UROVISON AMPUL



UROVISON AMPUL

FORMÜLÜ

1 ml Urovison, sulu eriyik içinde 0.4 g Sodyum amidotrizoat ve
0.18 g Meglumin amidotrizoat (-diatrizoat) içerir.

Yardımcı maddeler (1 ml'de)

0.10 mg Sodyum kalsiyum edetat 756.54 mg Enjeksiyona uygun su

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ

Farmakodinamik Özellikleri

Kontrastı sağlayan maddeler, x-ışınını abzorbe etme özelliğine
sahip iyot'u stabil bir kimyasal bağda bulunduran amido-(dia-) trizoik asit tuzlarıdır.

Farmakokinetik özellikleri

İntravenöz enjeksiyondan sonra plazma proteinlerine bağlanma
oranı %10'dan azdır.

Kg vücut ağırlığı başına 1 ml Urovison bolus enjeksiyonundan
5 dak. sonra, plazmada litre başına 2-3 g iyot'a tekabül eden bir konsantrasyon
beklenebilir Plazma seviyeleri 1-2 saatlik bir yarı ömür ile azalır.

Amidotrizoik asit eritrositleri penetre etmez, intravasküler
uygulamayı takiben hızla ekstrasellüler alanda dağılır, hasarsız kan-beyin engelini
aşamaz ve ana sütüne ancak minimal miktarlarda geçer.

Amidotrizoik asit diagnostik dozlarda glomerüler filtre edilir.
Enjeksiyondan 30 dak. sonra, dozun yakl. %15'i ve 3 saat içinde %50'sinden fazlası,
herhangi bir kimyasal değişime uğramadan idrarla elimine edilir. Metabolitleri gösterilememektedir.

Klinik kullanımda geçerli olan dozaj sahası dahilindeki dozlarda
Urovison'un dağılımı ve eliminasyonuna yönelik kinetik veriler değişmemektedir.Dozun
iki misline yükseltilmesi yada yarı yarıya düşürülmesi, belirli bir zaman dilimi
içinde meydana gelen kan seviyesine ve elimine edilen kontrast madde miktarına aynı
oranlarda yansımaktadır. Ancak 2 misli bir dozun kullanımında ozmotik diürez de
artacağından, kontrast maddenin idrardaki konsantrasyonu aynı oranda artmamaktadır.

Amidotrizoik asit, renal fonksiyon bozukluğunda heterotopik olarak
karaciğer yolu ile, ancak belirgin şekilde daha yavaş olmak üzere, elimine edilir.
Renal kontrast maddeleri ekstrakorporal hemodializ vasıtasıyla kolayca vücuttan
elimine etmek mümkündür. Tümüyle eliminasyon, aplikasyon yoluna bağlı olmaksızın,
dokulardan bile kısa bir süre içinde mümkündür.

ENDİKASYONLARI

İntravenöz ve retrograd urografi.

Özellikleri dolayısıyla Urovison ayrıca amniografi, artrografi,
intraoperatif kolangiografi, fistulografi, splenoportografi, vezikulografi gibi
diğer muayene yöntemleri için de uygundur.

Urovison, myelografi, ventrikülografi ve sisternografi'de olası
nörotoksik yan etkilerden dolayı kullanılmaz.

KONTRENDİKASYONLAR

Manifest hipertireoz, dekompanse kalp yetmezliği

Urovison; miyelografi, ventrikülografi veya sisternografi için
kullanılmamalıdır; çünkü bu endikasyonlarda nörolojik semptomları (ağrı, konvülsiyon
ve sıklıkla letal sonuçlanan koma) tetiklemesi olasıdır.

UYARILAR/ÖNLEMLER

1. Bütün endikasyonlar için

Takip eden uyarı ve önlemler her türlü uygulama için geçerli
olmasına rağmen, bahsedilen riskler intravenöz uygulamalarda daha yüksektir.

Aşırı duyarlılık

Urovison gibi röntgen kontrast maddelerin kullanımından sonra
bazen allerjiye benzer hipersensitivite reaksiyonları gözlemlenmiştir (Bkz: advers
etkiler/yan etkiler). Bu reaksiyonlar genellikle hafif solunum zorluğu, cilt kızarması
(eritem), ürtiker, kaşıntı veya fasiyal ödem gibi belirgin ve ciddi olmayan respiratuar
ya da cilt lezyonları şeklinde belirir. Anjio - ödem, subglottik ödem, bronkospazm
ve allerjik şok gibi ciddi olaylar seyrektir. Genellikle bu reaksiyonlar kontrast
maddenin verilmesinden sonraki bir saat içersinde meydana gelirler. Fakat seyrek
olguda gecikmiş reaksiyonlar da görülebilir (saatler - günler sonra).

Aşırı duyarlı hastalarve iyodlu kontrast maddelere karşı önceden
reaksiyon gösterenlerin ciddi bir reaksiyon ile karşılaşma olasılıkları daha fazladır.
Fakat bu tür reaksiyonlar düzensiz ve öngürülemez tabiatlıdırlar. Kontrast madde
enjeksiyonundan önce, hastaya allerji (deniz ürünleri allerjisi, saman nezlesi,
ürtiker gibi), radyografik maddelere ve iyoda duyarlılık ile bronşiyal astım öyküsü
sorulmalıdır; bu durumdaki hastalarda bildirilen advers ilaç reaksiyon insidansı
daha yüksek olduğundan, antihistaminikler ve glukokortikoidler ile premedikasyon
düşünülmelidir.

Bronşiyal astımlı hastalar, bronkospazm veya hipersensitivite
reaksiyonu açısından özellikle risk altındadır.

Hipersensitivite reaksiyonları, özellikle bronşiyal astım varlığında
beta bloker kullanan hastalarda ağırlaşabilir. Bundan başka, beta bloker kullanan
hastaların, hipersensitivite reaksiyonlarının beta agonistler ile standart tedavisine
dirençli olabileceği göz önüne alınmalıdır.

Şayet hipersensitivite reaksiyonları görülürse (bkz: yan etkiler
/ advers etkiler) hemen kontrast madde uygulaması kesilir ve - şayet gerekliyse
- venöz yoldan spesifik tedaviye başlanmalıdır. Bu nedenle intravenöz kontrast madde
uygulamaları için damar içine yerleştirilen fleksibl kanüllerin kullanılması önerilir.
Acil durumlarda hemen karşı müdahalede bulunabilmek için, uygun ilaçlar, endotrakeal
tüp ve bir respiratör el altında bulundurulmalıdır.

Tiroid disfonksiyonu

İyodlu kontrast maddelerin az miktardaki serbest inorganik iyodürü,
tiroid fonksiyonlarını etkileyebilir. Bu nedenle latent hipertiroidisi veya guatrı
olan hastalarda tetkik gereksiniminin dikkatle gözden geçirilmesi gerekebilir.

Kardiyovasküler hastalıklar

Özellikle kalp yetmezliği ve koroner arter hastalığı gibi ciddi
kalp hastalığı olan hastalarda şiddetli reaksiyon riski daha fazladır.

Yaşhlar

Yaşlılarda sık görülen vasküler patoloji ve nörolojik bozukluklar
nedeni ile iyodlu kontrast maddelere karşı aşırı reaksiyon riski artmaktadır.

Sağlık durumunun çok kötü olması

Genel durumu çok kötü olan hastalarda tetkik gereksiniminin dikkatle
gözden geçirilmesi gerekebilir.

1. İntravasküler Kullanım

Böbrek yetmezliği

Geçici böbrek yetmezliği çok seyrek olguda görülebilir. Kontrast
madde uygulamasını takip eden akut böbrek yetmezliğine karşı koruyucu önlemler şunları
içerir:

Renal hastalık anamnezi, önceden var olan böbrek yetmezliği ,
daha önce de kontrast madde uygulamasından sonra böbrek yetmezliği, diabetik nefropati,
volüm kaybı, multipl miyelom, yaşın 60 dan büyük olması , ilerlemiş vasküler hastalık,
paraproteinemi, şiddetli ve kronik hipertansiyon, gut, tekrarlayan ve yüksek dozlar
almak zorunda olan hastalar gibi yüksek riskli hastaların tanınması.

Kontrast madde verilmeden önce risk altındaki hastalarda yeterli
hidrasyon sağlanmalı, tercihen intravasküler infüzyon, tetkik öncesi ve sonrasında
ve kontrast madde böbreklerde temizlenene kadar devam etmelidir.

Kontrast madde temizlenene kadar böbrekler üzerinde ilave yük
yaratacak nefrotoksik ilaçlar, oral kolesistografik ajanlar, arteryel klempler,
renal arter anjioplastisi ve majör cerrahi gibi girişimlerden kaçınmak gerekmektedir.

Yeni bir kontrastlı inceleme, renal fonksiyon inceleme öncesi
değerlere dönene kadar ertelenmelidir.

Renal fonksiyonu ciddi olarak kısıtlanmış hastalarda, iki kontrastlı
çekim arasında 24 saatlik bir sürenin geçmesi önerilmektedir.

İyodlu kontrast madde dializ işlemi sırasında temizlendiğinden,
dializdeki hastalar radyolojik girişimler için kontrast madde alabilirler.

Metformin tedavisi

Renal olarak atılan intravasküler röntgen kontrast maddelerin
kullanımı böbrek fonksiyonlarında geçici bozulmalara neden olabilir. Bu da biguanid
kullanan hastalarda laktik asidozla sonuçlanabilir.

Bir önlem olarak biguanidler uygulamadan 48 saat önce kesilmeli
ve uygulamadan sonra da en az 48 saat kullanılmamalıdır ve ancak normal renal foksiyon
yerine geldikten sonra yeniden başlanmalıdır.

Kardiyovasküler hastalıklar

Kapak hastalıkları ve pulmoner hipertansiyonu olan hastalarda
kontrast madde verilmesi belirgin hemodinamik değişikliklere yol açabilir. Daha
önceden kalp hastalığı olanlarda ve yaşlı hastalarda, iskemik EKG değişikliklerini
ve majör aritmileri de içeren reaksiyonlar daha sıktır.

Kalp yetmezliği olan hastalarda kontrast maddenin intravasküler
enjeksiyonu pulmoner ödeme neden olabilir.

Merkezi sinir sistemi bozuklukları

Akut serebral enfarktı, akut intrakranial hemoraji ve kan beyin
bariyeri hasarı oluşturan başka hastalıkları, serebral ödemi ve akut demiyelinizasyonu
olan hastalarda kontrast maddenin intravasküler tatbikinde özellikle dikkatli olunması
gerekmektedir. İntrakranial tümörler veya metastazlar ve epilepsi öyküsü iyodlu
kontrast madde verilmesinden sonra konvülsif atak insidansını arttırabilir. Kontrast
madde uygulanması serebrovasküler hastalıklara, intrakranial tümörlere veya metastazlara,
dejeneratif ve enflamatuar patolojilere bağlı nörolojik semptomları arttırabilir.
Kontrast maddenin intraarteryel enjeksiyonu vazospazma ve serebral iskemik fenomenlere
neden olabilir. Semptomatik serebrovasküler hastalıkları olanların, yeni felçlilerin
ve sık geçici iskemik atak geçiren hastaların nöroljik komplikasyon riski daha fazladır.

Ciddi karaciğer fonksiyon bozukluğu

Şiddetli hepatik fonksiyon bozukluğunun varlığında şiddetli renal
yetmezlik; kontrast madde atılımını ciddi olarak geciktirebilir ve muhtemelen hemodializ
gerektirir.

Miyelom ve paraproteinemi

Miyelom ve paraproteinemi kontrast madde uygulanmasını takip
eden böbrek bozukluklarını kolaylaştırabilir. Yeterli hidrasyon zorunludur.

Feokromositom

Feokromositomlu hastalarda intravasküler kontrast madde uygulamasını
takiben ciddi (bazan kontrol edilemez derecede) hipertansif krizler gelişebilir.
Bu hastalarda alfa reseptör blokerler ile premedikasyon önerilir.

Otoimmun bozukluğu olan hastalar

Önceden otoimmun bozukluğu olan hastalarda şiddetli vaskülitis
veya Stevens-Johnson benzeri sendrom olguları bildirilmiştir.

Miyastenia Gravis

İyodlu kontrast madde uygulanması miyastenia gravis semptomlarmı
arttırabilir.

Alkolizm

Akut veya kronik alkolizm kan-beyin bariyeri permeabilitesini
arttırabilir. Bu da kontrast maddenin serebral dokuya geçişini kolaylaştırarak,
muhtemel MSS reaksiyonlarına yol açar. Düşük atak eşiği olasılığı nedeniyle de alkoliklerde
ve ilaç bağımlılarında da dikkatli davranılmalıdır.

İLAÇ ETKİLEŞMELERİ

İnterleukin kullanan hastalarda kontrast maddelere karşı gecikmiş
reaksiyonların (ateş, kızarıklık, grip benzeri semptomlar, eklem ağrısı ve kaşıntı
gibi) prevalansı daha yüksektir.

Diagnostik testler ile etkileşim

Böbrek yolu ile itrah edilen iyot içerikli röntgen kontrast ilaçların
uygulanmasından sonra, radyoizotoplarla tiroid teşhisinde, tiroidin iyot alımı iki
hafta ve bazen daha uzun süre azalacağı göz önünde tutulmalıdır.

Gebelik ve Laktasyon

Gebelik

Meglumin veya sodyum amidotrizoat ile yapılan reprodüktif toksikolojik
çalışmalar, Urovison'un gebelik sırasında yanlışlıkla kullanımını takiben teratojenik
veya başka embriyotoksik potansiyeline yönelik belirti ortaya koymamaktadır.

Gebe hastalarda kontrast maddelerin kullanımının güvenli olduğu
yeteri kadar gösterilmemiştir. Bu neden ile mümkünse gebelik sırasında radyasyon
uygulamasından kaçınılmalı ve kontrast maddeli veya kontrastsız X -ışını incelemesinin
faydaları, olası riskleri ile dikkatle karşılaştırılmalıdır.

Laktasyon

Urovison gibi renal olarak elimine edilen kontrast maddeler,
anne sütüne çok az miktarlarda geçerler. Sınırlı veriler, anneye diatrizoik asid
tuzları uygulamanın, emen çocuğa risk oluşturma olasılığının düşük olduğunu göstermektedir.

Araç ve makine kullanımına etkisi

Bütün iyodlu kontrast maddelerde olduğu gibi, intravasküler uygulamadan
sonra seyrek vakada gecikmiş reaksiyon olasılığı vardır.

Bir önlem olarak, kontrast maddenin intravasküler uygulanmasından
sonraki 24 saat içinde araba sürmekten ve araç kullanmaktan kaçınılmalıdır.

YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER

Yan etki insidansları hakkında yaklaşık bir fikir verebilmek
amacıyla ; "sık", "sık olmayan" ve "seyrek" kelimelerine
aşağıdaki açıklamalar uygulanmıştır:

Sık : insidans > 1 : 100

Sık olmayan : insidans < 1 : 100 fakat > 1 : 1000

Seyrek : insidans < 1 : 1000

1. İntravasküler kullanım

İyodlu kontrast madde kullanımı ile bağlantılı yan etkiler genellikle
hafif - orta şiddetli ve geçici karakterlidir. Buna rağmen, şiddetli ve yaşamı tehdit
eden reaksiyonlar, hatta ölüm bildirilmiştir. İyonik kontrast madde alan hastalarda
bildirilen advers ilaç reaksiyonu görülme prevelansı %12 den fazladır, buna karşılık
non-iyoniklerde %3 dür.

Mide bulantısı, kusma, ağrı ve genel bir ısınma hissi en sık
kaydedilen reaksiyonlardır.

Anafilaktoid reaksiyonlar / hipersensitivite

Hafif anjioödem, konjunktivit, öksürme, kaşıntı, rinit, hapşırma
ve ürtiker sık olarak bildirilmiştir. Kullanılan miktardan ve kullanım yolundan
bağımsız olarak ortaya çıkan bu reaksiyonlar, şokun başlangıç aşamasının ilk belirtileri
olabilir. Kontrast madde uygulaması hemen kesilmeli ve şayet gerekliyse venöz yolla
spesifik tedaviye başlanmalıdır (bkz. Uyarılar/önlemler)

Acil tedavi gerektiren şiddetli reaksiyonlar, bilinç kaybına
varması mümkün periferik vazodilatasyon ve bunu

takip eden hipotansiyon, refleks taşikardi, dispne, ajitasyon,
konfüzyon ve siyanozun eşlik ettiği dolaşım reaksiyonu olarak ortaya çıkabilir.

Bronkospazm, larinks spazmı veya ödemi ve hipotansiyon sık olmayan
olguda görülebilir.

Gecikmiş kontrast madde reaksiyonları seyrekdir (bkz. Uyarılar/önlemler).

Tüm vücut

Isı hissinin ve başağrısının sık olduğu bildirilmiştir. Fenalık
hissi, üşüme veya terleme ve vazovagal reaksiyonlar sık değildir.

Seyrek olguda vücud ısısı değişimleri ve tükrük bezlerinin şişmesi
mümkündür.

Solunum

Solunum hızında geçici düzensizlik, dispne, solunum güçlüğü ve
öksürük sıkdır.

Solunum arresti ve pulmoner ödem seyrek reaksiyonlardır.

Kardiyovasküler

Klinik açıdan anlamlı geçici kalp hızı, kan basıncı değişimleri,
kardiak ritm ve fonsiyon bozuklukları ve kardiak arrest sık değildir.

Acil tedavi gerektiren şiddetli reaksiyonlar seyrekdir ve bilinç
kaybına varması mümkün, periferik vazodilatasyon ve bunu takip eden hipotansiyon,
refleks taşikardi, dispne, ajitasyon, konfüzyon ve siyanozun eşlik ettiği dolaşım
reaksiyonu olarak ortaya çıkabilir.

Seyrek olarak miyokard enfarktüsüne neden olan ciddi tromboembolik
olaylar bildirilmiştir.

Gastrointestinal

Mide bulantısı ve kusma sık rastlanan reaksiyonlardır. Tad bozukluğu
ve abdominal ağrı sık değildir.

Serebrovasküler

Serebral anjiografi gibi arteryel kanla kontrast maddenin beyine
yüksek konsantrasyonlarda ulaştığı işlemlere, sık olmayarak başdönmesi ve başağrısı,
ajitasyon veya konfüzyon, amnezi, konuşma, görme ve işitme bozukluğu, konvülsiyon,
tremor, parezi/parestezi, fotofobi, geçici körlük, koma ve somnolans gibi geçici
nörolojik komplikasyonlar eşlik edebilir.

Seyrek olarak ciddi, bazen fatal, felçe neden olan tromboembolik
hadiseler bildirilmiştir.

Renal

Seyrek olguda böbrek hasarı veya akut renal yetmezlik bildirilmiştir.

Deri

Hafif anjioödem, vazodilatasyonun eşlik ettiği flaş reaksiyonlar,
ürtiker, kaşıntı ve eritem sık olarak gözlemlenir.

Seyrek olguda mukokutanöz sendromlar (ör: Stevens - Johnson veya
Lyell sendromu) gibi toksik deri reaksiyonları gelişebilir.

Lokal iritasyon (enjeksiyon yerinde)

Urovison da dahil kontrast maddelerin damar dışına çıkması lokal
ağrıya ve ödeme neden olur fakat genellikle sekel bırakmadan düzelir. Ancak, enflamasyon
ve hatta doku nekrozu çok seyrek durumda görülmüştür. Tromboflebit ve venöz tromboz
sık değildir.

2. Diğer vücut boşluklarında kullanım

Vücut boşluklarına uygulanmasıyla ortaya çıkabilecek reaksiyonlar
seyrektir. Uygulama alanından yavaş emilime ve öncelikle difüzyon kontrollü süreçlerle
bütün organizmaya dağılımına bağlı olarak bu reaksiyonların çoğunluğu uygulamadan
saatler sonra ortaya çıkar.

Anafilaktoid reaksiyonlar / hipersensitivite

Sistemik hipersensitivite seyrekdir; çoğunlukla hafiftir ve genellikle
deri reaksiyonları şeklinde ortaya çıkar. Buna rağmen şiddetli hipersensitivite
reaksiyonu olasılığı tamamen göz ardı edilemez. Lütfen, anafilaktoid reaksiyonlar
için intravasküler kullanımın ilgili bölümüne bakınız.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

KULLANIM ŞEKİL VE DOZU

1. Genel bilgiler

Beslenme önerileri

Ürografide, bağırsaklar fekal materyalden ve gazdan arındırılırsa
diagnostik verim artar. İncelemeden önceki iki gün hasta, özellikle fasulye, nohut,
mercimek gibi gaz yapan besinlerden, salatalardan, meyvalardan, siyah ve taze ekmekden
ve her türlü pişmemiş sebzeden uzak durmalıdır. İncelemeden önceki gün saat 18 den
itibaren hasta hiç bir şey yememelidir. Ayrıca, gece bir laksatif uygulamakta uygun
olabilir. Buna rağmen yeni doğanlarda, süt çucuklarında ve küçük çocuklarda incelemeden
önce uzun süre aç bırakılma ve laksatif uygulanması kontrendikedir.

Hidrasyon

İntravasküler kontrast madde verilmeden önce ve sonra yeterli
hidrasyon sağlanmalıdır. Bu özellikle multipl miyelomlu, diabetes mellituslu, poliürili,
oligurili, hiperürisemili hastalar için olduğu gibi, yeni doğanlar, süt çocukları,
küçük çocuklar ve yaşlı hastalar için de geçerlidir. Su ve elektrolit dengesi bozuklukları
incelemeden önce düzeltilmelidir.

Yenidoğan (< 1 ay) ve süt çocuğu (1 ay - 2 yaş)

Küçük çocuklar (yaş < 1 sene) ve özellikle yenidoğanlar elektrolit
dengesizliğine ve hemodinamik değişikliklere çok hassasdır. Verilen kontrast madde
miktarı, radyolojik işlemin teknik performansı ve hastanın durumu hususunda dikkatli
olunmalıdır.

Anksiete

Belirgin heyecan durumu, anksiete ve ağrı yan etki riskini arttırabilir
veya kontrast maddeye bağlı reaksiyonları şiddetlendirebilir. Bu hastalara bir sedatif
verilmelidir.

Kullanımdan önce ısıtma

Kullanımdan önce vücut ısısına ısıtılan kontrast madde daha iyi
tolere edilir ve azalan viskozite nedeniyle daha kolay enjekte edilir. Bir ısıtıcı
kullanılarak, inceleme gününde gerekli olacağı hesaplanan miktar kadar şişe 37 dereceye
kadar ısıtılmalıdır. Güneş ışınından korunduğunda, daha uzun süreli ısıtmaların
da kimyasal saflığı değiştirmediği gösterilmiştir. Ancak bu süre üç ayı aşmamalıdır.

Ön test

Herhangi bir öngörü değeri olmadığından az miktar test dozu kontrast
madde kullanılarak sensitivite testi yapılması önerilmez. Ayrıca, test dozu da kendi
başına ciddi ve hatta fatal hipersensitivite reaksiyonlarına neden olabilir.

1. İntravasküler kullanım için dozaj

Kontrast maddenin intravasküler uygulanması mümkünse hasta yatar
durumdayken yapılmalıdır. Uygulamadan sonra hasta en azından yarım saat gözlem altında
tutulmalıdır, çünkü reaksiyonların çoğu bu süre içinde ortaya çıkar.

Doz, hastanın yaşına, ağırlığına, kalp debisine ve genel durumuna
bağlı olarak değişebilir.

Belirgin kardiyovasküler veya renal yetmezlik şikayetleri olan
ve genel durumu kötü olan hastalarda, kontrast madde dozu mümkün olduğu kadar düşük
tutulmalıdır. Bu hastaların renal fonksiyonlarının en az incelemeden sonraki 3 gün
süresince izlenmesi tavsiye edilir.

Önerilen dozlar

İntravenöz Urografi

Enjeksiyon hızı ile ilgili değişik görüşler vardır. Genellikle
25 ml, 2-3 dak. içinde enjekte edilmektedir.

Birçok araştırmacının deneyimine göre yaklaşık 1 dakikalık bir
enjeksiyon süresi de iyi tolere edilmektedir.

Eğer kalp yetmezliği olan hastalara 100 ml veya daha fazla uygulanacak
ise, uygulama süresi olarak 20-30 dakika önerilir.

Yetişkinler

Doz 25 ml Urovison'dur. Dozun 50 ml Urovison'a yükseltilmesi,
tanısal verimi çok artırmaktadır. Özel endikasyonlar için gerek duyulduğunda, dozu
daha da artırmak mümkündür.

Çocuklar

Henüz tam olgunlaşmamış nefron'un fizyolojik konsantrasyon yetersizliği,
relatif yüksek kontrast madde konsantrasyonlarını gerektirmektedir.

1 yaşına kadar 7 - 10 ml

1 - 2yaş 10 - 13 ml

2 - 6yaş 13 - 17 ml

6 - 10 yaş 17 - 21 ml

10 - 15 yaş 21 - 25 ml

Film çekme zamanları

Böbrek parenkimi görüntüsü, en iyi hemen aplikasyon sonu çekilen
filmlerle sağlanmaktadır.

Böbrek pelvisi ve ureterlerin görüntülenmesi için ilk film, kontrast
madde enjeksiyondan 3 -5 dak. sonra, ikinci film 10-12 dak. sonra çekilir. Erken
verilen zamanlar genç hastalar için ve geç verilen zamanlar yaşlı hastalar için
seçilmelidir.

Yeni doğanlarda; süt çocukları ile küçük çocuklarda ilk filmin
hemen enjeksiyondan 2 dakika sonra çekilmesi önerilir.

Yeterince kontrast alınamaması, geç film çekme zamanlarını gerekli
kılabilir.

Vücut boşluklarına uygulanması

Retrograd urografi

Genellikle yakl. %30'luk bir solusyon yeterlidir. Bu amaçla,
%58'lik Urovison solüsyonu takriben aynı hacimde enjeksiyonluk su ile dilue edilir.
Bir soğuk iritasyonundan ve bundan kaynaklanan ureter-spazmlarından sakınmak için,
kontrast maddenin vücut ısısına kadar ısıtılması önerilir.

Daha yüksek opasitenin gerekli olduğu hallerde, Urovison'un dilue
edilmemiş çözeltiside kullanılabilir. Yüksek konsantrasyona rağmen iritasyon belirtileri
çok nadir gözlemlenir..

Kullanım ve hazırlama talimatları

Gözlem

Urovison berrak, renksiz - solgun sarı kullanıma hazır bir solusyon
olarak hazırlanmıştır.

Renk bozukluklarında, içerisinde partiküllü materyel bulunduğunda
ve taşıyıcı kap hasarlarında kontrast madde kullanılmamalıdır.

İşlem

İnceleme öncesine kadar kontrast madde şırıngaya çekilmemeli
veya enfüzyon şişesine enfüzyon seti takılmamalıdır.

Solusyonun içine kapaktan büyük miktarda mikropartikül geçişini
önlemek için, lastik kapak bir kereden fazla delinmemelidir.Kapağı delmek ve kontrast
maddeyi çekmek için uzun uçlu ve ençok 18 G çaplı kanüllerin kullanılması önerilir
(Nocore - Admix gibi yandan delikli çekme için yapılmış kanüller özellikle uygundur).

Bir inceleme seansında kullanılmayan kontrast madde solusyonları
atılmalıdır.

AŞIRI DOZAJ

İnsanlarda kazaen intravasküler aşırı doz hallerinde enfüzyon
ile su ve elektrolit kayıpları karşılanmalıdır. Renal fonksiyon en az takip eden
3 gün boyunca izlenmelidir. Gerekli olduğunda, hastanın sistemlerinden kontrast
madde yükünü elimine etmek için hemodializ kullanılabilir.

SAKLAMA KOŞULLARI

30°C'nin altında oda sıcaklığında saklayınız.

Işık ve x-ışınlarından koruyunuz.

TİCARİTAKDİM ŞEKILLERI

Urovison 25 ml ampul

Schering AG, Almanya lisansı ile imal edilmiştir.

RUHSAT TARİHİ VE NUMARASI

18.09.1989 - 149/53

RUHSAT SAHİBİ ADI VE ADRESİ

Schering Alman İlaç ve Ecza Tic.Ltd.Şti. 81150 Üsküdar-İstanbul

ÜRETİM YERİ İSİM VE ADRESİ

Schering AG, Almanya lisansı ile imal edilmiştir.

Schering Alman İlaç ve Ecza Tic.Ltd.Şti. adına Mefar İlaç Sanayii
A.Ş. Barbaros Hayrettin Paşa Cadddesi, No: 81 81412 Kartal - İstanbul

Reçete ile satılır.