ya da semptomlar gelişirse flukonazol kesilmelidir.
Flukonazol ile tedavi sırasında hastalarda nadiren toksik epidermal
nekroliz ve Stevens-Johnson sendromu gibi döküntülü deri reaksiyonları gelişmiştir.
AIDS'li hastalarda pek çok ilaca karşı şiddetli deri reaksiyonları gösterme eğilimi
daha yüksektir. Yüzeysel fungal enfeksiyon için tedavi edilen bir hastada flukonazole
bağlı olabileceği düşünülen bir deri döküntüsü görülürse, bu ajanla tedavi kesilmelidir.
İnvaziv/sistemik fungal enfeksiyonu olan hastalarda deri döküntüsü oluşursa, bunlar
yakından takip edilmeli ve büllöz lezyonlar veya eritema multiforme gelişecek olursa
flukonazol kesilmelidir.
Günde 400 mg'dan az flukonazol dozları ile beraber terfenadin
kullanılan hastalar dikkatlice izlenmelidir (Bkz. İlaç Etkileşimleri ve Diğer Etkileşimler).
Flukonazol ile beraber sisaprid uygulanan hastalarda torsade
de pointes'i de içeren kardiyak olaylar rapor edilmiştir. Sisaprid ile beraber flukonazol
uygulanan hastalar dikkatlice izlenmelidir (Bkz. İlaç Etkileşimleri ve Diğer Etkileşimler).
Ender vakalarda, diğer azollerde görüldüğü gibi anaflaksi bildirilmiştir.
Hamilelikte kullanım
Hamilelerde yapılmış yeterli miktarda kontrollü çalışma mevcut
değildir. Koksidioidomikozis tedavisi sebebiyle 3 ay süresince veya daha uzun süre
yüksek dozda (400-800 mg/gün) flukonazol kullanan annelerin çocuklarında multipl
kongenital anormallikler rapor edilmiştir. Bu etkiler ile flukonazol arasındaki
ilişki belirsizdir.
Şiddetli veya potansiyel olarak hayatı tehdit edici ve beklenen
faydanın fötüse muhtemel riskden daha ağır bastığı fungal enfeksiyonlar dışında
hamilelikte kullanımdan kaçınmalıdır.
Emzirme döneminde kullanım
Flukonazol anne sütünde, plazmaya benzer konsantrasyonlarda bulunur.
Dolayısıyla emziren annelerde kullanımı tavsiye edilmemektedir.
Vasıta sürme / Makina kullanma
Mevcut deneyimlere göre, flukonazol kullanımının hastanın vasıta
sürme veya makina kullanma kabiliyetini bozması olası görülmemektedir.
YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER
Flukonazol, genellikle iyi tolere edilir. Flukonazol ile en sık
görülen yan etkiler gastrointestinal yola ait semptomlardır. Bunlar arasında bulantı,
karın ağrısı, diyare ve gaz vardır. Gastrointestinal semptomlardan sonra en sık
gözlenen yan etki deri döküntüsüdür.Flukonazole bağlı başağrısı görülmüştür. Bazı
hastalarda, özellikle AIDS ve kanser gibi ciddi primer hastalığı olanlarda, gerek
flukonazol gerekse mukayese ilaçları ile tedavi sırasında renal ve hematolojik fonksiyon
testlerinde değişmeler ve hepatik anormallikler (Bkz. Uyarılar/Önlemler) gözlenmiştir,
fakat bunların klinik anlamı ve tedavi ile olan ilişkisi açık değildir.Eksfoliatif
deri hastalıkları (Bkz. Uyarılar/Önlemler), nöbetler, nötropeni ve agranülositozu
içeren lökopeni, trombositopeni ve saç dökülmesi, sebepsel ilişkisi kesin olmayan
durumlarda ortaya çıkmıştır.
Ender vakalarda, diğer azollerde görüldüğü gibi anaflaksi rapor
edilmiştir.
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.
İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ
Antikoagulanlar: Kumarin tipi antikoagülan alan kimselerde
protrombin zamanınm dikkatle takip edilmesi tavsiye edilmektedir.
Sulfonilüreler: Flukonazolun sağlıklı gönüllülerde, beraberce
kullanılan sülfonilürelerin (klorpropamid, glibenklamid, glipizid, tolbutamid) serum
yarı ömürlerini uzattığı gösterilmiştir. Flukonazol ve oral sülfonilüreler diabetik
hastalarda beraberce kullanılabilir, fakat bir hipoglisemik epizod ihtimali daima
akılda tutulmalıdır.
Hidroklorotiazid: Kinetik bir etkileşim çalışmasında,
flukonazol alan sağlıklı gönüllülerde beraberce tekrarlayan dozlarda hidroklorotiazid
verilmesi, flukonazol plazma seviyelerini %40 civarında artırmıştır. Bu sınırlardaki
bir etki, birlikte diüretik kullanan hastalarda flukonazol doz rejiminde bir değişiklik
gerektirmez ise de, uygulayıcı hekim tarafından akılda bulundurulmalıdır.
Fenitoin: Flukonazol ve fenitoinin birlikte kullanılması
fenitoin seviyelerini klinik olarak anlamlı derecede yükseltir. Eğer bu iki ilacın
birlikte kullanımı gerekiyorsa, fenitoin düzeyleri takip edilmeli ve terapötik seviyeleri
idame ettirecek şekilde fenitoin dozu ayarlanmalıdır.
Oral Kontraseptifler: Günde 200 mg flukonazol ile etinil
östradiol ve levonorgestrel eğri altında kalan alanı artarken, 50 mg flukonazol
çalışmasında her iki hormon seviyesinde belirgin değişme olmamıştır. Bu dozlarda,
tekrarlayan dozlar halinde flukonazol kullanımı, kombine oral kontraseptiflerin
etkinliği üzerine bir etkisi olma ihtimali yoktur.
Rifampisin: Flukonazol ile birlikte tatbik edilen rifampisin,
flukonazolun eğri altında kalan alanında (EAA) %25 ve yarı-ömründe %20 azalmaya
yol açmıştır. Birlikte rifampisin verilen hastalarda flukonazol dozunda bir yükseltme
düşünülmelidir.
Siklosporin: Böbrek nakli hastalarıyla yapılan kinetik
çalışmada, 200 mg/gün flukonazolun siklosporin seviyelerini yavaşca arttırdığı tespit
edilmiştir. Bununla beraber, bir diğer tekrarlayan doz çalışmasında kemik iliği
nakledilmiş hastalarda 100 mg/gün flukonazol siklosporin seviyelerini etkilememiştir.
Flukonazol kullanan hastalarda, siklosporin plazma seviyelerinin kontrolu tavsiye
edilmektedir.
Teofilin: Plasebo kontrollü etkileşim çalışmasında, 14
gün 200 mg flukonazol kullanımı teofilinin ortalama plazma klerensi hızında, %18
azalma meydana getirmiştir. Yüksek doz teofilin kullanan veya artmış teofilin toksisite
riskinde olan hastalarda flukonazol kullanımı sırasında, teofilin toksisitesi belirtileri
izlenmelidir ve toksisite belirtileri gelişirse tedavi gerektiği gibi değiştirilmelidir.
Terfenadin: Terfenadin ile birlikte azol grubu antifungal
ilaçları alan hastalarda QTc aralığının uzamasına sekonder olarak ciddi kardiak
disritmilerin ortaya çıkması nedeniyle etkileşme çalışmaları yapılmıştır. Terfenadin
ile beraber 400 mg veya daha fazla dozlarda flukonazol kullanımı kontrendikedir
(Bkz. Kontrendikasyonlar).
Günde 400 mg'dan az flukonazol dozları ile beraber terfenadin
kullanılan hastalar ise dikkatlice izlenmelidir.
Sisaprid: Flukonazol ile beraber sisaprid uygulanan hastalarda
torsade de pointes'i de içeren kardiyak olaylar bildirilmiştir.
Rifabutin: Flukonazol, rifabutin ile beraber uygulanıldığında,
rifabutinin serum konsantrasyonlarında artışa sebep olan bir etkileşim oluştuğu
bildirilmiştir. Flukonazol ve rifabutinin beraber uygulandığı hastalarda uveit rapor
edilmiştir. Flukonazol ve rifabutini beraber kullanan hastalar dikkatlice izlenmelidir.
Takrolimus: Flukonazol ve takrolimus beraber uygulanıldığında,
takrolimusun serum konsantrasyonlarında artışa sebep olan bir etkileşim oluştuğu
bildirilmiştir.
Flukonazol ve takrolimusun beraber uygulandığı hastalarda nefrotoksisite
bildirilmiştir. Flukonazol ve takrolimusu beraber kullanan hastalar dikkatlice izlenmelidir.
Zidovudin: Flukonazol ile birlikte kullanımda zidovudinin
eğri altı alanı (EAA) değerleri anlamlı olarak artmıştır (%74). Bu kombinasyonu
alan hastalar zidovudine bağlı advers reaksiyonların oluşma riskine karşı takip
edilmelidir.
Astemizol, sisaprid, rifabutin, takrolimus veya sitokrom P-450
sistemi tarafından metabolize edilen diğer ilaçları alan hastaların aynı zamanda
flukonazol kullanması; bu ilaçların serum seviyelerinde yükselmeye neden olabilir.
Kesin bilginin olmayışı nedeniyle, flukonazol ve bu ajanların birlikte kullanılması
durumunda dikkatli olunmalı ve hastalar dikkatle takip edilmelidirler (Bkz. Uyarılar
Önlemler).
Etkileşim çalışmaları, aynı zamanda verilen gıdaların simetidinin,
antiasitlerin veya kemik iliği naklini müteakip yapılan tüm vücut ışınlamasının,
flukonazolun emilmesinde klinikçe anlamlı bir azalmaya sebep olmadığını göstermiştir.
Diğer ilaçlarla ilaç ilaç etkileşim çalışmalarının yapılmadığından,
hekimler olası etkileşimler konusunda dikkatli olmalıdır.
KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU
Flukonazolun günlük dozu fungal enfeksiyonun cinsi ve ciddiyetine
bağlı olmalıdır. Tekrarlayan dozlarla tedavi gerektiren enfeksiyon tiplerinde, tedavi
klinik parametreler veya laboratuar testleri aktif fungal enfeksiyonun geçtiğini
belirtene kadar devam etmelidir. Yetersiz bir tedavi süresi aktif enfeksiyonun nüksetmesine
neden olur. Nüksü önlemek için; AIDS'li ve kriptokoksik menenjit veya nükseden orofarenjeal
kandidiazisli hastalarda sıklıkla idame tedavi gerekir.
Doktor tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde aşağıdaki
dozlar uygulanabilir:
Yetişkinler
Kriptokoksik menenjit veya diğer bölgelerdeki kriptokoksik enfeksiyonlarda
mutad doz, ilk gün 400 mg, müteakiben günde bir defa 200-400 mg'dır. Kriptokok enfeksiyonlarında
tedavi süresi, klinik ve mikolojik cevaba bağlı olmakla beraber, kriptokoksik menenjit
için genellikle en az 6-8 haftadır.
AIDS'li hastalarda, kriptokoksik menenjitin nüksünü önlemek için,
hasta tam bir primer tedavi kürünü tamamladıktan sonra flukonazol günde 200 mg olmak
üzere süresiz olarak uygulanabilir.
Kandidemi, dissemine kandidiyazis, ve diğer yayılıcı (invaziv)
kandidal enfeksiyonlarda mutad ilk gün dozu 400 mg bunu takiben günde 200 mg'dır.
Klinik cevaba göre bu doz, günde 400 mg'a kadar yükseltilebilir. Tedavinin süresi
klinik cevaba bağlıdır.
Orofarenjeal kandidiyazis için mutad doz 7-14 gün süreyle günde
bir defa 50 -100 mg' dır. Bağışıklık fonksiyonu ciddi olarak bozulmuş hastalarda
gerekirse tedavi daha uzun süre devam ettirilir.
Mukozanın diğer kandidal enfeksiyonlarında (vajinal kandidiyazis
hariç, aşağıya bakınız) mesela ösofajitis, yayılıcı olmayan (non-invaziv) bronkopulmoner
enfeksiyonlar, kandidüria, mukokütan kandidiyazis vs., mutad etkili doz 14-30 gün
süreyle verilen günde 50-100 mg'dır.
Kandidiyazisin önlenmesinde önerilen flukonazol dozu, hastada
fungal enfeksiyon gelişmesi riskine bağlı olarak günde bir kez 50—400 mg'dır. Sistemik
enfeksiyon riski yüksek olan; örneğin derin veya uzun süreli nötropenisi olan hastalarda
önerilen doz günde 1 kez 400 mg'dır. Flukonazol uygulaması, önceden tahmin edilen
nötropeni başlangıcından bir kaç gün önce başlamalı ve nötrofil sayısı 1000/mm3'ün
üzerine çıktıktan sonra 7 gün daha devam etmelidir.
Derin endemik mikozlarda günde 200-400 mg'lık dozlar, 2 yıla
kadar gerekebilir. Tedavi süresi; koksidioidomikoziste 11-24 ay, parakoksidioidomikoziste
2-17 ay, sporotrikoziste 1-16 ay ve histoplazmoziste 3-17 ay arasında olmakla birlikte,
her hasta için uygun süre seçilmelidir.
Çocuklar
Erişkinlerdeki benzer enfeksiyonlarda olduğu gibi tedavi süresi
klinik ve mikolojik cevaba bağlıdır.Çocuklarda ,günlük maksimum erişkin dozu aşılmamalıdır.
Flukonazol günde tek doz olarak verilir.
Mukozal kandidiazis'te önerilen flukonazol dozu 3 mg/kg/gün'dür.
Kararlı hal düzeylerine (steady state) daha çabuk ulaşmak için ilk gün 6 mg/kg'lık
yükleme dozu kullanılabilir.
Sistemik kandidiyazis ve kriptokoksik enfeksiyonların tedavisi
için önerilen doz hastalığın ciddiyetine bağlı olarak 6-12 mg/kg/gün'dür.
Sitokoksik kemoterapi ve radyoterapiyi takiben oluşan nötropeni
nedeniyle riskli kabul edilen immun sistem yetmezliği olan hastalarda fungal enfeksiyonların
önlenmesinde doz, nötropeninin süresine ve derecesine göre 3-12 mg/kg/gün olmalıdır
(yetişkin dozuna bakınız).
Renal fonksiyonları bozuk çocuklarda ise, renal bozukluğun derecesine
bağlı olarak, yetişkinler için verilen prensiplere uygun şekilde günlük doz azaltılmalıdır.
Yaşlılarda Kullanım
Renal bozukluk belirtilerinin olmadığı hallerde, normal doz tavsiyesi
benimsenmelidir. Renal bozukluğu olan hastalarda (kreatinin klerensi < 50 ml/dak)
dozaj aşağıda tarif edildiği gibi ayarlanmalıdır.
Renal Bozukluğu Olan Hastalar
Flukonazol, çok büyük oranda idrarla değişmemiş ilaç şeklinde
itrah edilir. Tek bir doz gerektiren tedavide doz ayarlaması gerekmemektedir. Multipl
flukonazol dozları alacak olan renal fonksiyonu bozulmuş hastalarda, 50 mg ila 400
mg'lık bir başlangıç yükleme dozu verilmelidir. Yükleme dozundan sonra,günlük doz
(endikasyona uygun olarak) aşağıdaki tabloya göre düzenlenmelidir:
Uygulama
Flukonazol hem oral hem de, dakikada 10 ml. aşmayacak hızda,
intravenöz verilir. Verilme yolu hastanın klinik durumuna bağlıdır. İntravenöz yoldan
oral yola geçerken veya bunun aksini yaparken günlük dozu değiştirmeye gerek yoktur.
DOZ AŞIMI
Flukonazol ile bir adet doz aşımı vakası bildirilmiştir. 42 yaşında
HIV ile enfekte bir hastanın 8200 mg flukonazol aldığı söylendikten sonra, kişide
halüsinasyonlar gelişmiş ve paranoid davranış göstermiştir. Hasta hastaneye kaldırılmış
ve durumu 48 saat içinde eski haline dönmüştür.
Aşırı doz durumlarında semptomatik tedavi (destekleyici önlemler
ve gerektiğinde mide lavajı ile birlikte) yeterli olabilir.
Flukonazol, büyük oranda idrarla atılır; zorlu volüm diürezi,
muhtemelen eliminasyon hızını artıracaktır. Üç saatlik bir hemodializ seansı plazma
seviyelerini takriben %50 azaltır.
SAKLAMA KOŞULLARI
30°C'nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.
TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI
Triflucan kapsül 100 mg flukonazol içeren 7 kapsüllük blister
ambalajlarda sunulmuştur.
PİYASADA MEVCUT DİĞER FARMASÖTİK DOZAJ ŞEKİLLERİ
Triflucan İntravenöz İnfüzyon; 2 mg/ ml flukonazol içeren 50
ml'lik şişede ve Triflucan Şurup; 5 mg/ml flukonazol içeren 70 ml'lik şişede bulunur.
HEKİME DANIŞMADAN KULLANILMAMALIDIR.
ÇOCUKLARIN GÖREMEYECEĞİ, ERİŞEMEYECEĞİ YERLERDE VE AMBALAJINDA
SAKLAYINIZ.
RUHSAT TARİHİ VE NUMARASI
17.01.1990 - 151/85 RUHSAT SAHİBİ
Pfizer İlaçları Ltd. Şti.
ÜRETİM YERİ
Pfizer İlaçları Ltd. Şti.,34347 Ortaköy-istanbul
Prospektüs Onay Tarihi: 27.12.1999 Reçete ile satılır.





















